​

​Gıda denetimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Mikdat Şimşek, fabrikasyon ürünü gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirterek, denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini ifade etti.

Gıda denetimi ve fabrikasyon ürünlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikdat Şimşek, gıdalardaki katkı maddelerinin gelecek nesillere vereceği zararlara dikkat çekti.

Aldatıcı reklamlarla insanlar için elzem olarak sunulan işlenmiş ve içerisine binlerce katkı maddesi konulmuş olan bazı gıdaların insanların sağlığına ciddi zarar verdiğini söyleyen Şimşek, gıdadaki sahteciliğin önüne geçmek için denetimin gerekli olduğunu vurguladı.

Tarihi geçmiş, kırık ve GDO'lu gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten Şimşek, "Dünya Sağlık Örgütü aynı zamanda Tarım Bakanlığı tarafında belirlenen gıda kontrol denetim mekanizmaları ve kuruluşlar adı altında belirlemiştir. 'E kodlar'ı dediğimiz kodlar bulunmaktadır. Gıdaların içerisine katılan katkı maddelerin neler olduğunu ve içeriklerin ne kadar olması gerektiğini ifade edebilmektedir. Bitkililer açısında incelediğimiz de genetiği değişmiş mikro organizmalar akla gelmektedir. Laboratuvar ortamında bitkililerin genetik yapılarıyla uğraşarak, bunların genetiği değiştirilerek zaman içerisinde piyasaya sürülmeleri ilerde toplumun zararına yol açmaktadır. Mesela çilek, ananas, muz gibi değişik meyve türlerini biz örnek verebiliriz ve bunlara karşı tedbirler almamız gerekir. Mümkünse bu meyvelerin sağlıklı bir şekilde alınması gerekir. Yumurtayı aldığımız zaman kırık veya çatlak ise alınmamız lazım yoksa zamanla zarar görmüş oluruz. Bundan dolayı bilinçli bir şekilde gıda tüketmemiz lazım." dedi.

"Denetimler yeterince yapılmıyor"

Denetimlerin yeterinde yapılmadığına dikkat çeken Şimşek, “Denetimlerin yeterince yapıldığına pek inanmıyorum. Çünkü yurtdışında getirilen değişik ürünlerin uluslararası standartla uygun bir şekilde denetim cihazlarından geçirilerek denetlenmesi ve o şekilde insanlarımızın huzuruna sunması gerekir. Alınan gıdaların ne derecede sağlıklı olduğunu nereden biliriz. Bunun tarafsız bir şekilde gerçekten denetlenmesi lazım.  Ama bunun ötesinde asıl hedefimiz olan helal gıda alanına yönelmemiz lazım. Bu işin fabrikatörü, üreticisi ve taşıma işiyle uğraşanlar bunların tümünün İslami, kurallar içerisinde iş birliğinde bulunarak bir sertifika düzenlemesi ve bunların üretiminin yaygınlaşması aynı zamanda GDO’lunun da ikinci plana kalmasına yola açar. Gıda zehirlenmesinin oluşmasına da engel olabilirler." ifadelerini kullandı.

"Fabrikasyon ürünü olan gıdalardan uzak durmamız lazım"

Fabrikasyon ürünlerin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Şimşek, "Toplum bilinçli bir eğitimden geçerse gıda zehirlenmesi, gıda terörü, helal gıda konularında daha fazla bilinçlenmiş, gelecek nesil kısırlaşmamış ve sağlıklı toplum haline gelmiş olur. Ülkenin zihinsel açısından da fiziksel açısından da teknik açısından da kapasitesi kat kat artar geleceğe ümit veren bir millet bir toplum olarak ortaya çıkmış oluruz. Fabrikasyon ürünü olan gıdalardan uzak durmamız lazım. Buna karşıda zeytinyağını Hindistan cevizini benzeri doğal olan organik ürünlere yönelmemiz lazım. Organik ürünlere yönelmesi toplumun daha sağlıklı bir oluşmasına ve kendileri dizayn edip başarılı olmasına yol açıyor." şeklinde konuştu. (Emrah Deniz, Mehmet Çelik-İLKHA)  

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler