​'500 bin Suriyeliye ev sahipliği yapan şehiriz'

Gaziantep Valisi Davut Gül, "500 bin Suriyeli mülteciyi 8 yıldır kazasız ve belasız ağırlayan, kendi okullarında okutan, kendi hastanelerinde tedavi eden, kendi mahallelerinde yaşatan başka bir şehir göremezsiniz" dedi.

Gaziantep'te "Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Yasal Yönetsel ve Uluslararası Bilimsel Komitesi Sempozyumu" düzenlendi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, "Kültürel Mirasın Yönetiminde ve Tanıtımında Yerel Yönetimlerin Rolü" konusunun ele alındığı sempozyum, Zeugma Mozaik Müzesi'nde düzenlendi.

Sempozyumun açılışında konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep'in somut olmayan kültürel miras anlamında önemli bir değer taşıdığını aktardı.

Gaziantep'te bulunan 5 antik kentin sadece Gaziantep'in ve Türkiye'nin değil dünyanın ortak malı olduğunu söyleyen Gül, "Gaziantep'te kültürel mirası sahiplenme var ama bunun sürdürülebilir olması için ekonomik modelinin ortaya konulması lazım. Gaziantep'te de başka bir yerde de bunu sürdürebilmek için güçlü bir finansal altyapı gerekir. Şehirde bulunan 5 antik kent sadece Gaziantep'in ve Türkiye'nin değil Mısır'daki Piramitler, İstanbul'daki Ayasofya ve Çin Setti gibi tüm dünyanın ortak malıdır." dedi.

Somut olmayan kültürel miras anlamında da şehrin önemine değinen Vali Gül, "Bu şehir 100 yıl önce kurtuluş mücadelesi verirken şehrin 4'te birinin şehit olması, kalan 4'te üçünün de gazi olarak TBMM tarafından tescillenmesiyle gazilik unvanını aldı. Bu şehirdeki siyasi ve sosyal olaylara duyarlılık yaklaşık 100 yıl sonra da hala devam ediyor. 500 bin Suriyeli mülteciyi 8 yıldır kazasız belasız ağırlayan kendi okullarında okutan, kendi hastanelerinde tedavi eden, kendi mahallelerinde yaşatan başka bir şehir göremezsiniz. Hiçbir ayrım yapmadan dinine, mezhebine, milliyetine bakmadan kucak açan bir şehiriz. Bu yönüyle bu şehir somut olmayan kültürel miras anlamında önemli bir değer taşıyor." diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de "Dünya, zenginliğin ne olduğunu tartışıyor. Petrol rezervlerinin bulunduğu bölgelerde ekonomik anlamda bir zenginlik var ancak biz zenginliğin tarih olduğunu düşünüyoruz. Biz medeniyetimizi ve kültürel miraslarımızı zenginlik olarak tanımlıyoruz. Daha da önemlisi beşeri sermayeyi en büyük zenginliğimiz olarak görüyoruz. Yetişmiş insan gücü ülkenin en güvenilir mirası olarak görmekteyiz. Tarih ve medeniyet bilinciyle kendini yetiştirmiş insanlar, en büyük zenginliğimizdir." ifadelerini kullandı.

Programda misafir konuklar da birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma geçildi. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler