Arıcı Şahin: Kaliteli balın sırrı şekersiz ve doğal üretimde
Batman'ın Sason ilçesinde yaşayan bal üreticisi Heybet Şahin, doğal yöntemlerle ürettiği organik ballarla birçok birincilik elde etti. Yıllardır sürdürdüğü mesleğinde organik üretimle dikkat çeken Şahin, "Kaliteli balın sırrı şekersiz, tamamen doğal üretimdir." dedi.
Batman'ın Sason ilçesine bağlı Gürgenli köyünde yaşayan ve 35 yıldır arıcılıkla uğraşan 59 yaşındaki Heybet Şahin, bu yıl ilçede üçüncüsü düzenlenen "Bal, Ceviz ve Çilek Festivali" kapsamında gerçekleştirilen bal yarışmasında görsel kategoride birinci oldu.
Arıcılık serüvenini ve başarılarını İLKHA muhabirine anlatan Şahin, mesleğine dair tecrübelerini paylaştı.
Arıcılığı bir meslekten öte yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Şahin, "Bu işi yaklaşık otuz beş yıldır yapıyorum. Arıcılığın zorlukları da var, kolaylıkları da. Yıllar içinde pek çok ödül kazandım. Geçen sene dünya birincisi oldum, bu sene de Sason yarışmasında yine birinci geldim." dedi.
"Buradaki yaylalarda çok güzel çiçekler var"
Birinciliklerinin sırrını ise doğanın sunduğu zengin bitki çeşitliliğine ve bölge havasının kalitesine bağlayan Şahin, "Buradaki yaylalarda çok güzel çiçekler var. Havası temiz, nem oranı düşük. Nem yüksek olunca balın kalitesi düşer. Bizim bölgede rüzgâr biraz fazladır, bu da balın kalitesini artırır ama miktarını azaltır." diye konuştu.

"Şekersiz, doğal bal üretmek esastır"
Kaliteli bal üretmek için en önemli şartın "doğallık" olduğunu vurgulayan Şahin, "Organik bal şekersiz olur. Arıya dışarıdan pudra şekeri ya da farklı besin verilmemelidir. Bizim balımız tamamen doğal çıkıyor. Kekiğimiz, gevenimiz, dağ çiçeklerimiz bol. Bu da bala lezzet ve kalite katıyor." diye konuştu.
"Devlet yayla yoluna destek verirse üretim artar"
Üretim alanlarına ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını belirten Şahin, devlet desteği talebinde bulundu.
Şahin, "Çöbet Dağı bölgesinde bir yaylamız var. Oraya ulaşımı sağlayan yaklaşık bir kilometrelik yolumuzun 500 metresi kaldı. Devlet o yolu tamamlasa, arıları oraya çıkaracağız ve çok daha kaliteli bal üreteceğiz."

"Geçimimiz baldan, fiyatlar yüksek ama alım gücü düşük"
Geçimlerini tamamen arıcılıktan sağladıklarını belirten Şahin, "Eskiden tütün vardı, şimdi arıcılık ve hayvancılık var. Şu anda 200 kilo kadar bal çıkardım; 100 kilosu süzme, 100 kilosu karakovan. Kilosu 2 bin TL ama alım gücü düşük. Millet bir kilo alabiliyor, fazla alamıyor." ifadelerini kullandı.
Yağmur ve rüzgârın bu yıl üretimi olumsuz etkilediğini söyleyen Şahin, "Tam bal zamanı yağmur yağdı, ardından rüzgâr çıktı. Bal az oldu ama kalitesi yüksek." dedi.

"Arıcılık bu bölgenin geleceğidir"
Bölgedeki birçok ailenin yeniden arıcılığa yöneldiğini belirten Şahin, "Terör döneminde hayvancılık azalmıştı ama şimdi insanlar tekrar arıcılığa başladı. Arıcılık, Sason'un en büyük geçim kaynaklarından biri haline geldi." diyerek sözlerini tamamladı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Kazakistan Bozkırı’nda Bronz Çağı’na ait geniş bir yerleşimin kalıntıları ortaya çıkarıldı. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen kazılar, yaklaşık 3 bin 500 yıl önce büyük ölçekli bronz üretim merkezi olarak kullanıldığı düşünülen Semiyarka adlı antik kente ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı verileri sundu.
Beklenen kar yağışının gerçekleşmemesi, atkı, bere ve eldiven gibi kışlık ürün satan esnafın işlerini olumsuz etkiledi. Esnaf, hem hava şartlarının hem de ekonomik zorlukların satışları ciddi oranda düşürdüğünü söylüyor.
Bursa’da 1999 yılından bu yana sahaflık yapan Sami Kaynar, çocukluğundan itibaren hiç azalmayan kitap sevgisinin onu bu mesleğe taşıdığını belirterek, dijital çağda okuma oranlarının düşmesine rağmen kitabın değerinin kaybolmayacağını, gençlerin yeniden kitapla buluşturulması için öğretmenlerin öğrencilere kitapçıları ve sahafları tanıtması gerektiğini belirtti.
Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan 23 yaşında doğuştan görme engelli Zeynelabidin Altınok, henüz ilkokul yıllarında Kur’an-ı Kerim öğrenmek için büyük bir çaba gösterdi. Lise dönemine kadar Kur’an-ı Kerim’i öğrenen Altınok, şimdi ise hafız olmak için aralıksız çalışmaya devam ediyor.