Memur-Sen Malatya İl Başkanı Hüseyin Söylemez, Komünist Çin rejiminin toplama kamplarında tutulan bir milyondan fazla Uygur’un, ideolojik programlarla kültürel, dini ve etnik yönden asimile edildiğine dikkat çekti.

Memur-Sen Malatya İl Başkanlığı, “10 Aralık İnsan Hakları Günü” münasebetiyle ikindi namazı çıkışı Yeni Cami Meydanında “Başta Doğu Türkistan Olmak Üzere Tüm Dünyada Zulüm Bitene Dek Meydanlardayız” sloganıyla basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Malatya İl Başkanı Hüseyin Söylemez,  dünyanın yaşadığı insani krizin arkasında emperyalizmin sömürü düzeninin olduğunu hatırlatarak, İnsanlığın zulümden kurtuluşunun İslam dünyasının dayanışmasından geçtiğine inandıklarını söyledi.

“66 ülkede yaşanan savaş ve çatışmalarda ölen her 4 kişiden 3'ünü siviller oluşturuyor”

Söylemez, “ABD’den Rusya’ya Çin’den AB’ye kadar küresel emperyalizm, insanlığa ve özelde İslam dünyasına karşı acımasız bir savaş yürütüyor. Küresel emperyalizm nedeniyle küresel yoksulluk ve açlık büyürken, iç savaşlar ve insani krizler derinleşiyor. Bugün dünyada 66 ülkede savaş ve çatışma yaşanırken ölen her 4 kişiden 3'ünü siviller oluşturuyor. 2018'de savaş ve çatışmalarda 12 binden fazla çocuk yaşamını yitirdi. BM’nin tespitlerine göre geçen yıl ölen ve yaralanan 24 binden fazla çocuğa karşı ağır hak ihlallerinin nedeni, çocukların savaşçı olarak kullanılması, cinsel şiddete maruz kalması ve hastane ya da okullara saldırılar düzenlenmesidir. Emperyalizmin kurduğu ya da koruduğu terör örgütlerinin saldırıları sonucunda 2018’de 16 bin kişi yaşamını yitirdi. Nitekim PKK/YPG’nin de, IŞİD’inde arkasında bu güçler var.” diye belirtti.

“Açlık, yoksulluk ve savaşlar nedeniyle 70 milyon insan mülteci durumunda yaşıyor”

Dünyadaki açlık, yoksulluk ve savaşlar nedeniyle 70 milyon insan mülteci durumunda yaşadığına dikkat çeken Söylemez, Batı’da yükseltilen ırkçılık ve göçmen düşmanı politikalar nedeniyle göçmenlere sistematik saldırılarla hatta Yeni Zelanda’da olduğu gibi büyük katliamlarla sonuçlandığını belirtti.

Söylemez, şöyle devam etti: “İslam dünyası ise Sykes-Picot düzeniyle birbirine düşman kılınmış, etnik, dini, mezhebi fay hatlarıyla tuzaklanmış olmanın ağır sonuçlarını yaşıyor. Filistin halkı, 70 yıldan fazla bir süredir Siyonist işgal güçlerinin sistematik soykırımına maruz kalıyor. Mescid-i Aksa işgal edilmiş ve yıkım tehdidi altında. Emperyalist paylaşımın en kanlı sahnesi Suriye, ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya, İran ve Esed rejimi saldırılarıyla kan gölüne dönmüş durumda. Yüzbinlerce kişinin öldüğü, 5 milyon 700 bin kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığı Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Eylül 2014’ten bu yana 900’ü çocuk ve 700’ü kadın olmak üzere 3 binden fazla sivili katlederken; Rusya, Eylül 2015’ten bugüne yaklaşık 2 bini çocuk en az 7 bin sivili katletti. Esed rejimi ise 2011'den bu yana 173'ü çocuk 14 bin 131 kişiyi işkencelerde öldürdü. 2018'de 1. 437'si çocuk 19 binden fazla insan yaşamını yitirdi.”

“Sisi cuntasının hapishanelerinde her yaştan binlerce kişi işkence ya da kötü koşullar nedeniyle hayatlarını kaybediyor”

Mısır’da Sisi cuntasının hapishanelerinde her yaştan kadın-erkek binlerce kişinin işkence ya da kötü koşullar nedeniyle hayatlarını kaybettiğine vurgu yapan Söylemez, “Sözde yargılamalarla idam ediliyor. Yakınlarının ve avukatlarının görüşmelerine izin verilmiyor. Sözde demokrat Batı’nın ikiyüzlülüğü Mısır’da yaşananların dünya kamuoyunda tartışılmasını engelliyor.” dedi.

“Toplama kamplarında tutulan bir milyondan fazla Uygur, ideolojik programlarla kültürel, dini ve etnik yönden asimile ediliyor”

Komünist Çin rejimi, İspanyolların Endülüs’te yaptığı fiziki ve kültürel soykırımın benzerini Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygurlara karşı gerçekleştirdiğini dile getiren Söylemez, 28 toplama kampında tutulan bir milyondan fazla Uygur’un, ideolojik programlarla kültürel, dini ve etnik yönden asimile edildiğine dikkat çekti.Söylemez, “Kampların dışında kalanlar ise evlerine yerleştirilen ve birlikte yaşamak zorunda bırakıldıkları Çinli erkekler üzerinden baskı görüyor. İşkence ve idam cezası karşısında Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hiçbir hak arama imkânı da bulunmuyor.” dedi.

“Yemen'de binlerce kişi öldü milyonlarca kişi açlıkla boğuşuyor!”

Yemen'de yapılan katliam ve zulümlere değinen Söylemez, bugüne kadar on binlerce kişinin öldüğünü ve milyonlarca kişinin açlıkla boğuştuğunu hatırlattı.

Söylemez, şöyle devam etti: “Açlık nedeniyle, beş yaş altı 85 bin çocuk öldü. Arakan halkı dünya tarihinde ender görülen bir soykırıma maruz kalırken, Keşmir 70 yıldır kanayan yara olmaya devam ediyor. Afganistan’da binlerce kişi ABD tarafından katledilirken, Pakistan’da da siviller ABD’nin saldırılarına uğruyor. Libya’da emperyalist güçler BM’nin tanıdığı meşru yönetime karşı Hafter güçlerini destekleyerek bir iç savaşı körüklüyor. Orta Afrika, Sudan, Irak, Somali, Çeçenistan ve diğer birçok İslam ülkesinde emperyalizmin ve işbirlikçilerinin sebep olduğu ağır insan hakları ihlalleri, ölümcül saldırılar yaşanıyor. Son 25 yılda savaşlarda 12,5 milyon Müslüman yaşamını yitirdi. Bu küresel çaplı bir soykırımın müsebbibi ya da faili emperyal sömürü düzenidir. Küresel medya ağı, bu vahşet tablosunu örterek gerçekleri tersyüz etmeye, emperyalizmin mütecaviz politikalarını haklı çıkarmaya çalışırken, BMGK gibi uluslararası yapılar, mağduru değil mağruru, mazlumu değil zalimi koruyarakhegemonik düzenin bekçiliğini yapıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Mavi Marmara soruşturma dosyasını, 'suçun UCM'de yargılanacak ağırlığa ulaşmadığı' gerekçesiyle 3. kez kapatma kararı alması bunun son örneğidir.”

Söylemez, son olarak şunları söyledi: “Bizler Memur-Sen olarak, dünyanın yaşadığı insani krizin arkasında emperyalizmin sömürü düzeninin olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İnsanlığın zulümden kurtuluşunun ezilen toplumlarınve İslam dünyasının dayanışmasından geçtiğine inanıyoruz. Bizler, Memur-Sen olarak Dünya İnsan Hakları günü münasebetiyle, bütün vicdanlı insanları, bütün erdemli hareketleri insanlık ortak paydasında mazlumlarla dayanışmaya davet ediyoruz. Buradan bütün dünyaya haykırıyoruz: Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanında zulme karşı durmaya devam edeceğiz. Emperyalizmin sömürü düzenine karşı direniş ateşini her koşulda harlamayı sürdüreceğiz. Biz vicdanın sesiyiz. Bütün sesleri sustursalar da vicdanın sesini susturamazlar. Tarihe ve insanlığa karşı sorumluluğumuz gereği susmayacağız. Mısır, Suriye, Doğu Türkistan ve Filistin zindanlarındaki kardeşlerimiz özgür oluncaya, dökülen kanlar duruncaya kadar mazlumların sesi, çığlığı olacağız.”

Basın açıklaması Memur-Sen Malatya İl Başkan Vekili Mehmet Engin’in, okuduğu duayla sona erdi.  (Mehmet Aslan-İLKHA)

YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.

İlgili Haberler

Bizi Takip Edin

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler