Yasin Börü Davası'nda mağdur avukatları, sanık avukatlarının mahkemeye katılmamasını, kararın referandumdan önce çıkmaması için gösterilen bir çaba olarak değerlendirerek, duruşmanın ertelenmesinin ise adaleti geciktirdiğini belirttiler.

PKK/HDP'lier tarafından 6-7 Ekim 2014 tarihli saldırılarda katledilen Yasin Börü, Hüseyin Dakak, Riyad Güneş ve Hasan Gökgöz'ün katil zanlılarının yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 24 Nisan'a erteledi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davaya sanıklar, bazı müdafi avukatları, müşteki avukatları ve mağdur aileler katıldı.

Bir önceki duruşmada, mahkeme heyeti sanık avukatlarının tamamının duruşmada hazır olmaları yönünde uyarılar yapmıştı, ancak sanık avukatlar duruşmaya yine katılmadı. Mahkeme heyetinin karar vermesi beklenen duruşmada sanık avukatların katılmaması nedeniyle karar açıklanmadı.

Duruşma sonrası İLKHA'ya açıklamalarda bulunan mağdur avukatlarından Hasan Bozdaş, sanıkların cezaevi içerisinde hâlâ örgütsel işbirliğine devam ettiklerini, diğer sanıkları baskı altına almaya çalıştıklarını ve kararın referandumdan önce verilmemesi için uğraştıklarını söyledi.

5 Ekim 2015 tarihinden bu yana ciddi bir adalet arayışında olduklarını belirten Bozdaş, "Ve artık sonlara yaklaştığımızı düşünüyoruz. 15'nci celse itibariyle de bu duruşmada kararın verileceğini bekliyorduk." dedi.

Geçen celsede mahkeme heyeti gelmeyen, mazeret veren avukat varsa onların müvekkilleri açısından dosyalarını tefrik edeceğini, diğer sanıklar açısından da bu duruşmada karar vereceğini belirttiğini hatırlatan Bozdaş, şunları söyledi:

Fakat adeta ciddi bir iş birliği içerisinde neredeyse yarı sayıda avukat bu duruşmada mazeret göndererek hukuki veya diğer sağlık sebeplerinden dolayı katılmayarak duruşmayı kilitlediler. F.G. isimli suça sürüklenen bir çocuk da mahkemeye celse arasında yazdığı bir dilekçede kendisine diğer sanıklar tarafından baskı yapıldığı, bu baskıda da avukatının duruşmaya katılmaması istendiğini belirtmişti. Mahkeme de bunu duruşma zaptına yazdı.

Avukatlar arasında ciddi bir iş birliği olduğunu ifade eden Bozdaş, "Sanıklar da cezaevi içerisinde hala örgütsel işbirliğine devam ediyorlar. Ve diğer sanıkları baskı altına almaya çalışıyorlar. Açıkçası kararın referandumdan önce verilmemesi için uğraştıklarını düşünüyoruz." diye konuştu.

"Sanıklar mahkemeyi kilitlemeye çalışıyor"

Sanıkların ciddi anlamda mahkemeyi kilitleme uğraşında olduklarını belirten Bozdaş, "Çünkü yarı sayıda sanık avukatları duruşmaya katılmadı. Bu da neredeyse bin kilometre öteden şehit aileleri açısından veya diğer meslektaşlarımız açısından ciddi bir sıkıntı doğurmakta. Biz önümüzdeki celsede yani 24 Nisan'a ertelenen celsede artık kararın verilmesini bekliyoruz. Ve duruşmayı uzatmaya, yani görevi kötüye kullanmaya yönelik suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştik. Ama mahkeme bu talebimizi reddetti. Açıkçası biz bu talebimizin de kabul edilmesini beklerdik. Zira dediğim gibi özellikle suça sürüklenen çocuğun dilekçesinden de anlaşılacağı üzere sanıkların avukatları üzerinde ciddi bir tahakküm olduğu ve avukatların bilinçli bir şekilde duruşmaya katılmaması yönünde zorladığını görebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

"Duruşmanın ertelenmesi adaleti geciktiriyor"

Duruşmanın ertelenmesinin adaleti geciktirdiğine vurgu yapan mağdur avukatlarından Şaban Dalgın ise "Gerçi mutlak adalet Allah katındadır. Ama bu dünyada da insanların adaletin bir nebze olsun gerçekleşmesi yönünde beklentileri ve temennileri var. İnsanların adalete olan güveni sarsılırsa toplumda kaos oluşur. Toplumda herkes kendi kendine adaleti tesis etmeye çalışır. Bu da toplumun zararınadır. Dileğimiz bir an önce Yasin Börü ve arkadaşlarının katillerinin tespit edilip cezalandırılmasıdır. Bununda bir an önce gerçekleştirilmesidir." diye konuştu.

"İşin içinde başka eller dolaşıyor"

Suça sürüklenen bir çocuğun diğer sanıkların kendisine baskı kurduğunu, dosyanın uzatılması için avukatının ve kendisinin mahkemeye katılmaması yönünde baskı oluşturulduğunu belirten Dalgın, "Bu da işin içinde başka ellerin dolaştığını, başkalarının bu dosyanın sulandırılması, uzatılması ve kamuoyunda gündem olmaktan çıkması için uğraştıklarını gösteriyor. Bütün bu oyunların bozulması için bir an önce kararın verilmesi lazım." dedi. (Mustafa Bikeç –İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler