Siirt Devlet Hastanesinde kapalı böbrek taşı ameliyatı yapılamıyor

​Siirt Devlet Hastanesinde hizmet veren Fleksibl Üreterorenoskopi cihazının arızalanmasından dolayı 3 aydır kapalı böbrek taşı ameliyatının yapılamaması halkı mağdur ediyor.

Siirt Devlet Hastanesinde, 2014 yılından bu yana hizmete giren Fleksibl Üreterorenoskopi cihazı sayesinde kentte kapalı böbrek taşı ameliyatı yapılmaya başlanmış, bu sayede hastalar çevre illerdeki hastanelere gitmekten kurtulmuştu.

Siirt Devlet Hastanesinde hizmet veren Fleksibl Üreterorenoskopi cihazının aylar önce arızalanmasıyla mağdur olduklarını belirten vatandaşlar, kapalı böbrek taşı ameliyatı için şehir dışındaki hastanelere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek   yetkililerin bu sorunu çözmelerini istedi.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Siirt eski Tabipler Odası Başkanı ve Üroloji Uzmanı Doktor Ekrem Bilek, teknolojik araçların tıpta kullanılması için mutlaka hastanelerin donanımlı olması ve eksikliklerinin giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.

"Devletin bu cihazları temin etmesi gerekiyor"

İnsan sağlığının Türkiye'de yasalar ile güvence altına alındığına dikkat çeken Doktor Bilek, hekimlerin de insan sağlığı noktasında ciddi bir sorumluluk yüklendiklerini söyledi.

Doktor Bilek, " İnsan sağlığı Türkiye'de anayasal güvence altındadır. Bundan 20-30 yıl önce Siirt Devlet Hastanesinde 5-6 uzman hekim bulunurken bugün hekim sayımızda çok ciddi bir artış oldu. Bu konuda özel hastanelerin çok büyük bir katkısı olmuştur. Mevcut hekim sayısının artmasıyla beraber yeni teknolojik araçların tıpta kullanılması içinde mutlaka hastanelerin donanımlı olması gerekiyor. İnsan sağlığı için sosyal devlet anlayışı içerisinde devletin bu cihazları temin etmesi gerekiyor. Devletin bunları, insan sağlığını düşünerek yapması gerekiyor.” dedi.

"Bizim hekimler olarak görevimiz insanların hastalanmasını önlemektir"

"Hekimler olarak görevimiz; insanların hastalanmasını önlemektir" diyen Bilek, bunu başarmanın yolunun, hastaneleri gerekli teknoloji malzemelerle donatmaktan geçtiğini söyledi.

Bilek konuşmasına şöyle devam etti:" Birinci basamak sağlık hizmetlerini geliştirirsek insanlarımız bulaşıcı hastalıklardan daha fazla koruncaktır. Bunları yaptığımız zaman hastanelerimiz, üniversitelerimiz daha bilimsel ve daha akademik çalışmalarla uğraşacaktır. Örneğin; kanser ve buna benzer hastalıklarla uğraşacak fakat maalesef bu konularda sıkıntılar yaşayacaktır. Çünkü sağlıkta her ne kadar hekime ulaşma kolaylığı olsa da bu artıların bir donanım olayı vardır. Bu donanım olayını sosyal devlet anlayışı içerisinde gerçekleştirmek için bu dediğimiz malzemelerin alınması elzemdir.” ifadelerini kullandı.

"Hekimlerin işlerini yapmadığı izleniminin verilmesi haksızlıktır"

Flexible cihazının Siirt’teki özel hastanelerde dahi bulunmadığını ve bundan dolayı hastaların çevre illerdeki hastanelere gitmek zorunda kaldığını ifade eden Bilek, “Bu cihaz çok pahalı olmamakla birlikte, özel hastanelerimiz de dâhil olmak üzere maalesef bu bölgede yok. Mutlaka ilgilenen insanlar da vardır. Ama bu konuda bir şeyler söylemekte bizleri sıkıntıya sokuyor. Sanki hekimlerin, işlerini yapmadığı gibi bir izlenimin verilmesi de haksızlıktır. Nihayetinde orada bir idare vardır ve bu cihazların temin edilmesinde yönetim sorumludur. Acaba yönetimin maddi anlamda sıkıntılarımı vardır? İnsan sağlığı açısından olaya baktığımız zaman bu hizmetlerin her vatandaşa eşit şekilde ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Bir hekim olarak bundan mutluluk duyarız.” ifadelerini kullandı

"Vatandaşın eşit bir şekilde sağlıktan yararlanma hakkı vardır"

Türkiye sınırları içerisinde yaşayan her bir vatandaşın eşit koşullarda sağlıktan yararlanma hakkının olduğunu söyleyen Bilek, konuşmasını şöyle bitirdi:

“Bu hak doğrultusunda bu sorun mutlaka çözülecektir. Çözülemeyecek bir şeyde değildir. Ama bu bir sistem işidir. Onun için her şey insan odaklı olmalı. İnsanın sağlığı bu işin bir parçasıdır. Hekimler olarak görevimiz insanlara en ufak zarar gelmeyecek yöntemler geliştirmektir. Bu imkânların oluşabileceği bir Türkiye hayali ile yaşıyoruz ve bununda mücadelesini veriyoruz.  Bu benim değil bütün hekim arkadaşların talebidir.” (Murat Orhan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler