​Kurban Bayramı hutbesinde ihlas, ibadet ve sünneti seniyeye ittiba ile birlikte kul hakkı ve İslam’ın temizliğe verdiği önemin vurgusu ön plana çıkarıldı.

Kurban Bayramı namazını eda etmek için camilere akın eden Adıyamanlılar, İslam ümmetinin vahdeti için hep birlikte dua etti.

Sabah namazının hemen ardından Kurban Bayramı namazı için camilere akın eden vatandaşlar, namaz öncesi verilen vaazı dinledi.

Ardından minbere çıkan Ulu Camii İmam Hatibi Şevket Korkmaz, bayram hutbesini irat etti.

Korkmaz, hutbesinde, "Hicret’in ikinci yılı, Zilhicce ayının onuncu günüydü. Peygamberimiz (s.a.s.), ashabıyla birlikte ilk kez Kurban Bayramı’nı idrak edecekti. Allah adına kurbanlar kesilecek, Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde bayramın huzuruna erecekti. Allah Resulü, bayram sabahının bereketine nail olmaları, bayram namazının heyecanını yaşamaları, dua ve hutbeden feyiz almaları ümidiyle kadınların da bayram namazına gelmelerini emretmişti. Namazgâha varınca müminlere selâm verdi. Allah’a hamd ve sena ettikten sonra ashabına şöyle seslendi: ‘Bugün ilk işimiz, bayram namazını kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa, sünnetimize uymuş olur." dedi.

Hayatımızın en nadide günlerinden birinde, bu bayram sabahında Hazreti Peygamber ve sahabe-i kiramın yaşadığı coşkuyu bizlerin de yaşadığını belirten Korkmaz, "Birlik ve beraberlik içinde bizleri Kurban Bayramı'na kavuşturan, Kâbe’nin gölgesi misali mescitlerde buluşturan Yüce Rabbimize hamd, âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimize salât ve selâm ediyoruz. Aziz Müminler! Bayramlar, iman kardeşliğinin en ulvi noktaya ulaştığı mübarek günlerdir." ifadelerini kullandı.

Kurbanın bir ibadet olduğunu vurgulayan Korkmaz, "Gönüllerdeki keder bulutlarını dağıtan, yüreklerimizi şükür güneşiyle ısıtan mutluluk zamanlardır. Dualarımızın kabulü, günahlarımızın affı, kulluğumuzun kemali için Allah Teâlâ’dan bizlere lütfedilmiş fırsat anlardır. Nasıl ki, bir ay boyunca sabır göstererek oruç tutanlar için Ramazan Bayramı ilâhî bir ikram ise Hazreti İbrahim’in imanını, Hazreti Hacer’in sadakatini ve Hazreti İsmail’in teslimiyetini kuşanıp takva sahibi olanlar için de Kurban Bayramı öyle yüce bir ikramdır." dedi.

"Kurban Bayramı’nı idrak ederken ve kurbanlarımızı Rabbimize sunarken önceliğimiz O’nun rızasını elde etmektir"

"Kıymetli Müslümanlar! Kurban her şeyden önce bir ibadettir." diyen Korkmaz, şunları söyledi: "İbadette asıl olan ihlas ve samimiyettir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: ‘Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O’na teslimiyet gösterin.’ Kurban Bayramı’nı idrak ederken ve kurbanlarımızı Rabbimize sunarken önceliğimiz O’nun rızasını elde etmektir. Peygamber Efendimiz, kurbanını bizzat kendisi kesmiş, niyetini ve teslimiyetini şu ayetleri okuyarak dile getirmiştir: ‘Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah’a döndüm ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim."

"Bayramımız merhamete, adalete, hidayete ve kurtuluşumuza vesile olsun"

Bu mübarek günleri sünnet-i seniyyeye yaraşır biçimde idrak etmek için hassas davranılması çağrısında bulunan Korkmaz, şunları dedi: "Hazine değerinde olan bu nadide zamanların hakkını vermek için üzerimize düşen vazifeleri yerine getirelim. Öncelikle, Arefe günü sabah namazıyla başladığımız ve bayramın dördüncü günü ikindi namazıyla birlikte sona erecek olan teşrik tekbirlerini unutmayalım. Adanmanın, arınmanın, Allah’a yaklaşmanın sembolü olan kurban, Rabbimizin bize emanetidir. Onu incitmeyelim. Şefkat ve merhamet, ihsan ve rikkat gösterelim. Usulünü bilmediğimiz bir uğraşın içine girerek, kesim esnasında kurbana da kendimize de zarar vermeyelim. ‘Temizlik imanın yarısıdır.’  buyuran Resul-i Ekrem’in ümmeti olarak, kurban ibadetini yerine getirirken çevre temizliğine dikkat edelim. Kul hakkına girmeyelim. Kurbanlarımızda komşunun, akrabanın, yoksulun, yetimin, muhtacın, muhacirin hakkı olduğunu; verdiğimiz kadar kazandığımızı; paylaştığımız kadar zenginleştiğimizi hatırlayalım. Tatil bir ihtiyaç olsa da bayram günlerini sadece tatil fırsatı olarak görmeyelim. Bayramların özü sıla-i rahimdir. Anne-babamız başta olmak üzere sevdiklerimizi sevindirelim. Sevincimize hastaları, yaşlıları, yalnızları, dargınları ortak edelim. Bir gönüle girmede, hayır dua almada, küslüğe son vermede yarışalım. Aziz Müminler! Bugün Kurban Bayramı’dır. Bugün kucaklaşma, affetme ve yenilenme günüdür. Uzak diyarlarda bayrama acı ve gözyaşı içinde giren mazlum ve mağdur kardeşlerimiz için umut olma günüdür. Bu mübarek günde aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin bayramını tebrik ediyorum. Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun. Bayramımız merhamete, adalete, hidayete ve kurtuluşumuza vesile olsun."

Daha sonra yapılan dua ve bayramlaşmanın ardından Müslümanlar camiden ayrıldı.(Cemil Özdaş -İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler