Gazeteci Muhammed Arab Şifa Hastanesinden alıkonuldu, iki yıl sonra mahkemede görüntülendi
Gazze Şeridi'ndeki Şifa Hastanesi'nde Mart 2024'te siyonist rejim tarafından alıkonulan Filistinli gazeteci Muhammed Sabir Arab, iki yılı aşkın süre sonra sözde askeri mahkemede görüntülendi. Belirgin şekilde zayıfladığı görülen Arab'ın uzun süredir yargılanmadan tutulması ve sağlık durumunun kötüleşmesi tepki çekti.
Filistinli gazeteci ve El Arabi televizyonunun Gazze'nin kuzeyindeki muhabiri Muhammed Sabir Arab, siyonist rejim tarafından Şifa Hastanesi'nden alıkonulmasının üzerinden iki yılı aşkın süre geçtikten sonra askeri mahkeme salonunda görüntülendi.
16 Ağustos'ta mahkemeye çıkarılan Arab'ın görüntülerinde ciddi şekilde zayıfladığı ve uzun süreli tutukluluğun izlerini taşıdığı görüldü. Filistinli Esirler İçin Savunma Merkezi, Arab'ın iki yılı aşkın süredir ailesinden, kamerasından ve normal hayatından uzak tutulduğunu belirtti.
Şifa Hastanesinden alıkonuldu
Arab, Gazze'deki soykırımın ilk aylarında, Şifa Hastanesi'ne yönelik kuşatma ve baskın sırasında gazetecilik görevini yürütüyordu. 18 Mart 2024'te hastanenin avlusunda diğer sivillerle birlikte bekletildiği sırada siyonist askerler tarafından alıkonuldu ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Filistin Medya Geliştirme ve Özgürlükler Merkezi'nin araştırmasına göre askerler, Arab'ı kalabalığın içerisinden ayırarak sorgu sırasına gönderdi.
El Arabi televizyonu da Arab'ın Şifa Hastanesi'ne yönelik saldırıyı ve hastanenin kuşatılmasını takip eden gazetecilerden biri olduğunu ve alıkonulduktan sonra kendisiyle bağlantının kesildiğini bildirmişti.
Sde Teiman'da ağır koşullar
Arab'ın daha sonra Sde Teiman askeri "gözaltı" merkezinde tutulduğu ortaya çıktı. Avukatlarının Haziran 2024'te kendisiyle görüşebilmesinin ardından Arab'ın burada ağır kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin ifadeleri kamuoyuna yansıdı. Arab, kendisinin yanı sıra yaşlıların, çocukların ve engellilerin de bulunduğu bir ortamda tutulduğunu anlattı.
Arab, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamalarda, hastanede tamamen gazetecilik görevi nedeniyle bulunduğunu ifade etti. Siyonist rejimin ise Arab'ı HAMAS'a üyelik şüphesiyle alıkoyduğu ileri sürüldü.
Yargılanmadan tutuldu
Arab'ın hukuki durumu da uzun süredir tartışma konusu. Siyonist rejimin mahkemeleri, gazetecinin serbest bırakılması yönündeki talepleri reddederken, tutukluluğunu "yasa dışı savaşçı" şeklindeki hukuki düzenlemeye dayandırdı.
Kasım 2025'te Birüssebi'deki israil Merkez Mahkemesi, Arab'ın serbest bırakılması talebini reddetti ve tutukluluğunun süresiz devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca güvenlik makamlarının kamuoyuna ve savunmaya açıklanmayan "gizli dosya" kapsamındaki iddialarına dayandı. Arab'ın avukatı, müvekkilinin sırt ve sol göz ağrıları yaşamasına rağmen yeterli tıbbi tedavi görmediğini bildirmişti.
Açlık grevine başlamıştı
Muhammed Arab, Mayıs 2026'da tutsaklığının sürmesi ve sağlık durumunun kötüleşmesini protesto etmek amacıyla süresiz açlık grevine başladığını açıklamıştı.
Avukatı Halid Muhacine, Arab'ın yaklaşık iki yıldır esir bulunduğunu ve mahkemelerin serbest bırakılması yönündeki talepleri reddetmesi üzerine açlık grevine başvurduğunu belirtmişti.
Son görüntüler ise Arab'ın iki yılı aşkın esaret sürecinde yaşadığı sağlık ve fiziksel değişimi gözler önüne serdi. Avukatı ayrıca Arab'ın yaklaşık iki yıldır aynada kendi yüzünü dahi görmediğini belirterek, tutsaklık koşullarının mahpusun kendi kimliğinden ve görüntüsünden dahi koparılmasına yol açtığını ifade etti.
Muhammed Arab'ın mahkeme salonundaki görüntüsü, Gazze'deki soykırım sırasında gazetecilerin karşı karşıya kaldığı kötü muamele ve yargı süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
HAMAS, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanlarının yayımladığı ortak bildiriyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, siyonist rejim hükümetinin ABD Başkanı Donald Trump'ın planının uygulanmasına ilişkin yol haritasını reddetmesini kınayan tutumun önemli olduğunu bildirdi.
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasına rağmen saldırılarını sürdüren siyonist rejim, Tuffah Mahallesi ile Han Yunus'un güneyine hava ve topçu saldırıları düzenledi. Saldırılarda çok sayıda Filistinli yaralanırken, bir evde yangın çıktı.
Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar İşleri Kurumu, işgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin 1000 gündür dış dünyayla iletişim kurma haklarından mahrum bırakıldığını ve Uluslararası Kızılhaç Komitesinin esirleri ziyaret etmesine izin verilmediğini açıkladı. Kurum, bu süreçte işkence, aç bırakma, tıbbi ihmal ve tecrit uygulamalarının ağırlaştığına dikkati çekti.