İşgalciler İngiltere'nin Kudüs'teki konsolosluğunu kapattı: Londra'dan misilleme sinyali
İşgal rejiminin Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatma kararı sonrası binadaki konsolosluk tabelaları söküldü. İngiltere ise karara karşı çıkarken, yerleşimlerin genişletilmesine finansman sağlayan kurumlara yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor.
Siyonist rejim, İngiltere'nin Batı Şeria'daki yeni işgal alanlarına yönelik yaptırımlarına tepki olarak Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunun kapatılmasını istemesinin ardından binadaki tabelalar söküldü.
Doğu Kudüs'teki konsolosluk binasında çalışanların "İngiliz Başkonsolosluğu" yazılı tabela ile konsolosluk bölümünü gösteren levhayı kaldırdığı belirtildi. Binanın üzerindeki İngiliz bayrağının ise yerinde kaldığı ifade edildi.
İşgal rejimi sözde Dışişleri Bakanı Gideon Saar, başkonsolos ile 20 diplomatın görevlerini tamamlayarak kentten ayrılacağını açıkladı. İngiliz hükümetine, sınırlı faaliyet yürütmek üzere binada 7 diplomat bulundurma izni verildiği bildirildi.
İngiltere karara karşı çıktı
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, işgal rejiminin konsolosluğu kapatma konusunda hukuki yetkiye sahip olduğu yönündeki yaklaşımı reddettiklerini söyledi.
Miliband, İngiltere'nin konsolosluk binasını kapatmayacağını, bunun yerine binaya "İngiliz misyonu" statüsü vereceğini belirtti. İngiliz Bakan ayrıca, müzakereler sürdüğü ve güvenilir olduğu sürece işgal rejiminin diplomatlarını sınır dışı etmeye yönelik bir adım atılmayacağını ifade etti.
İngiltere'nin, konsolosluğun kapatılması ve diplomatların kentten çıkarılması halinde karşılık olarak 27 işgal rejimi diplomatını sınır dışı etmeyi değerlendirdiği de daha önce gündeme gelmişti. Bazı İngiliz yetkililerin, her gönderilen İngiliz diplomat için bir işgal rejimi diplomatının sınır dışı edilmesini içeren bir formül üzerinde durduğu aktarıldı.
İngiltere'nin Kudüs'teki diplomatik varlığı yaklaşık 200 yıllık geçmişe sahip. Konsolosluk, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün yanı sıra Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerle ilişkilerin yürütülmesi ve konsolosluk hizmetlerinin sağlanmasından sorumlu.
Bankalar yaptırım endişesi yaşıyor
Öte yandan işgal rejimindeki bankalar, İngiltere'nin yeni yaptırım hazırlığı nedeniyle baskı altında.
Haaretz gazetesinin aktardığı değerlendirmeye göre, israil Bankalar Birliği, İngiltere'nin yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat faaliyetlerinde bulunan veya bunları finanse eden kurumları da kapsayabilecek yaptırımlarının finans kuruluşlarını etkilemesinden endişe ediyor.
Bankaların özellikle Doğu Kudüs ile Maale Adumim arasındaki "E1" projesine ilişkin ihalelere katılacak müteahhitlere finansal teminat verip vermeyecekleri konusunda çekimser kaldığı belirtildi. Projenin Filistinlilere ait arazilerin gasbedilmesi ve Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki bağlantının koparılması sonucunu doğuracağı ifade ediliyor.
İngiltere, 8 Eylül'de aralarında Fransa, İspanya ve Kanada'nın da bulunduğu 12 ülkeyle birlikte işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan yeni işgal alanlarıyla ticareti yasaklama kararı açıklamıştı. Londra yönetimi daha sonra yaptırım kapsamını, bu alanlarda inşaat yapan veya finansman sağlayan kişi ve kuruluşları da içine alacak şekilde genişletme niyetini duyurdu.
İşgal rejimi yönetiminin, "E1" projesi kapsamında ekim ayında 2 bin 167, ağustosta ise 1234 konutluk ihale planladığı, böylece toplam sayının 3 bin 401'e ulaşmasının öngörüldüğü bildirildi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İşgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlere yönelik İngiliz yaptırımları Tel Aviv-Londra hattında yeni bir krize yol açarken, Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunun statüsü değiştirildi. İşgal rejimindeki bankalar olası yaptırımlardan endişe ederken, Avrupa'da işgalcilere yönelik seyahat ve akademik baskıların arttığı bildiriliyor.
Siirt'te 7 Ekim Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Gazze'deki saldırılara ve Filistin'deki işgale dikkat çekerek, Aksa Tufanı'nın dünyaya direnişi ve yaşanan zulmün boyutlarını gösterdiğini ifade etti.
Siyonist rejim, işgal altındaki Batı Şeria'nın farklı bölgelerine düzenlediği baskınlarda en az 36 Filistinliyi alıkoydu, onlarca kişiyi ise sahada sorguladı. Baskınlarda evler tahrip edilirken Filistinlilere yönelik darp ve kötü muamele de yaşandı.