BM'de büyük skandal: Siyonist rejime gizli bilgi aktaran görevli ifşa oldu
BM Nüfus Fonu çalışanı Yehav Leischner'in örgütün gizli raporlarını, kapalı toplantı bilgilerini ve yayımlanmamış belgelerini siyonist rejim diplomatlarına aktardığı ortaya çıktı. Sızdırılan yazışmalar, bilgilerin siyonist rejimin ABD Kongresi'ndeki girişimleri ve Filistin dosyalarındaki diplomatik savunması için kullanıldığını gösterdi.
Birleşmiş Milletlerin tarafsızlık ve gizlilik ilkeleriyle açıkça çelişen bir bilgi trafiği ortaya çıkarıldı.
ABD merkezli bağımsız yayın kuruluşu Drop Site News'un incelediği ve Ron Prosor'a ait ele geçirilmiş e-postalar, BM Nüfus Fonu'nda görev yapan Yehav Leischner'in 2014 ve 2015 yıllarında BM içindeki gizli bilgi ve belgeleri siyonist rejim diplomatlarına sistematik biçimde aktardığını ortaya koydu.
Yazışmalar, bunun tekil bir olay olmadığını; Leischner'in iki yıl boyunca gizli raporlar, kapalı toplantı notları, yayımlanmamış taslaklar ve BM'nin Filistin ile Gazze'ye ilişkin iç değerlendirmelerini siyonist rejim tarafına ulaştırdığını gösteriyor.
Daha da dikkat çekici olan ise bazı bilgilerin yalnızca diplomatların bilgisine sunulmaması, doğrudan ABD Kongresi'ndeki siyasi girişimlerde kullanılmak üzere değerlendirilmesi oldu.
"Sadece sizin gözleriniz için"
20 Şubat 2015 tarihli bir e-posta, bilgi aktarımının niteliğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Leischner, kişisel e-posta hesabından dönemin BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el-Hüseyin'in Washington ziyaretine ilişkin gizli bir raporu dönemin siyonist rejimin BM Daimî Temsilcisi Ron Prosor ile diplomat Ronny Leshno-Ya'ar'a gönderdi.
Mesajın başında "Sadece sizin gözleriniz için. İletmeyin." ifadesi yer alırken, ekli belge "gizli iç toplantı özeti" olarak tanımlandı.
Raporda el-Hüseyin'in Beyaz Saray yetkilileri, senatörler, Kongre çalışanları, AIPAC, J Street ve insan hakları kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği kapalı görüşmelere ilişkin bilgiler bulunuyordu.
Ayrıca BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği içinde, Kongre üyelerinin Gazze soruşturmasına yönelik tepkisinin ABD'nin BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne sağladığı finansmanı tehdit edebileceğine ilişkin değerlendirmeler de yer alıyordu.
Siyonist diplomat Leshno-Ya'ar, aldığı bilgileri Kongre üyeleriyle görüşmelerinde kullanacağını açıkça belirtti.
Böylece BM içindeki gizli bir değerlendirme, siyonist rejimin Washington'daki siyasi faaliyetlerinde kullanılabilecek istihbarata dönüştü.
Gazze'ye ilişkin belgeler de aktarıldı
Yazışmalar, bilgi aktarımının Gazze dosyasıyla sınırlı kalmadığını da gösteriyor.
Temmuz 2014'te Leischner, siyonist rejim diplomatlarına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a gönderdiği mektubu ve henüz yayımlanmamış Ban Ki-mun yanıt taslağını aktardı.
Üstelik söz konusu taslak henüz BM içinde hazırlanma aşamasındaydı.
Leischner, mektubun siyonist rejimin beklentileri doğrultusunda şekillendirilmesi için örgüt içindeki bir kişiyle çalıştığını belirtti ve taslağa roket saldırılarına ilişkin bir ifadenin eklenmesi için çalışıldığını söyledi.
Aynı dönemde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Mısır'ın darbeci Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve diğer yetkililerle yaptığı kapalı görüşmelere ilişkin iç değerlendirmeler de siyonist rejim diplomatlarına gönderildi.
Leischner ayrıca Filistin konusunda hazırlanması planlanan bir BM Güvenlik Konseyi karar taslağının görüşüleceği kapalı üst düzey BM toplantısının gündemini de aktardı.
"Çok gizli" BM raporu da elden ele dolaştı
10 Kasım 2014 tarihli başka bir olayda Leischner, BM Operasyon ve Kriz Merkezi tarafından hazırlanan ve açıkça "BM ÇOK GİZLİ - DAHA FAZLA DAĞITILMAMALI" ibaresini taşıyan raporu ertesi gün 6 siyonist rejim diplomatına gönderdi.
Leischner mesajı yine "Sadece sizin gözleriniz için." notuyla iletti.
Raporda dünyanın farklı bölgelerindeki güvenlik ve siyasi gelişmelere ilişkin BM değerlendirmeleri bulunuyordu.
Bir başka yazışmada ise Leischner, BM Genel Sekreteri'nin çevresinden bilgi aldığını belirterek örgüt içindeki üst düzey atamalar ve siyasi değerlendirmeler hakkında bilgi aktardı.
Prosor'un buna verdiği yanıt ise dikkat çekiciydi:
"Her zamanki gibi, inanılmaz ve birinci elden bilgi."
Filistinli çocukların şehit edilmesi konusunda da önceden bilgi
Sızdırılan yazışmalar, Batı Şeria'da iki Filistinli çocuğun şehit edilmesine ilişkin BM'nin hazırlıklarından siyonist rejimin önceden haberdar edildiğini de ortaya koydu.
Mayıs 2014'te Leischner, 16 yaşındaki Mahmud Avde Selame ve 17 yaşındaki Nedim Nevvara'nın siyonist rejim güçlerince vurularak şehit edilmesine ilişkin BM birimlerinin yapacağı toplantının bilgisini siyonist diplomatlara aktardı.
Leischner ayrıca BM'nin bağımsız soruşturma çağrısına karşı kullanılabilecek iki argümanı da paylaştı.
Bunlardan biri, siyonist rejimin kendi askeri soruşturmasının zaten devam ettiği ve bağımsız soruşturma talebinin bunu göz ardı ettiği iddiasıydı. Diğeri ise soruşturma tamamlanmadan "aşırı güç kullanımı" konusunda açıklama yapılmaması gerektiği yönündeydi.
Bu yazışmalar, BM'nin Filistin dosyasındaki olası eleştirilerine karşı siyonist rejim tarafının önceden hazırlanmasına imkân sağlayan bir bilgi akışının bulunduğunu gösterdi.
Gazze soruşturmasının sonuç tarihi bile aktarıldı
Şubat 2015'te Leischner'in, Gazze'deki 2014 saldırılarına ilişkin BM soruşturma raporunun yayımlanması planlanan tarihe ilişkin kurum içi bir yazışmayı da siyonist diplomatlara gönderdiği ortaya çıktı.
Leischner, bilginin hassas olduğunu ve dağıtım için hazırlanmadığını özellikle belirtmesine rağmen belgeyi aktardı.
Mart 2015'te ise The Guardian'ın BM içinde siyonist rejimin baskısıyla bir sürecin engellendiğine ilişkin araştırması kapsamında gazeteci ile BM yetkilileri arasındaki yazışmaların da siyonist diplomata gönderildiği belirlendi.
Böylece siyonist rejimin yalnızca BM'nin kendisine yönelik eleştirilerinden değil, kurum içinde bu eleştirilerin nasıl şekillendiğinden ve basına hangi bilgilerin sızdığından da haberdar olduğu görüldü.
Siyonist diplomasiden BM'nin içine
Skandalın en dikkat çekici boyutlarından biri Leischner'in BM'ye nasıl girdiği.
Leischner, BM'de görev almadan önce siyonist rejimin Londra Büyükelçiliğinde Prosor'un siyasi danışmanı olarak çalıştı. Daha sonra siyonist rejimin BM Daimi Temsilciliğinde üst düzey danışmanlık yaptı.
2014'te BM Nüfus Fonu'nda görev için aday olduğunda Prosor'un dönemin ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power ile temasa geçerek Leischner'in atanmasına destek istediği yazışmalara yansıdı.
Leischner'in BM'ye girdikten sonra da eski siyonist diplomatik çevresiyle bilgi alışverişini sürdürdüğü belgelerle ortaya kondu.
2015'te Prosor, Leischner'in olası başka bir BM görevi için desteklenmesine de katkıda bulundu.
Leischner'in kendisi için hazırladığı konuşma notlarında siyasi ve analitik yeteneklerinin güçlü olduğunu ve "eğitim gören bir istihbarat görevlisi" olduğunu ifade ettiği de yazışmalarda yer aldı. Ancak araştırmada bu ifadenin gerçekten istihbarat eğitimi veya görevi anlamına geldiğini doğrulayan başka bir belge bulunmadığı belirtiliyor.
BM kuralları açık: Gizli bilgi aktarılamaz
BM çalışanları, görevleri nedeniyle öğrendikleri bilgileri hükümetlere veya başka kişi ve kuruluşlara aktaramaz.
Eski üst düzey BM diplomatı Charles Petrie de yazışmalarda ortaya çıkan davranışların BM kurallarına aykırı olduğunu söyledi.
Petrie, BM çalışanlarının kendi ülkelerine değil kuruma hizmet etmekle yükümlü olduğunu ve görevleri nedeniyle eriştikleri bilgilerin gizliliğini korumaları gerektiğini belirtti.
Leischner, Prosor ve Samantha Power araştırmacıların sorularına yanıt vermedi. UNICEF de konuya ilişkin açıklama yapmadı. Yazışmalar, Leischner'in 2015 sonrasında aynı faaliyetleri sürdürdüğünü göstermiyor.
Ancak 2014-2015 dönemine ait yazışmaların ortaya koyduğu tablo net:
BM içinde görev yapan eski bir siyonist diplomat, kurumun gizli bilgi ve belgelerini eski siyonist diplomatik çevresine aktardı; bu bilgiler Gazze, Batı Şeria ve BM'nin siyonist rejime yönelik soruşturmaları konusunda kullanıldı.
Skandalı daha da ağırlaştıran nokta ise bazı bilgilerin siyonist rejimin ABD Kongresi'ndeki siyasi girişimlerinde kullanılacağının yazışmalarda açıkça görülmesi.
Bu nedenle ortaya çıkan belgeler, yalnızca bir gizlilik ihlalini değil, BM'nin Filistin dosyasındaki karar ve değerlendirme süreçlerinin içeriden takip edilerek siyonist rejimin diplomatik faaliyetlerine aktarılması boyutunda ciddi bir kurumsal güvenlik ve tarafsızlık krizini gündeme getiriyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığı bildirilirken, Washington'da savaşın daha da tırmandırılmasının beklenenin aksine sonuçlar doğurabileceği endişesi güçleniyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması "birine saldırı hepsine saldırıdır" ilkesiyle üç ülke arasında ortak caydırıcılık mekanizması oluştururken, uluslararası basın anlaşmayı Orta Doğu'daki güvenlik dengelerinin yeniden şekillenmesinin işareti olarak değerlendirdi.
Lübnan ile siyonist rejim, ABD arabuluculuğunda Roma'da yürütülen görüşmelerde Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını denetlemek üzere Lübnan'a asker gönderebilecek ülkeler konusunda kısa liste oluşturdu. Fransa'nın listeden çıkarıldığı belirtilirken, taraflar işgalcilerin Güney Lübnan'dan çekileceği yeni bölgenin belirlenmesi konusunda anlaşamadı.