ABD, İran'a yönelik saldırı başlattı
ABD'nin, Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni tehditlerinden saatler sonra İran'a karşı saldırı başlattığı bildirildi. ABD'li bir yetkili, Hürmüz Boğazı çevresinde İran'a ait askeri hedeflerin vurulduğunu açıklarken, İran medyası da Bandar Abbas ve Sirik kentlerinde patlama sesleri duyulduğunu aktardı.
ABD'nin İran'a yönelik saldırı başlattığı bildirildi. ABD'li bir yetkili, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı çevresinde İran'a ait askeri hedeflere saldırılar düzenlediğini açıkladı.
ABD merkezli Axios'a konuşan yetkili, saldırıların İran Devrim Muhafızları'na ait kıyı radarları, gemisavar füze mevzileri ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını söyledi.
Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamalarının ardından geldi. Trump, ABD'nin İran ordusunu "yok ettiğini" ve 59 gemiyi batırdığını öne sürerek, İran'a karşı yürütülen savaşın askerî açıdan "başarılı" olduğunu savunmuştu.
Trump ayrıca İran'ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceklerini belirterek "Çılgınların nükleer silaha sahip olmasını kabul etmeyeceğiz." ifadelerini kullanmıştı.
İran'da patlama sesleri
İran medyası, ülkenin güneyindeki Bandar Abbas ve Sirik kentlerinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.
İran devlet televizyonu ise ABD'nin sabah saatlerinde düzenlediği saldırılar sonrası Bandar Abbas ve Buşehr'de "düşman saldırısı" nedeniyle 8 askerin hayatını kaybettiğini aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı ise Washington yönetiminin iki ülke arasında varılan mutabakatı ihlal ettiğini belirtti.
Bakanlık Sözcüsü, mutabakatın "yükümlülüğe karşı yükümlülük" ilkesi üzerine kurulduğunu ifade ederek, ABD'nin İran'a yönelik "tek taraflı adımları ve saldırgan saldırılarıyla" anlaşmanın temelini ihlal ettiğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Trump'ın açıklamalarına ilişkin "Biz kabalığa kabalıkla karşılık vermeyiz; aksine cesaret, kararlılık ve korkusuzlukla karşılık veririz." ifadelerini kullandı.
ABD'den yeni tehditler
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın gemileri hedef alması halinde Washington'un güçlü şekilde karşılık vereceğini söyledi.
Vance, İran'ın daha önce gemilere yönelik saldırıları durdurma sözü verdiğini ancak son 24 saat içinde yeniden saldırılara başladığını öne sürdü.
ABD'nin İran'la bir anlaşmaya vardığını ve "en güçlü konumda" olduğunu savunan Vance, Trump'ın İran konusunda birçok seçeneği bulunduğunu belirterek, "Bu gece tam olarak ne olacağını size söylemeyeceğim." dedi.
Bölgesel gerilim yükseliyor
Saldırılar öncesinde siyonist rejimin Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Trump'ın İran'daki gelişmeleri ele almak üzere doğrudan görüşmeler yaptığı bildirildi.
İşgal basını, ABD'nin son saatlerde siyonist rejime ve Orta Doğu bölgesine yakıt ikmal uçaklarını yeniden konuşlandırdığını, ordunun İran'a karşı "yüksek alarm" durumuna geçtiğini aktardı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise bölgedeki gerilimin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, taraflara Washington-Tahran mutabakatına bağlı kalma ve diplomasi yolunu sürdürme çağrısı yaptı.
Öte yandan Lübnan, ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmelere yeniden katılmak için siyonist rejimin ülkenin güneyindeki iki bölgeden çekilmesini şart koştu.
Bölgede tansiyon yükselirken, Hürmüz Boğazı'nın yeni bir çatışma alanına dönüşmesi endişesi devam ediyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin saldırılarının karşılıksız kalmayacağını ifade etti.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Pasifik Adaları Forumu ülkelerinin Çin'in kıtalararası balistik füze denemesini kınayan "güçlü" bir ortak açıklama hazırladığını duyurdu. Deneme, bölgede güvenlik endişelerini ve jeopolitik rekabet tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Irak'ta silahların yalnızca devletin kontrolünde olması yönündeki tartışmalar yeniden alevlendi. Analizlerde, konunun hem iç güvenlik ve hukuk devleti açısından uzun süredir dile getirilen bir talep olduğu hem de son dönemde artan uluslararası baskılarla yeniden ön plana çıktığı değerlendiriliyor.