Siyonist rejimin gizli mezarlıkları: Filistinlilerin kimliği yok ediliyor
Euro-Med İnsan Hakları Örgütü, siyonist rejimin Gazze'de Filistinlilerin cenazelerini kimliği belirsiz mezarlara gömmesinin sistematik ve kasıtlı bir uygulama olduğunu belirterek uluslararası soruşturma çağrısı yaptı.
Euro-Med İnsan Hakları Örgütü, siyonist rejimin Gazze'de yürüttüğü saldırılar sırasında Filistinlilerin cenazelerini gizli ve kimliği belirsiz mezarlara gömmesinin artık bireysel ihlallerle açıklanamayacak kadar sistematik bir politika haline geldiğini açıkladı. Örgüt, bu uygulamanın, ailelerin yakınlarının akıbetini öğrenmesini engellediğini ve olası savaş suçu ile insanlığa karşı suçların delillerini yok etmeye yönelik olduğunu vurguladı.
Örgüt tarafından yapılan açıklamada, CNN tarafından yayınlanan son araştırmanın, bölgede yürütülen kapsamlı saha çalışmaları, şahit ifadeleri ve tıbbi ekiplerden toplanan bilgilerle örtüşen bulgular içerdiği kaydedildi. Euro-Med, özellikle yardım dağıtım merkezlerinin çevresinde ve zorunlu göç koridorlarında çok sayıda Filistinlinin kimliksiz şekilde toprağa verildiğinin belgelendiğini aktardı.
Yerel kaynaklar, işgalcilerin sivillerin cansız bedenlerine saatlerce hatta günlerce ulaşılmasını engellediğini, ardından aceleyle kazılan çukurlara gömerek delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığını belirtti. Bazı aileler, işgalcilerin geri çekilmesinin ardından akrabalarının cesetlerini sığ ve aceleyle kazılmış çukurlarda buldu.
Açıklamada ayrıca, bir Alman insani yardım çalışanının tanıklığına yer verildi. Tanık, yardım almak için bölgeye yaklaşan sivillerin işgalciler tarafından vurulduğunu, ardından kendisinden ceset parçalarını kepçelerle toplayarak bölgeden uzaklaştırmasının istendiğini anlattı. Bu durumun, sivillere yönelik kasıtlı saldırıların ve delil karartmanın açık bir göstergesi olduğu vurgulandı.
Euro-Med, en az 45 Filistinlinin yardım merkezleri çevresinde kaybolduğunu ve akıbetlerinin hâlâ bilinmediğini belirtti. Örgüt, bu kişilerin ya zorla kaybedildiğini ya da öldürülerek kimliği belirsiz noktalara gömülmüş olabileceğini aktardı.
Örgüt, siyonist rejimin bu uygulamalarının, uluslararası hukuka göre soykırım niyetini destekleyen unsurlar taşıdığına dikkat çekti. Açıklamada, gizli mezarlıkların bulunduğu yerlerin tamamının ilan edilmesi, delillerin korunması ve bağımsız adli ekiplerin Gazze'ye girişine izin verilmesi gerektiği belirtildi.
Euro-Med, uluslararası topluma acil çağrıda bulunarak; gizli mezarlıklar, zorla kaybetmeler ve sivillere yönelik sistematik saldırılar konusunda bağımsız ve tam yetkili bir uluslararası soruşturma başlatılmasını talep etti. Ayrıca, siyonist rejimin elindeki tüm kayıp, şehit ve esir listelerini açıklaması, ailelerin cenazelerini teslim alabilmesi için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'deki soykırıma destek veren ve Filistinlilerin yaşadığı acılarla alay eden paylaşımlarıyla tepki çeken Londra'daki restoran sahibi Harman Kapoor, boykot nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini belirterek yardım istedi. Sosyal medyada milyonlarca kez izlenen çağrı, kullanıcıların tepkisini dindirmedi.
Kudüslü kurumlar, siyonist işgal rejiminin Mescid-i Aksa'ya yönelik Yahudileştirme planlarına ve Müslümanlara uyguladığı kısıtlamalara karşı Filistinlileri cuma namazında Aksa'ya akın etmeye çağırdı. Kudüs, işgal altındaki iç bölgeler ve Batı Şeria'dan camiye ulaşabilecek Filistinlilerin katılımını artırmaları, nöbet tutmaları ve Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini korumaları istendi.
Siyonist rejimde 27 Ekim'de yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde, sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yeni hükümette Güvenlik ve Adalet bakanlıklarını istemesi, Netanyahu ile arasındaki görüş ayrılığını açık hale getirdi. Netanyahu'nun güvenlik alanındaki bakanlıkların Likud Partisi'nde kalacağını belirtmesi, koalisyon ortakları arasındaki yetki paylaşımı tartışmasını gündeme taşıdı.
İşgal rejiminin Damon Hapishanesi'nde tuttuğu 20 yaşındaki Besmele Saad ve 17 yaşındaki Sali Sadaka'nın sağlık durumlarının kötüleştiği bildirildi. Tecrit, fiziksel saldırılar, uyuz hastalığı, hijyen malzemelerinin yetersizliği ve kısıtlanan banyo imkanları altında tutulan Filistinli iki kadın esir için acil müdahale çağrısı yapıldı.