Mescid-i Aksa'da zamansal ve mekânsal bölünme dayatması derinleşiyor
Siyonist Yahudiler, işgalci polis koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlularına baskın düzenleyerek Talmud ayinleri gerçekleştirdi. Yaklaşık 1000 gündür Gazze'de sürdürdüğü soykırımla uluslararası toplumdan etkili bir yaptırımla karşılaşmayan siyonist rejim, işgal altındaki Kudüs'te de Mescid-i Aksa'nın tarihî ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik sistematik baskınlarını sürdürüyor.
Siyonist Yahudiler, işgalci polis koruması eşliğinde sabah saatlerinde Mescid-i Aksa'nın avlularına baskın düzenleyerek Talmud ayinleri gerçekleştirdi. Baskınlar sırasında Yahudilerin avlularda provokatif dini ritüeller yaptığı bildirildi.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te uzun yıllardır devam eden Aksa baskınları, son yaklaşık 1000 günlük süreçte daha yoğun ve organize bir hâl aldı.
Filistinli kurumlar, siyonist rejimin bu uygulamalarla Mescid-i Aksa'nın tarihî ve hukuki statüsünü fiilen değiştirmeyi, kutsal mabedi zamansal ve mekânsal olarak bölmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Bu kapsamda Yahudilerin belirli saatlerde toplu halde Aksa'ya girişine izin verilirken, Müslümanların ibadetine çeşitli kısıtlamalar getiriliyor.
Filistinliler, bu uygulamaların zamansal bölünme planının adım adım hayata geçirilmesi anlamına geldiğini ifade ediyor. Aynı zamanda Aksa'nın farklı bölümlerinin Yahudilere tahsis edilmesine yönelik girişimlerin de mekânsal bölünme planının parçası olduğu değerlendiriliyor.
Özellikle Gazze'deki soykırım saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Mescid-i Aksa çevresinde önlemler artırılırken, on binlerce Filistinlinin cuma namazı ve diğer vakitlerde mabede ulaşması engellendi.
Yaş, kimlik ve güvenlik gerekçeleri öne sürülerek uygulanan kısıtlamalar nedeniyle çok sayıda Filistinli ibadet hakkından mahrum bırakıldı.
Filistinli yetkililer ve Kudüs'teki vakıf kurumları, uluslararası toplumun sessizliğinin siyonist rejimi daha cesur adımlar atmaya teşvik ettiğini belirtiyor.
Açıklamalarda, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınların münferit olaylar değil, kutsal mabedin mevcut statüsünü aşındırmayı amaçlayan sistematik bir politika olduğu vurgulanıyor.
Son dönemde baskınların sıklığının artması, Talmud ayinlerinin daha görünür şekilde gerçekleştirilmesi ve işgalci polislerin Yahudilere sağladığı koruma, Mescid-i Aksa'nın tarihî statüsünü değiştirmeye yönelik girişimlerin giderek derinleştiğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Filistinli kurumlar, uluslararası hukuka aykırı bu uygulamaların durdurulması ve Mescid-i Aksa'nın tarihî statüsünün korunması için uluslararası topluma somut adım atma çağrısını yineliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'de siyonist rejimin sürdürdüğü soykırım saldırılarının 1000'inci gününde değerlendirmelerde bulunan HÜDA PAR Mersin İl Başkanı Salih Demir, Gazze ve Filistin meselesinin partileri açısından "kırmızı çizgi" olduğunu belirterek, bugüne kadar ortaya konulan çabaların yetersiz kaldığını söyledi. Demir, İslam ülkelerine, siyasi partilere ve sivil toplum kuruluşlarına Gazze konusunda daha güçlü, somut ve kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu.
HAMAS, kendisini "Gazze Barış Konseyi" olarak tanımlayan oluşumun ve ABD yönetiminin, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) geleceğine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Hareket, UNRWA'nın tasfiye edilmesine yönelik girişimlerin siyonist rejimin politikalarıyla örtüştüğünü belirterek uluslararası topluma ajansın çalışmalarını güvence altına alma çağrısı yaptı.
Gazze'de işgal rejiminin saldırılarının 1000'inci gününde değerlendirmelerde bulunan Mersin Umut Kervanı Dernek Başkanı Ömer Ramazan Soy, bölgede yaşanan insani krizin her geçen gün derinleştiğini belirterek, "Gazze'de bugün en büyük sorun sağlık, açlık ve susuzluktur. Orada yaşamak bile mucize haline geldi." dedi.