Sudan'da Hızlı Destek Kuvvetleri'nde çözülme derinleşiyor
Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaş sürerken, HDK saflarındaki ayrılıkların son haftalarda hız kazanması dikkat çekiyor. Aralarında üst düzey komutanların da bulunduğu yüzlerce silahlı unsurun orduya katılması, örgütün sahadaki bütünlüğüne ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerinde yoğunlaştığı bir dönemde HDK saflarındaki ayrılıkların artması, savaşın seyrine ilişkin yeni bir tartışma başlattı.
Sudan ordusu, son dönemde HDK'den ayrılarak orduya katılan grupların işlemlerini tamamlamaya başlarken, özellikle son haftalarda farklı cephelerde meydana gelen ayrılıkların önceki dönemlere kıyasla arttığı bildiriliyor.
Sudan ordusu, son olarak 318 kişiden oluşan ve aralarında 4 subayın da bulunduğu bir HDK grubunun orduya katıldığını açıkladı.
Yaklaşık 50 savaş aracıyla Kuzey Eyaleti'ndeki ed-Debbe kentine ulaşan grup, daha sonra başkent Hartum'un Umdurman bölgesine geçti.
Grup, Nisan 2026'da HDK'den ayrılarak ordu saflarına katılan General en-Nur Ahmed Adem "Kabba"nın da aralarında bulunduğu isimler tarafından karşılandı.
Grubun komutanı Tuğgeneral Musa Hamisin, HDK saflarında savaşmayı sürdürmenin Sudan halkının çıkarlarına hizmet etmediğini belirterek orduya dönme kararı aldıklarını söyledi. Hamisin, başka grupların da HDK'den ayrılarak orduya katılmaya hazırlandığını ileri sürdü.
Sudan ordusu da ayrılanların Devlet Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ın silah bırakanlara yönelik af kararından yararlandığını belirtiyor.
Ayrılıklar farklı cephelere yayılıyor
Sudan'daki askeri kaynaklara göre HDK'den ayrılmalar yalnızca tek bir grupla sınırlı değil. Kordofan ve Darfur'daki çatışma hatlarında bazı saha komutanları ve grupların son aylarda HDK'den ayrılarak orduyla temas kurduğu belirtiliyor.
Bazı grupların ayrılığının ise henüz kamuoyuna açıklanmadığı, silahlı unsurların küçük ve büyük gruplar halinde orduya teslim olduğu aktarılıyor.
HDK'deki ayrılıkların en dikkat çekici yönlerinden biri, ayrılan grupların yalnızca küçük savaşçı birliklerinden oluşmaması.
Nisan 2026'da General en-Nur Ahmed Adem "Kabba"nın ayrılığının ardından başka saha komutanlarının da orduya katılması, son dönemde ise Musa Hamisin liderliğindeki 318 kişilik grubun yaklaşık 50 araçla ayrılması, HDK içerisindeki çözülmenin boyutuna ilişkin tartışmaları büyüttü.
Bunun yanında Kordofan ve Hartum'da yüzlerce kişiden oluşan başka grupların da orduya katıldığı, Temmuz 2026'da HDK'nin "26. Grubu" olarak anılan bir birliğin 45 savaş aracıyla birlikte orduya teslim olduğu bildirildi.
Bu gelişmeler, HDK içerisinde daha geniş çaplı bir çözülmenin başlayıp başlamadığı sorusunu gündeme getirdi.
Uzmanlara göre ayrılıkların kitlesel ve sürekli hale gelmesi HDK'nin askeri bütünlüğünü zayıflatabilir ve "domino taşlarının peş peşe devrilmesi" şeklinde bir süreci başlatabilir. Ancak mevcut tablo, HDK'nin tamamen çökeceği anlamına gelmiyor.
Örgütün bazı bölgelerde güçlü bir varlığını koruduğu, savaşın sürmesinden çıkar sağlayan sert çekirdeğin bulunduğu ve dışarıdan lojistik desteğin devam ettiği değerlendirmeleri, HDK'nin kısa sürede tamamen dağılacağı yönündeki beklentilerin temkinli ele alınmasını gerektiriyor.
Buna rağmen son haftalarda art arda yaşanan ayrılıklar, Sudan savaşında yalnızca cephelerdeki askeri dengelerin değil, HDK'nin iç bütünlüğünün de savaşın geleceğini belirleyebilecek önemli bir faktöre dönüştüğünü gösteriyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin İran'la yürüttüğü müzakereler nedeniyle Umman'ı bombalamakla tehdit etmesinden günler sonra, Washington'da Umman'ın ABD Büyükelçisi Talal er-Rahbi ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki iş birliğinin sürdürülmesi vurgulandı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, siyonist rejimin 8 Ekim 2023'ten bu yana ülkeye yönelik saldırılarında 8 bin 915 kişinin şehit olduğunu, 30 bin 543 kişinin yaralandığını açıkladı. Saldırılar son dönemde yeniden yoğunlaşırken, yalnızca 2 Mart'tan 21 Ağustos'a kadar 4 bin 348 kişi şehit edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ve ABD arasındaki gerilimin merkezindeki Hürmüz Boğazı'nı "Amerikan toprağı" olarak gördüğünü söyledi. Trump'ın açıklaması, İran'ın stratejik su yolunun kendi kontrolünde olduğunu vurguladığı bir dönemde geldi.