Güney Afrika'da göçmen baskısı kitlesel dönüşleri tetikledi: 178 binden fazla kişi ülkesine döndü
Güney Afrika'da belgesiz göçmenlere yönelik denetimlerin sıkılaştırılması ve zaman zaman şiddete dönüşen göçmen karşıtı protestolar, son aylarda 178 binden fazla Afrikalı göçmenin ülkeyi terk ederek ülkelerine dönmesine yol açtı.
Böylece Güney Afrika, son yılların en büyük göçmen çıkışlarından biriyle karşı karşıya kaldı. Ülkelerine dönenlerin büyük bölümünü, Güney Afrika yönetiminin veya kendi ülkelerinin başlattığı gönüllü geri dönüş programlarından yararlanan göçmenler oluştururken, bir bölümü de sınır dışı edildi.
Zimbabve hükümetine göre, yalnızca mayıs ayının sonundan bu yana 115 binden fazla Zimbabveli Güney Afrika'dan ülkesine döndü. Malavi yönetimi ise aynı dönemde 56 binden fazla vatandaşının geri döndüğünü açıkladı.
Nijerya, Gana, Mozambik ve Lesotho da Güney Afrika'dan ülkelerine dönen vatandaşlarının sayısının binerin üzerinde olduğunu bildirdi.
Güney Afrika yönetimi bu hafta yaptığı açıklamada, nisan ayından bu yana yaklaşık 19 bin kişinin resmi olarak sınır dışı edildiğini duyurdu.
Güney Afrika'da belgesiz göçe karşı protestolar yıl boyunca devam ederken, gösteriler 30 Haziran'da ülke genelinde düzenlenen eylemlerle zirveye ulaştı.
Gösterileri düzenleyen gruplar, ülkede belgesiz bulunan göçmenlere ayrılmaları için "son tarih" verdiklerini açıkladı.
Göçmen karşıtı gruplar, belgesiz göçmenlerin yüksek işsizlik oranına sahip ülkede iş imkanları üzerinde baskı oluşturduğunu ve kamu hizmetlerinin kapasitesini zorladığını savunuyor.
Güney Afrika, bölgenin ekonomik açıdan en gelişmiş ülkesi olması nedeniyle onlarca yıldır kıtanın farklı ülkelerinden milyonlarca göçmenin iş aradığı başlıca merkezlerden biri konumunda. Göçmenler ağırlıklı olarak tarım, restoran, inşaat ve diğer düşük ücretli sektörlerde çalışıyor.
2022 nüfus sayımına göre Güney Afrika'da 62 milyonluk toplam nüfus içinde 2,4 milyon yabancı uyruklu kişi bulunuyor. Ancak göçmen karşıtı gruplar, ülkedeki belgesiz göçmenlerin sayısının resmi verilerin çok üzerinde olduğunu öne sürüyor.
Protestoların yanı sıra bazı bölgelerde göçmenlere yönelik kapı kapı yürütülen kampanyalar ve saldırılar da rapor edildi.
İnsan hakları kuruluşları, bazı göçmenlerin tehdit edildiğini, ev ve iş yerlerinin ateşe verildiğini, saldırılardan Güney Afrika'da yasal olarak bulunan bazı kişilerin de etkilendiğini bildirdi.
Mozambik hükümeti, Güney Afrika'daki saldırılarda 11 Mozambik vatandaşının hayatını kaybettiğini açıklarken, Nijerya ve Gana da bazı vatandaşlarının öldürüldüğünü bildirdi.
Güney Afrika yönetimi ise söz konusu ölümlerin tamamının göçmen karşıtı protestolarla bağlantılı olmadığını, bazılarının soygun gibi suçlarla ilişkili olduğunu savundu. Bazı olaylarla ilgili soruşturmalar ise sürüyor.
Yaşananlar, Güney Afrika ile diğer Afrika ülkeleri arasında diplomatik gerilime de neden oldu. Bazı ülkeler Güney Afrika'yı yabancı düşmanlığıyla suçladı.
Gana, Güney Afrika'nın göçmen karşıtı ve yabancı düşmanı uygulamalarına ilişkin iddiaların ekim ayında yapılacak Afrika Birliği toplantısının gündemine alınmasını istedi. Güney Afrika ise bu girişimi engellerken Afrika'daki göç konusunda daha geniş kapsamlı görüşmeler yapılmasını önerdi.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve BM Çocuk Hakları Komitesi, göçmenlerin ülkelerine dönüş sürecinde çocukların durumuna ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi.
Kurumların ortak açıklamasında, ani, belgesiz ve koordinasyonsuz gerçekleşen hareketlerin çocukları şiddet, istismar, ailelerinden ayrılma ve psikolojik sorunlar açısından daha yüksek risk altında bıraktığı belirtildi.
Malavi, Güney Afrika'dan ülkeye dönenler arasında 5 yaşın altında yaklaşık 4 bin çocuğun bulunduğunu açıkladı. Zimbabve Muafiyet İzni Koordinasyon Komitesi ise temmuz ortası itibarıyla 11 binden fazla çocuğun ülkeye döndüğünü tahmin etti.
Zimbabve hükümeti, geri dönen çocukların okullarda ayrımcılığa uğramaması ve eğitimlerine devam edebilmeleri için gerekli yerlerin bulunması talimatını verdi.
Göçmenlerin sağlık hizmetlerine erişimi konusunda da ciddi endişeler bulunuyor. Sağlık çalışanları ve yardım kuruluşları, çok sayıda kişinin Güney Afrika'dan ayrılırken ilaçlarını ve tıbbi kayıtlarını yanlarında götüremediğini belirtti.
Özellikle HIV tedavisinin kesintiye uğramasından endişe ediliyor. HIV enfeksiyonunun dünyada en yüksek oranlarda görüldüğü bölgelerden biri olan Güney Afrika'da yaşanan göç hareketi, kronik hastalığı bulunan kişilerin tedaviye erişimini de riske atıyor.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Zimbabve'nin Beitbridge sınır kapısında, hayati önem taşıyan HIV ve diğer kronik hastalık ilaçlarına erişimini kaybeden ve "travma yaşayan" kişilere hizmet vermek amacıyla klinik çadırları kurdu.
Güney Afrika makamları cuma günü yaptığı açıklamada, Johannesburg yakınlarındaki bir göçmen gözaltı merkezinde yaklaşık 3 bin kişinin sınır dışı edilmeyi beklediğini bildirdi.
Ülke genelinde ise yaklaşık 6 bin 300 denetçinin, belgesiz göçmen çalıştırıp çalıştırmadığını tespit etmek amacıyla iş yerlerinde denetim yaptığı belirtildi.
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, göçmenlere yönelik her türlü şiddeti kınarken, hükümetin göçmenlik yasalarının uygulanması konusunda başarısızlıklar yaşadığını da kabul etti.
Ramaphosa, sınır güvenliğinin artırılması amacıyla daha fazla teknoloji ve personel kullanılacağını, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması için yeni göçmenlik mahkemeleri kurulacağını ve belgesiz göçmen çalıştıran işverenlere yönelik cezaların ağırlaştırılacağını açıkladı.
Güney Afrika'daki son gelişmeler, göç meselesinin yalnızca Afrika'dan Avrupa'ya yönelen hareketlilikten ibaret olmadığını, kıta içindeki göçün de milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Tataristan yönetimi, Nijnekamsk kentine Ukrayna tarafından düzenlendiği belirtilen İHA saldırısında 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 39 kişinin yaralandığını açıkladı.
Nijerya'nın Kano eyaletinde, ekonomik zorluklar nedeniyle evlenmekte güçlük çeken çiftlere destek amacıyla düzenlenen toplu düğün töreninde bin 500 çift dünya evine girdi.
Hindistan'ın Gujarat eyaletindeki bir köyde bulunan kuyunun suyunda günlerdir tekrarlayan dalgalanmalar görülmesi bölge sakinlerini şaşkına çevirdi. Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından yetkililer teknik inceleme başlattı.
İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Etna Yanardağı'nda meydana gelen patlamanın oluşturduğu kül bulutu nedeniyle Katanya Havalimanı'na uçuşlar geçici olarak durduruldu.