Siirt'ten 7 Ekim mesajı: Aksa Tufanı dünyaya direnişi öğretti
Siirt'te 7 Ekim Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Gazze'deki saldırılara ve Filistin'deki işgale dikkat çekerek, Aksa Tufanı'nın dünyaya direnişi ve yaşanan zulmün boyutlarını gösterdiğini ifade etti.
7 Ekim Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü dolayısıyla Siirt'te düzenlenen programda Filistin'de yaşananlar ve Gazze'deki durum ele alındı. Programda konuşan Peygamber Sevdalıları Dernek Başkanı Orhan Ay, İHH Siirt İnsani Yardım Derneği Başkanı Mehmet Faruk Süzgün, Önder Siirt İmam Hatip Derneği Başkanı Musa Doğrusever ve HÜDA PAR Siirt İl Başkanı Abdulhakim Tekin, 7 Ekim'in Filistin meselesindeki önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Zulüm ve soykırım o gün başlamadı”
HÜDA PAR Siirt İl Başkanı Abdulhakim Tekin, 7 Ekim'in öncesinde de Filistin'de işgal ve soykırımın sürdüğünü belirterek, “7 Ekim Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü. Aksa Tufanı aslında o güne kadar süre gelen, devam eden soykırımın, katliamların bir haykırışıydı. O güne kadar Filistin halkına dönük işgallerin, yok etmenin bu tür girişimlere karşı Müslümanların bir çığlığıydı, bir haykırışıydı. Bu vesileyle bir kez daha zalimlerin gerçek yüzü dünyaya, insanlığa tanıtılmaya çalışıldı. Aslında sistemli bir soykırım ve işgal var ama 7 Ekim Aksa Tufanı sadece bunu duyurdu. Mevcut zulmün, mevcut soykırımın insanlığa, dünyaya, yeryüzüne duyurulmasına vesile oldu. Yoksa zulüm ve soykırım o gün başlamadı, o günden çok daha önceydi. Bu anlamda Müslümanlara tabii ciddi anlamda dersler var bu meselede. 7 Ekim Aksa Tufanı sadece Filistin'le sınırlı, sadece oradaki Müslümanlarla alakalı bir husus değildir. Bütün bir Müslümanlığa, insanlığa karşı belki Allah'ın bir uyarısı, mesajıdır. Müslümanlar kendi sahip oldukları güç ve kapasitenin farkında değiller. Eğer yeterince ortaya bir irade ve bu iradeyi takip eden bir gayret koyabilirsek, Filistin mevcut zulümden ve soykırımdan rahatlıkla kurtulacaktır.” dedi.
“Aksa Tufanı bütün dünyaya direnişi öğretti”
Peygamber Sevdalıları Dernek Başkanı Orhan Ay, Aksa Tufanı'nın dünyanın Filistin'de yaşananlara bakışını değiştirdiğini belirterek, “Aksa Tufanı bütün dünyaya direnişi öğretti. Aksa Tufanı aynı zamanda siyonist Yahudilerin iç yüzünü de bütün dünyaya gösterdi. Daha önce Yahudiler sürekli mağdur edildiklerini, soykırıma uğradıklarını söylüyorlardı. Bu direniş gösterdi ki aslında dünyadaki bütün fitnelerin kaynağı, bütün savaşların bir sebebi yine bu siyonist Yahudilerdir. Kendi çıkarları için dünyayı kan gölüne çevirmekten imtina etmezler. Onun için siyonist Yahudiler aslında bütün dünyanın başına beladırlar. Bunların bir şekilde durdurulması lazım." dedi.
"Hiç kimse bunlara karşı çıkmadıkları için büyük bir kibirle kendilerini dünyanın hâkimi görüyorlardı." diyen Ay, "Ancak Aksa Tufanı, imkânsızlıklara rağmen bunların bu kibrini yıktı. Zaten bu hırçınlıkları da etrafa sürekli saldırmaları, çoluk çocuk öldürmeleri, taş üstünde taş bırakmamalarının bir sebebi de budur. Yani emellerinin ortadan kalkması, bütün dünyanın onlardan haberdar olması. Zira onların amacı, gayesi Arz-ı Mevdud sınırları içerisinde bir siyonist Yahudi devleti kurmak ve bütün insanlığı kendilerine köle yapmaktı. Sosyal medya üzerinden, televizyonlar üzerinden kendi pisliklerini gizlemeye çalışıyorlardı. Aksa Tufanı, Filistin direnişi onların bu necis, kötü iç yüzlerini de ortaya çıkardı.” ifadesini kullandı.
“Bu zihniyet bütün bölgenin istikrarını tehdit ediyor”
İHH Siirt İnsani Yardım Derneği Başkanı Mehmet Faruk Süzgün ise Gazze'deki insanların ortaya koyduğu duruşun önemine dikkat çekerek, “Gazze'de yaşayan kardeşlerimiz bize İslami duruşu, mücadeleyi, orada Müslüman duruşunun nasıl olacağını bize gösterdi. Bu anlamda oradaki kardeşlerimizi takdir ediyoruz. Kalbimiz onlarla, gönlümüz onlarla. Gazze'de soykırımın, Filistin'de işgalin ve hukuk tanımazlığın karşısında dünya uzun bir süredir sessiz kaldı. Bu sessizlik siyonist israile yeni suçlar için cesaret veriyor ve şahit oluyoruz. Gazze ile sınırlı kalmıyor. Şu an Suriye'de de, diğer ülkelerde de israil zulmünü devam ettiriyor. Soykırımını orada da uyguluyor. Bu sadece Filistin meselesi olarak görmüyoruz biz bu olayı. Bu zihniyet bütün bölgenin istikrarını ve tüm dünyanın geleceğini tehdit ediyor. Bu sistematik bir sapıklığa erişmiştir. Biz sessiz kaldıkça da bu zulüm devam edeceğe benziyor. Bunun için bütün insanlık, sadece Müslümanlar değil, israile karşı tepkisini göstermelidir.” diye konuştu.
“Aksa Tufanı Müslümanların uyanışına vesile oldu”
Önder Siirt İmam Hatip Derneği Başkanı Musa Doğrusever de Aksa Tufanı'nın Müslümanların yaşananlara ilişkin farkındalığında etkili olduğunu belirterek, “Üç yıl önce katil israilin yapmış olduğu zulümlerin artık belli bir noktasından sonra orada yaşayan Müslüman kardeşlerimiz, yıllardır yaşamış oldukları büyük zorluklara rağmen hiçbir zaman kimseye bir zararları olmamıştı. Ama ne zaman ki işte katil israil kendilerine bu büyük zulümleri yaşattıktan sonra artık kendilerini savunmak zorunda kaldılar ve o gün Müslümanların aslında ne kadar bir mücadele gücüne sahip olduklarını, Müslümanların ne kadar izzet sahibi olması gerektiğini bütün dünyaya bu şekilde haykırdılar. Elhamdülillah o gün Aksa Tufanı'yla Gazzeli Müslüman kardeşlerimizin yapmış olduğu bu davranış, bu direniş hareketi belki biz Müslümanların uyanışına da bir nebze olsun vesile olmuş oldu." dedi.
"Bütün dünyada insanlara Gazze'de yaşanan zulüm anlatılsaydı belki bu kadar ses getirmezdi." ifadesiyle sözlerini sürdüren Doğrusever, "Ama artık dünya Gazze'nin ne kadar masum, ne kadar mazlum bir halk olduğunu görmüş oldu. Bu sayede de bütün dünya israilin ne kadar gaddar, ne kadar zalim, ne kadar insafsız, insanlıktan uzak olduğunu bu sayede görmüş oldular. Ben burada Gazzeli kardeşlerimizin hepsine buradan selam gönderiyorum. Yaralarına Rabbim acil, kâmil şifalar ihsan eylesin. Şehitlerine Rabbim cennetin en güzel yerinde yerler nasip etsin ve Kudüs'ün özgürlüğünü görmeyi hepimize nasip ve müyesser eylesin.” dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Siirt Üniversitesi'nde düzenlenen “Yedi Bölge Tek Ses: Filistin Sözlüğü” programında Kudüs ve Filistin meselesi tarih, sanat, edebiyat ve toplumsal hafıza ekseninde ele alındı. Programın sonunda uçurtmalar Filistin için gökyüzüne bırakıldı.
İşgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlere yönelik İngiliz yaptırımları Tel Aviv-Londra hattında yeni bir krize yol açarken, Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunun statüsü değiştirildi. İşgal rejimindeki bankalar olası yaptırımlardan endişe ederken, Avrupa'da işgalcilere yönelik seyahat ve akademik baskıların arttığı bildiriliyor.
İşgal rejiminin Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatma kararı sonrası binadaki konsolosluk tabelaları söküldü. İngiltere ise karara karşı çıkarken, yerleşimlerin genişletilmesine finansman sağlayan kurumlara yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor.