​

​28 Şubat mağdurlarından Avukat Şehmus Ülek, Türkiye’de, 28 Şubatların hep var olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne kadar toplumun bir kısmını düşünce, inanç ve mezhepleri üzerinden hep ötekileştirildiğini söyledi.

Türkiye tarihine "post modern darbe" olarak geçen tarih sayfalarında kara bir leke olarak kalan "28 Şubat" süreci halen hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Halkının yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, 28 Şubat sürecinde,  sırf inancından dolayı milyonlarca insan çeşitli mağduriyetler yaşadı.

Müslümanlara yönelik adeta cadı avının başladığı süreçte başörtülü öğrenciler okullardan atıldı, namaz kılan veya eşi örtülü diye binlerce asker ihraç edildi. Batı Çalışma Grubu (BÇG) denilen askeri yapı tarafından camiye giden, gümüş yüzük takan, kurumlarda namaz kılan yüzbinlerce insan fişlenerek mağdur edildi.

Şanlıurfa’da avukatlık yapan Avukat Şehmus Ülek, 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetleri İLKHA mikrofonlarına anlattı.

Cumhuriyetin kurulduğundan bu yana 28 Şubatların sürekli yaşandığını belirten Ülek, "Şanlıurfa'da 1996 yılından beri avukatlık yapıyorum. 1997 yılında itibaren de insan hakları alanında faaliyetler yürüttüm. Mazlum-Der Şanlıurfa Şubesinin kurucu başkanlığı ve 2008 yılına kadar Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. Türkiye’de 28 Şubatlar hep vardı. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne kadar toplumun bir kısmını düşünceleri, inançları ve mezhepleri üzerinden hep ötekileştirilmiştir. Zaman zaman Komünistler, zaman zaman Kürtler, zaman zaman da Müslümanlar tehdit olarak algılanmıştır. Dolayısıyla tehdit algısı çerçevesinde belirli gruplar hep öne çıkmış ve onlara yönelik operasyonlar her dönem yapılmıştır. Cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne kadar devam edegelen standart bir uygulamadır." ifadelerini kullandı.

"Müslümanlar; sosyal, siyasal ve kamusal hayattan dışlandı"

28 Şubat sürecinde inancını yaşama gayretinde olan Müslümanların ciddi mağduriyetler yaşadığına dikkat çeken Ülek, "Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne nasıl ki, bazı toplum kesimleri ötekileştirilmiş, düşman ve tehdit olarak algılanmışsa; 28 Şubat döneminde de özellikle Müslümanlar tehdit olarak öne çıktı. Müslümanlar; sosyal, siyasal ve kamusal hayattan dışlandı. Görünürlüklerini ortadan kaldırma yönünde bir takım politikalar uygulandı. Müslümanlara yönelik ciddi operasyonlar yapıldı. 28 Şubat sürecinde diğer geçmişteki toplumsal ve siyasal gruplara ve anlayışlara yapıldığı gibi;  Müslümanlara yönelik bu operasyonda da çok ciddi mağduriyetler yaşandı. Halen de yaşanmaya devam etmektedir." diye konuştu.

"Bu ülkede özgürlükler hep kısıtlanmıştır"

Türkiye’de özgürlüklerin bir şekilde kısıtlandığına ve birilerinin sürekli ötekileştirildiğine vurgu yapan Ülek, "Özü itibariyle farklılıkların, farklı inanç ve düşünce gruplarının siyasal anlayışların, etnik farklılıkların, kendilerini rahatça özgürce ifade edebilmeleri, barış içerisinde kendi kültürlerini ve inançlarını yaşayabilmelerine imkân sağlamak gerekir. Bu da özgürlük alanlarının genişletilmesi ile mümkündür. Ama bu ülkede özgürlükler hep kısıtlanmıştır. Birileri hep ötekileştirilmiştir. Bugün de toplumun belli kesimleri ötekileştirilerek mağdur edilmeye devam edilmektedir. 28 Şubat sürecinde hem avukat olarak mesleğim gereği takip ettiğim bazı davalar vardı. Hem de insan hakları aktivisti olarak insan hakları mücadelesi içerisinde ilgilendiğim, mücadelesini verdiğim ve dayanışma içerisine girdiğim mağdurlar vardı." dedi.

"Yıllarca adliyelerde avukat olarak takip ettiğim davalardan daha fazla sanık olarak hâkim ve savcıların karşına çıktım"

28 Şubat sürecinde panel ve basın açıklamalarında yapmış olduğu konuşmalardan dolayı hakkında 22 kez dava açıldığına değinen Ülek, "Çok ciddi mağduriyetler söz konusuydu. O süreçte benim hakkımda 22 tane dava açıldı. Açılan davaların tamamı panel ve basın açıklamalarında yaptığım konuşmalar ve açıklamalarla ilgiliydi. Düşünce ifadesi ile ilgiliydi. Yıllarca adliyelerde avukat olarak takip ettiğim davalardan daha fazla sanık olarak hâkim ve savcıların karşına çıktım. Hiçbirinden de ceza almadım;  tamamında da beraat ettim veya yasal değişiklikler sonucunda açılan davalar düştü. Ama bir şekilde mağdur edildim. Bir şekilde bu davalarla uğraşmak zorunda kaldım." ifadelerini kullanıldı.

"Hukuki yardım da bulunduğumuz yüzlerce hatta binlerce insan vardı"

Ülek, 28 Şubat sürecinde Mazlum-Der olarak mağdur olan vatandaşlara destek olmak amacıyla binlerce davaya girdiklerini belirterek, "Avukatlar ücretsiz dava takip edemezler, bu yasaktır. Maddi durumlarına göre insanları mağdur etmeden, insan hakları aktivisti olarak dayanışma içerisinde girmiş olduğunuz hukuki yardım da bulunduğumuz yüzlerce hatta binlerce insan vardı. Onlara bu katkılarda bulunduk." dedi.

"Ordudan atılarak mağdur edilen binbaşı 7. kattan atlayarak intihar etti"

28 Şubat süreci ile ilgili bir anısını paylaşan Ülek, "O süreçte açıkçası beni en fazla etkileyen bugün de ciddi bir şekilde etkisinden kurtulamadığım bir olay vardır. Siverek'te tugayda görev yapmış bir binbaşı ordudan ihraç edilmişti. Şanlıurfa Belediyesinde işe başladı. Daha sonra özellikle 28 Şubat döneminde bir genelge çıkarıldı. Ordudan ihraç edilenlerin kamu kurumlarında çalıştırılması yasaklandı. Bunun üzerine bu şahıs belediye tarafından işten çıkarılmak zorunda kaldı. Birkaç ay sonra özel bir şirkette iş bularak çalışmaya başladı. Bir süre sonra kendisi ile görüştüğümde çalışmış olduğu özel şirketten de ayrıldığını söyledi. Sebebini sorduğumda şirketin iki ortağının olduğunu, onların bir konuşmalarına kulak misafiri olduğunu, kendisi sebebiyle tartıştıklarını söyledi. Şirket ortaklarından biri, ‘bu şahsı çalıştırdığımız için yeşil sermaye diye bizi de fişleyecekler’ demiş. Onların o durumlarını görünce onları zor durumda bırakmamak için işten ayrılmak zorunda kalmış. Neticede o insan bunalıma girdi ve burada Şanlıurfa’da Öğretmen Evinin 7. katından atlayarak intihar etmek zorunda kaldı. Bunalıma sürüklenerek bu şekilde intihara sürüklendi. Yani bu mağduriyetler bir insanın yaşamına mal oldu. Mücadele sürecinde beni en çok etkileyen olaylardan biri buydu." diye konuştu.

Ülek, 28 Şubat sürecinde bir avukat olarak Şanlıurfa’da birçok mağduriyete tanıklık ettiğini belirterek, "Öğretmenler, sağlık çalışanları, öğrenciler, üniversitede okuyan binlerce öğrenci, okulu bırakmak zorunda kaldı. Ciddi mağduriyetler yaşandı;  bunların hepsine de tanıklık ettik. "dedi

28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyet ve haksızlıkların bugünde devam ettiğine işaret eden Ülek, "Bugün de özellikle iktidara yandaş olan ve olmayanlar şekilde toplumda bir kutuplaşma, bir parçalanma meydana getirilmiş durumdadır. İktidardan yana olmayan toplum kesimleri, adeta düşman olarak algılanmakta, ötekileştirilmekte ve hemen hemen toplumun dışına itilmeye çalışılmaktadır. Adeta, devlet sadece iktidardan yana olan o siyasi eğilime mensup, o siyasi eğilime sahip olan insanların devletiymiş gibi davranmaktadır. Bu durum 28 Şubat öncesi süreçte devlette yapılan uygulamaların bir benzeridir ve devam ediyor. Çok katı şekilde yapılmış, toplum çok sert bir şekilde ayrıştırılmış, toplumun yarısından fazlası ötekileştirilmiş durumdadır. İfade özgürlüğü ve diğer özgürlükler anlamında, iş alanında çalışma hakkıyla ile ilgili ciddi kısıtlamalara maruz kalınmakta ve ciddi adaletsizlikler bugünde devam etmektedir." dedi.

"İstihbarat sekreterimi haber elemanı olarak kullanmış"

28 Şubat sürecinde emniyet ve asayişteki kirli yapılan yasadışı uygulamalarına vurgu yapan Ülek, "Benim o süreçte avukatlık ofisimde çalıştırdığım sekreterimin, emniyet veya mite bağlı istihbaratçılar tarafından haber elemanı olarak çalıştırıldığını ve kullanıldığını sonradan öğrendim, bana itiraf etti. Bunu açıkladığı içinde tehdit edildi. Tehdit edildiğini telefon konuşmalarıyla belgeledik. O kimliklere de uğraştık, haklarında dava açılmasını sağladık; ama maalesef o davalar sonuca ulaşmadı. Ciddi şekilde takibat ve baskı altındaydık. Sürekli kontrol altında tutuluyorduk. Bazı yerlere girişlerimiz engelleniyordu. İnsan hakları mücadelesi verirken gittiğimiz bazı illere girmemiz engelleniyordu. Sürekli takip altında tutuluyorduk." ifadelerini kullandı. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler