Uzman Klinik Psikolog Tuncay: Kumar bağımlılığı ekonomik çıkmazı derinleştiriyor
Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tuncay, kumar bağımlılığının son yıllarda yaygınlaşmasında internet ve telefonlar üzerinden kumara kolay erişimin etkili olduğunu belirterek, kayıpları geri kazanma düşüncesinin kişileri daha büyük borçlara sürükleyebildiğine dikkat çekti.
Tuncay, kumar bağımlılığıyla mücadele eden kişilerin Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nden (YEDAM) ücretsiz ve gizlilik esasına uygun destek alabileceğini ifade etti.
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tuncay, son yıllarda kumar bağımlılığının yaygınlaşmasının nedenleri, kişileri kumara yönelten psikolojik etkenler ve bağımlılığın bireyler üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kumarın internet ve telefonlar aracılığıyla günün her saatinde ulaşılabilir hale gelmesinin bağımlılık döngüsünü güçlendirebildiğini belirten Tuncay, kişilerin kaybettikleri parayı geri kazanma düşüncesiyle yeniden kumara yönelerek ekonomik ve psikolojik açıdan daha zor bir sürece girebildiklerini söyledi.
"Kumar artık telefonlar üzerinden hayatın içine giriyor"
Kumar bağımlılığının son yıllarda hem sahada hem de toplumda daha fazla gündeme geldiğini belirten Tuncay, dijitalleşmenin kumara erişimi kolaylaştırdığına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Son yıllarda kumar bağımlılığı konusunda hem sahada hem de toplumda çok daha fazla konuştuğumuz bir tabloyla karşı karşıyayız. Bunun en önemli nedenlerinden biri, kumarın artık yalnızca belirli ortamlarda oynanan bir davranış olmaktan çıkıp telefonlar ve internet üzerinden hayatın içerisine girmiş olması. Geçmişte kumar oynamak için belirli bir mekâna gitmek, zaman ayırmak ve çevresel olarak da görünür olmak gerekiyordu. Bugün ise kişinin elindeki telefon, günün 24 saati kumara ulaşabileceği bir araca dönüşebiliyor."
"Sanal bahis ve sanal kumara dikkat"
Kumarın hızlı bir şekilde tekrarlanabilmesinin bağımlılık sürecinde etkili olduğunu ifade eden Tuncay, kaybedilen parayı geri kazanma düşüncesinin kişiyi yeniden oynamaya yöneltebildiğini belirterek şöyle devam etti:
"Birkaç saniye içerisinde bahis yapılabiliyor, kaybedilen paranın ardından tekrar oynanabiliyor ve kişi yaşadığı kaybı telafi etmek amacıyla çok kısa süre içerisinde yeniden davranışı sürdürebiliyor. Burada özellikle sanal bahis ve kumarın psikolojik açıdan önemli bir özelliği var; hızlı ödül ve sürekli tekrar imkânı. Kişi kazandığında yaşadığı heyecan ve beklenti davranışı pekiştirebiliyor; kaybettiğinde ise 'Bir kez daha oynarsam kaybettiğimi geri kazanabilirim.' düşüncesi devreye girebiliyor. Ve bağımlılık döngüsünün en önemli noktalarından biri de bu. Kişi bir süre sonra para kazanmak için değil, kaybettiği parayı geri almak için oynamaya başlayabiliyor."
"Stres, yalnızlık ve çaresizlik kumarı tetikleyebiliyor"
Kumar bağımlılığının yalnızca maddi kayıplarla sınırlı bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Tuncay "Çünkü çoğu zaman bunun altında psikolojik ve sosyal birçok faktör bulunabiliyor. Stres, yalnızlık, yaşamdan memnuniyetsizlik, yoğun kaygı, başarısızlık hissi, hissettiği çaresizlik duygusu, heyecan arayışı ya da kişinin yaşadığı olumsuz duygulardan kısa süreliğine uzaklaşma isteği kumar davranışını tetikleyebiliyor." dedi.
"YEDAM başvurularında genç ve orta yetişkinler öne çıkıyor"
Yeşilay’ın güncel YEDAM verilerinin kumar bağımlılığı konusunda dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirten Tuncay, başvuru sayılarının toplumdaki toplam bağımlı sayısını yansıtmadığının altını çizdi.
Tuncay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yeşilay’ın güncel YEDAM verileri de bu konunun neden daha fazla gündeme gelmesi gerektiğini gösteriyor. Kumar nedeniyle YEDAM'a yapılan başvurular 2016-2026 yılları arasında 28 bin 625 kişidir. Burada özellikle belirtmek gerekiyor; bunlar toplumdaki toplam kumar bağımlısı sayısı değil, yardım almak amacıyla YEDAM'a yapılan başvurular. Ancak yıllar içerisindeki bu artış, kumar nedeniyle profesyonel desteğe ihtiyaç duyan kişilerin görünürlüğünün arttığını gösteren önemli bir veri. Daha da dikkat çekici olan ise yaş dağılımı. 2025 verilerine göre kumar nedeniyle başvuranların yüzde 36,7’si 20-30 yaş, yüzde 43,4’ü ise 30-40 yaş grubunda. Yani başvuruların çok büyük bir bölümü genç ve orta yetişkinlik dönemindeki kişilerden oluşuyor. Bu da bize kumarın yalnızca belli bir yaş grubunun problemi olmadığını, özellikle çalışma hayatının ve ekonomik sorumlulukların yoğun olduğu yaş gruplarında önemli bir sorun haline gelebildiğini gösteriyor."
"Kaybedilen parayı geri kazanma düşüncesi bağımlılık döngüsünü güçlendiriyor"
İnsanların kumara yönelmesinin yalnızca para kazanma isteğiyle açıklanamayacağını belirten Tuncay "Aslında bunu sadece 'para kazanma isteği' ile açıklamak yeterli değil. Kumarın içerisinde çok güçlü bir beklenti ve heyecan duygusu var. Kişi bazen küçük bir miktar para yatırıyor, kazanıyor ve 'Ben bunu yapabiliyorum.' düşüncesine kapılıyor. Sonra daha fazla oynuyor. Kaybettiğinde ise bu kez 'Kaybettiğimi geri alacağım.' düşüncesi ortaya çıkıyor. İşte burada çok tehlikeli bir döngü başlıyor. Kişi artık para kazanmak için değil, kaybettiği parayı geri kazanmak için oynamaya başlıyor. 'Bir kez daha oynayayım. Bu sefer kesin kazanacağım. Şimdi bırakırsam kaybetmiş olacağım. Biraz daha oynarsam borcumu kapatırım.' gibi düşünceler kişinin davranışı sürdürmesine neden olabiliyor." vurgusunda bulundu.
"Zihnimiz bazen istediğimiz sonucu destekleyen bilgileri daha fazla dikkate alabiliyor"
Kumar oynayan kişilerin zamanla kazançlarını olduğundan büyük, kayıplarını ise daha küçük değerlendirebildiklerini belirten Tuncay "Aslında kişi her seferinde kaybettiği parayı geri kazanacağını düşünürken, daha büyük bir kaybın içerisine girebiliyor. Bir diğer düşünce tuzağı ise 'Bu sefer kesin kazanacağım.' düşüncesi. Kişi geçmişte 10 kez kaybetmiş olabilir ama 11. oyuna girerken geçmişteki kayıplarını değil, kazanma ihtimalini düşünüyor. Çünkü zihnimiz bazen istediğimiz sonucu destekleyen bilgileri daha fazla dikkate alabiliyor. Kişi 'Geçen hafta kazandığımda 5 bin lira kazanmıştım.' diye düşünüyor ama aynı süreç içerisinde 30 bin lira kaybettiğini göz ardı edebiliyor. Yani kazancı büyütüyor, kaybı küçültüyor. Bu da kumar davranışının devam etmesine zemin hazırlayan önemli bir düşünce biçimi. Bir başka düşünce tuzağı ise 'Ben kontrol edebilirim.' inancı." ifadelerini kullandı.
"İstediğim zaman bırakırım' düşüncesi yanıltıcı olabiliyor"
Kumar oynayan bazı kişilerin kendilerini bağımlı olarak görmeyebildiğini ve istedikleri zaman kumarı bırakabileceklerine inandıklarına dikkat çeken Tuncay "Kişi 'Ben bağımlı değilim, istediğim zaman bırakırım.' diyebiliyor. Hatta uzun süre oynamadığı bir dönem olduğunda bunu kendisine kanıt olarak gösterebiliyor: 'Bak, iki hafta oynamadım. İstesem bırakıyorum. Ben kontrol ediyorum.' Ama daha sonra yeniden başladığında bu kez planladığından daha fazla para ve zaman harcayabiliyor. Burada önemli olan sadece kişinin ara sıra bırakabilmesi değil kumar karşısında kontrolünü ne kadar sürdürebildiği. Bir başka düşünce tuzağı da 'Borçlarımı kumarla kapatacağım' düşüncesi. Bu belki de en tehlikeli düşüncelerden biri. Kişinin borcu var. Geliri yetersiz. Çözüm üretmesi gerekiyor. Fakat kişi kumarı çözüm olarak görmeye başlıyor. 'Bir kere kazanırsam bütün borcum kapanacak. Büyük bir bahis yaparsam toparlarım. Başka türlü bu borcun altından kalkamam.' diye düşünüyor." dedi.
"Kumar, borçları kapatmak yerine daha da artırabiliyor"
Kumarın kişinin zihninde ekonomik bir kurtuluş yolu haline gelmesinin daha büyük risklere neden olabileceğini ifade eden Tuncay, bağımlılıkla mücadelede profesyonel desteğin önemine işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:
"Böylece kumar artık eğlence olmaktan çıkıyor, kişinin zihninde ekonomik kurtuluş yolu haline geliyor. Ama bu düşünce kişiyi daha büyük risklere taşıyabiliyor. Çünkü kişi borcunu kapatmak için daha fazla para yatırıyor, kaybedince daha fazla borçlanıyor ve ardından bu yeni borcu kapatmak için tekrar kumara yöneliyor. Yani başlangıçta 'Borcumu kapatacağım.' düşüncesiyle başlayan davranış, borcun daha da büyümesine neden olabiliyor. Bu sebeple kişilerin mutlaka bir uzman da destek alarak başa çıkmaları ve tekrar oynamama noktasında sürdürebilir düzeye taşımları için YEDAM dan ücretsiz ve gizlilik kapsamında destek alabilirler." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Şırnak Cizre’de 3 yıldır şiddetli kasık ağrısı çeken 18 yaşındaki gencin kasık fıtığı, doktor tarafından yapılan detaylı fiziki muayeneyle tespit edildi ve Azad Yaşar ameliyatla tedavi edildi.
Şırnak'ın Silopi’de trafik kazası geçiren 20 yaşındaki Ramazan B’nin gerekli cerrahi malzemelerin eksikliği nedeniyle ameliyata alınamayarak Diyarbakır’a sevk edildi.
Mardin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'ne ilk defa kazandırılan ve halka daha iyi hizmet verilmesine büyük katkı sunacak olan dental tomografi cihazı hizmet vermeye başladı.