İşgalciler Mescid-i Aksa içerisindeki İslami kurumları hedef alıyor
Kudüs Uluslararası Kurumu, işgalcilerin Mescid-i Aksa içerisindeki İslami vakıflara ait idari yapıları sistematik şekilde hedef aldığını belirterek, bunun Ürdün'e bağlı vakıfların yetkilerini zayıflatma ve Aksa üzerindeki kontrolü artırma girişimi olduğunu açıkladı.
Kudüs Uluslararası Kurumu, işgal polisinin son aylarda Mescid-i Aksa'da bulunan İslami vakıflara bağlı tesislere yönelik uygulamalarını yoğunlaştırdığını duyurdu. Kurum, güvenlik gerekçeleri öne sürülerek yürütülen bu adımların, Ürdün Vakıflar İdaresi'nin Aksa'daki rolünü aşamalı olarak etkisiz hale getirmeyi amaçladığını bildirdi.
Yapılan açıklamada, son olarak Mescid-i Aksa'nın güneybatısında yer alan Musa Kubbesi'nin hedef alındığı belirtilirken, benzer uygulamalara maruz kalan yapı sayısının dörde yükseldiği ifade edildi. Hedef alınan diğer yapılar arasında Rahmet Kapısı Musallası'nın üzerindeki İmam Gazali Kubbesi, Aksa'nın kuzeydoğusunda bulunan Daru'l-Hadis binası ve kuzey avlusundaki Süleyman Kubbesi yer alıyor.
Kuruma göre işgalciler, söz konusu tesislere güvenlik bahanesiyle baskınlar düzenliyor, kilitleri kırıyor ve binaların yeniden kapatılmasına veya idari amaçlarla kullanılmasına izin vermiyor. Ardından yapılar açık bırakılarak içeride görev yapan ya da buralara giren kişiler çeşitli gerekçelerle takip ve baskıya maruz bırakılıyor.
Açıklamada, bu yöntemin geçmiş yıllarda Rahmet Kapısı Musallası'na karşı uygulanan politikaları hatırlattığı vurgulanırken, amaçlanan sonucun vakıflara ait yapıların idari ve dini işlevlerinden uzaklaştırılarak zamanla işgal polisinin denetimine geçirilmesi olduğu kaydedildi.
Kudüs Uluslararası Kurumu, hedef alınan yapıların Mescid-i Aksa'nın farklı bölgelerine dağılmış olmasının tesadüf olmadığını belirterek, bunun Aksa içerisinde yeni bir fiili durum oluşturma ve Ürdün'e bağlı İslami vakıfların yetkilerini daraltma çabasının parçası olduğunu ifade etti. Kurum, söz konusu girişimlerin Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüyü tehdit ettiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca Ürdün'e, Mescid-i Aksa'yı ve vakıfların rolünü korumaya yönelik daha etkili adımlar atma çağrısı yapılırken, Arap ve İslam ülkelerinden de Kudüs'teki mukaddes mekanlara yönelik tehditlere karşı ortak bir tutum geliştirmeleri istendi.
Kurum, açıklamasının sonunda halk kuruluşları, sivil toplum örgütleri, siyasi hareketler ve din alimlerine çağrıda bulunarak Mescid-i Aksa'yı destekleyen faaliyetlerin artırılmasını ve işgalcilerin uygulamalarına karşı dayanışmanın güçlendirilmesini talep etti. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
HAMAS, işgalcilerin Mescid-i Aksa içerisindeki tarihi ve idari yapılara yönelik uygulamalarının tehlikeli bir aşamaya ulaştığını belirterek Filistin halkına genel seferberlik çağrısı yaptı. Hareket, Aksa'nın İslami kimliğini hedef alan girişimlerin durdurulması için İslam dünyasını da harekete geçmeye davet etti.
5 Haziran'da El-Halil'de siyonist rejim güçlerinin bir araca açtığı ateş sonucu 7 aylık Filistinli bebek Sam Ebu Heikel'in şehit olduğu saldırıya ait görüntülerin ortaya çıkması infiali artırdı. HAMAS, saldırının sivilleri hedef alan sistematik bir politikanın parçası olduğunu belirtti.
Gazze'nin batısında iki gün önce gerçekleştirilen saldırıda ağır yaralanan küçük Melek Abdullah Kadum, hayatta kalma mücadelesini kaybederek şehit oldu. Melek'in, aynı saldırıda şehit olan babası ve ablasının ardından hayata veda etmesi Gazze'de derin üzüntüye neden oldu.