İnsan hakları örgütlerinden siyonist rejimin şehit cenazelerini alıkoymasına tepki

Filistinli insan hakları kuruluşu El-Mezan, siyonist rejimin şehitlerin cenazelerini ailelerine teslim etmeyi reddetmesini "sistematik bir savaş ve insanlık suçu" olarak nitelendirdi.
Gazze merkezli El-Mezan İnsan Hakları Merkezi, siyonist rejimin Filistinli şehitlerin cenazelerini alıkoyma politikasını sert bir dille kınadı. Açıklama, 27 Ağustos "Şehitlerin Cenazelerinin Geri Alınması Ulusal Günü" vesilesiyle yapıldı.
Merkez, siyonist rejimin uygulamasının yalnızca sivillerin hayatlarını hedef almakla kalmadığını, aynı zamanda ailelerinin dini geleneklerine göre vedalaşma ve defnetme hakkını da gasp ettiğini belirtti. Açıklamada bu durumun "yaşayanlara ve ölülerine yönelik ağır bir hak ihlali" ve "ek bir savaş suçu" olduğu vurgulandı.
Siyonist rejim, 1967'den bu yana 552 Filistinlinin cenazesini ya soğuk hava depolarında ya da "numaralı mezarlıklarda" tutuyor. Bunların 296'sı 2015'ten sonra, 32'si ise cezaevlerinde hayatını kaybeden esirlere ait. Ayrıca Gazze'de yüzlerce şehidin kimliği bilinmeden defnedildiği, yalnızca 2024 yılı içinde siyonist rejimin en az 608 cenazeyi hiçbir bilgi vermeden teslim ettiği bildirildi.
El-Mezan, bu uygulamanın uluslararası hukukta "zorla kaybetme" ve "sistematik ihlal" kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Siyonist rejimin sözde mahkemelerinin de 2019'da verdiği bir kararla, şehitlerin cenazelerinin "müzakere kozu" olarak tutulmasını meşrulaştırdığı belirtildi.
Açıklamada, uluslararası toplum ve özellikle Cenevre Sözleşmesi'nin taraf devletleri ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne çağrı yapılarak, cenazelerin ailelerine teslim edilmesi ve kayıpların akıbetinin açıklanması istendi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Siyonist işgalcilerin tüm engellemelerine rağmen 50 bin Müslüman, Mescid-i Aksa'da cuma namazı kıldı, Gazze ve Batı Şeria şehitleri için gıyabi cenaze namazı eda etti.
HAMAS yetkilisi Basem Naim, Bahreyn'in yeni siyonist büyükelçiyi kabul etmesini "Gazze'de süren soykırıma ortaklık" olarak nitelendirdi ve bunun İslam İşbirliği Teşkilatı kararlarıyla çeliştiğini vurguladı.
Malezya Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan, Gazze'deki yıkım nedeniyle siyonist rejimin BM üyeliğinin askıya alınması ve uluslararası yaptırımlar uygulanması çağrısını yineledi.
Norveç Kalkınma Bakanı Åsmund Aukrust, Gazze'de yaşananların uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurgulayarak acil ateşkes çağrısında bulundu. Aukrust, gıda, su ve ilacın silah olarak kullanıldığını belirterek yardımların derhal girişine izin verilmesi gerektiğini söyledi.