Sıcak havalar mikroplara fırsat tanıyor!
Yaz sıcaklarının enfeksiyon riskini artırdığını belirten uzmanlar, sıcak ve nemli havaların bakterilerin hızla çoğalmasına neden olduğunu söylüyor.
Özellikle gıda zehirlenmelerinin yaz aylarında belirgin şekilde arttığına dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sağlık riski oluşturabilecek durumlar hakkında bilgi verdi.
Sıcaklık yükseldikçe mikroorganizmalar da hızla çoğalıyor
Yaz mevsiminin yalnızca insanlar için değil, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için de uygun bir yaşam ortamı oluşturduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıcak ve nemli havalar birçok bakteri türünün çoğalmasını hızlandırır.” dedi.
Özellikle Salmonella, E. coli, Campylobacter, Shigella ve bazı Vibrio türlerinin yaz aylarında daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Mamçu, “İyi pişirilmemiş etler, çiğ tavuk ürünleri, açıkta bekletilen yiyecekler ve hijyenik olmayan su kaynakları enfeksiyonların en önemli bulaş yolları arasında yer alır. Pikniklerde veya açık hava organizasyonlarında saatlerce güneş altında bekleyen yiyecekler de ciddi sağlık riski oluşturur. Sıcak havalarda gıdaların bozulma süresi önemli ölçüde kısalıyor. Güvenli görünen bir yiyecek bile kısa süre içerisinde enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor.” şeklinde konuştu.
Yazın en sık karşılaşılan sorunu gıda zehirlenmeleri!
Yaz döneminde acil servislere başvuruların önemli bir bölümünü gıda kaynaklı enfeksiyonların oluşturduğuna işaret eden Mamçu, “Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş ve halsizlik gibi belirtilerin hafife alınmaması gerekir.” dedi.
Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, “Bazı vakalarda hastaneye yatış ve yoğun tedavi gereksinimi oluşabilir. Mayonez içeren ürünler, tavuk yemekleri, deniz ürünleri, krema bazlı tatlılar ve soğuk zinciri korunmamış gıdalar yaz aylarında ekstra dikkat gerektirir. Tüketicilerin özellikle açıkta satılan yiyeceklere karşı temkinli olması önerilir.” ifadelerini kullandı.
Serinlemek için girilen sular hastalık kaynağına dönüşebiliyor!
Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla tercih edilen bazı göl, dere ve kontrolsüz su kaynaklarının çeşitli enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:
“Kirli sularda çok sayıda virüs, bakteri ve parazit bulunabilir. Norovirüs, Rotavirüs, Adenovirüs, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenler özellikle sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabilir ve bu mikroorganizmalar ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Sadece bağırsak enfeksiyonları değil, göz ve cilt enfeksiyonları da yaz döneminde artış gösterir. Güvenilir olmayan sularda yüzmek bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.”
Havuzlar her zaman masum değil!
Toplumda havuzların denize göre daha güvenli olduğu yönünde yaygın bir algı bulunduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Düzenli dezenfekte edilmeyen havuzlar enfeksiyon açısından önemli riskler taşır.” dedi.
Yetersiz klorlama yapılan havuzlarda kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve çeşitli bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü kaydeden Dr. Mamçu, “Özellikle çocuklar havuz suyunu yutmamalı. Aileler havuz seçiminde işletmenin hijyen uygulamalarını sorgulamalı. Ortak kullanım alanlarında kişisel havlu kullanımı da önemli bir koruyucu önlemdir.” diye konuştu.
Kenelere karşı bilinçsiz müdahaleden kaçınılmalı!
Yaz aylarında artan kamp, piknik ve doğa yürüyüşlerinin beraberinde kene temaslarını da artırdığına dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle çalılık, uzun otluk ve ormanlık alanlarda daha dikkatli olunması gerekir. Her kene hastalık taşımaz ancak riskin göz ardı edilmemesi gerekir. Doğa aktivitelerinden sonra vücut dikkatlice kontrol edilmeli. Kene tespit edilmesi durumunda bilinçsiz müdahalelerden kaçınılmalı. Sağlık kuruluşlarına başvurularak uygun şekilde çıkarılması önem taşır.” açıklamasını yaptı.
Parazitler yaz aylarında daha kolay yayılıyor!
Yaz mevsiminde yalnızca bakteriyel ve viral enfeksiyonların değil, parazit kaynaklı hastalıkların da artış gösterdiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Yıkanmamış sebze ve meyveler, kirli su kaynakları ve yetersiz hijyen koşulları parazit bulaşını kolaylaştırıyor.” dedi.
Uzun süren ishal, karın ağrısı, kilo kaybı, halsizlik ve sindirim sistemi problemlerinin bazı parazit enfeksiyonlarının habercisi olabileceğini hatırlatan Dr. Mamçu, belirtilerin uzun sürmesi halinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Çocuklar ve yaşlılar için risk daha büyük!
Yaz enfeksiyonlarının her yaş grubunda görülebileceği ancak bazı bireylerde çok daha ağır sonuçlara yol açabileceği uyarısını yapan Dr. Mamçu, “Özellikle 5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, diyabet hastaları, kanser tedavisi görenler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler daha dikkatli olmalı. Bu gruplarda enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir ve sıvı kaybı ciddi sonuçlar doğurabilir. Yüksek ateş, şiddetli ishal, sürekli kusma, kanlı dışkılama veya belirgin halsizlik durumlarında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.” şeklinde konuştu.
Basit önlemlerle büyük risklerin önüne geçilebilir…
Yaz enfeksiyonlarının önemli bir bölümünün doğru hijyen uygulamalarıyla önlenebileceğini belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yaz aylarında enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doğru önlemlerle büyük ölçüde azaltmak mümkündür. El hijyenine dikkat etmek, güvenilir su tüketmek, gıdaların saklama koşullarına özen göstermek, sebze ve meyveleri iyi yıkamak, şüpheli gıdalardan uzak durmak ve doğa aktiviteleri sonrasında kene kontrolü yapmak oldukça önemlidir. Basit görünen bu uygulamalar hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından ciddi koruma sağlar.” (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Pınar Çoban Eşdur, kanserde erken teşhisin tedavi başarısını yüzde 80-90’lara kadar çıkardığını belirterek tarama programlarının önemine dikkat çekti.
Bilimsel tıp dergisi The BMJ'de yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin yaşlı yetişkinlerde kırık ve düşmeleri önlemede beklenen düzeyde koruma sağlamadığını ortaya koydu.
Sınav öncesinde hissedilen stresin doğal ve hatta belirli ölçüde gerekli olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, başarının anahtarının stresi ortadan kaldırmak değil, onu doğru yönetebilmekten geçtiğini vurguluyor.