Suriyeli ailenin dramı yürek burkuyor
Gaziantep’te boş bir arazide kendi imkânları ile kurdukları derme çatma çadırda dondurucu soğuklara karşı yaşam mücadelesi veren Suriyeli ailenin yaşam mücadelesi, görenlerin içini sızlatıyor.
Suriye'de 2011 yılı Mart ayından bu yana başlayan iç savaş yüz binlerce çocuk, kadın genç ve yaşlının katledilmesine ve milyonlarca Suriyelinin de mülteci konumuna düşmesine neden oldu. Çoğunluğu Türkiye olmak üzere farklı ülkelere yerleşen Suriyelilerin dramına her geçen gün bir yenisi ekleniyor.
Yaklaşık 2 yıl önce ülkelerindeki iç savaştan kaçarak ailesi birlikte Gaziantep'e gelen Suriyeli Hamdu ailesinin yaşadıkları dram yürek burkuyor.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak Gaziantep'e yerleşen 4 nüfuslu Suriyeli aile, yüksek kira ve maddi imkansızlıklar nedeniyle kurdukları derme çatma çadırda yoksulluk ve çaresizlik içerisinde dondurucu soğuklara karşı yaşam mücadelesi veriyor. Hamdu ailesi, yaşadıkları dramı İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) anlattı.
Biri 6 aylık bebek olan 2 çocuğu ve yaklaşık 4 ay önce ameliyat olan eşi ve kardeşi ile birlikte E 900 Karayolu yakınlarında otobana yakın bir alanda boş bir araziye kendi imkanları ile kurduğu çadırda yaşam mücadelesi veren Mahmud Hamdu, bir inşaata bekçilik yaptığını aldığı ücretin ise yetersiz olduğunu söyledi.
Üzerimize battaniye ve yorgan örterek ısınmaya çalışıyoruz
İmkansızlıklardan dolayı mecburen bu derme çatma çadırda yaşadıklarını belirten Hamdu, "Mecbur bu şekilde kışı geçiriyoruz. Ne yapalım, imkansızlıklardan dolayı bu derme çatma yerde bu şekilde yaşıyoruz. Ev kiraları pahalı olduğundan dolayı ev bulamıyoruz. Kiralar 400 liradan başlayıp 700-800 TL'ye kadar, kimse ev tutamıyor." dedi.
"Hava soğuk fakat ne yapalım mecbur, sokakta kalmaktansa burada yaşıyoruz" diyen Hamdu, "Şu görmüş olduğunuz ocak ile ısınıyoruz. Bu ocakta pek ısıtmıyor, ama üzerimize battaniye ve yorgan örterek ısınmaya çalışıyoruz. Tabi bu şekilde de bir hasta oluyor, bir iyileşiyoruz. Yani hastalık ile sağlık arasında gidip geliyoruz. Eşim de ameliyat olduğu için sürekli oturmak zorunda kalıyor." ifadelerini kullandı.
"İnsan kendi doğup büyüdüğü topraklarda yaşamak ister"
Sadece kendilerinin değil tüm Suriyelilerin zor durumda olduklarını belirten Hamdu, ancak yardımseverlerin ve hayır kuruluşlarının yardımları ile geçindiğini söyledi.
Hamdu, "Bu savaş olmasaydı. Suriye'de olurduk. Halep'te kendi evimiz ve kendi işimiz vardı. İyi bir şekilde geçiniyorduk. İnsan kendi doğup büyüdüğü topraklarda yaşamak ister. Fakat maalesef bizi kendi topraklarımızdan ettiler." diyerek ülkesine olan özlemini dile getirdi.
Mahmud Hamdu'nun eşi ise içinde oldukları durumu şöyle anlattı. "4 aydan bu yana yerde yatıyorum. Eşimin yardımı ile ayağa kalkabiliyorum. Henüz daha 2-3 gündür yeni yeni yürümeye başladım. 25 gün boyunca hastanede tedavi gördüm. Burası çok soğuk, bebeğimi 4-5 kat sarıyorum. Fakat yinede üşüyoruz. Mecburuz ne yapalım. Allah (c.c) büyük." diyerek içinde bulunduğu acı dolu duruma rağmen Allah (c.c) tevekkül ediyor. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Bazı kırtasiye ürünlerinin fitalatlar ve ağır metaller içerebildiğini belirten uzmanlar, bu ürünlerin çocuklar için risk oluşturabileceğini söyleyerek, 'Kimyasalsız, zehirsiz, tamamen sağlıklı' gibi ifadelerin hiçbir anlamının olmadığını ifade ediyor.
Prostat kanserinin dünyada ve Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Soner Çoban, her 8 erkekten birinin hayatının bir döneminde bu hastalıkla karşılaşma riski taşıdığını belirtti.
Batman'da ameliyat edilen 60 yaşındaki hastanın göğüs kafesinde bulunan dev kitle, kalp, akciğerler ve ana damarlara ciddi baskı yapan ve nadir görülen liposarkom, başarılı operasyonla çıkarıldı.
Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, bebeklerde en sık görülen cilt sorunlarından biri olan pişiğin, uzun süre nem, idrar ve dışkıyla temas sonucu oluştuğunu belirterek, sık bez değişimi, cildin kuru tutulması ve doğru hijyen uygulamalarının pişiğin önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi.