​Yargı reformu paketine ilişkin konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Görmek istemediğimiz bir takım uygulamaların sona erdiği, herkesin hukuka sonuna kadar güvendiği bir ortamı hep birlikte inşa etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir dizi programlara katılmak üzere Gaziantep’e geldi. Bakan Gül ve Soylu, kentteki temaslarına Nizip ilçesinde Güneydoğu Entegre Antep Fıstıkçılık Fabrikası'nın açılışına katılarak başladı.

Fabrikanın açılışında konuşan Bakan Gül, yargı reformu paketine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak, hak edenin hak ettiği cezayı alması gerektiğini söyledi.

“Hak edenin hak ettiği cezayı almasını istiyoruz”

Gül, “Asayişin iyi olması, hırsızlık, mala zarar verme, dolandırıcılık gibi istenmeyen fiillerin olmamasını istiyoruz. Bu işler olduğunda da adil bir şekilde makul bir şekilde yargılama ile hak edenin hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Yani güçlü bir hukuk sisteminin olması lazım. Yapanın yanına kar kalan bir anlayış, hiçbir ülkede yatırımı getirmez. Yatırım hukuk devleti ne kadar güçlüyse, hukuk ve adalet ne kadar güçlüyse orada oluyor. Orada istihdam olur, ekonominin çarkları da daha güvenle döner. Hukuk ne kadar güçlüyse ekonomi de o kadar güçlüdür. Ekonomi ve hukuk iç içe geçmiş kavramlardır. Bu yüzden Türkiye'de bir yargı reformu başlangıcımız var. Her geçen gün bu adımlarla birlikte Türkiye hukuk sistemi daha adil bir hale gelecek. Görmek istemediğimiz bir takım uygulamaların sona erdiği, herkesin hukuka sonuna kadar güvendiği bir ortamı hep birlikte inşa etmeye çalışıyoruz. Eksiklerimizi tamamlayarak yolumuza devam etmeye çalışıyoruz.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da dünyadaki toplumsal, ekonomik ve sosyal olayların, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyaya taşınmak istendiğine dikkat çekti.

“Gaziantep ile Halep ve Şam arasında ne var?

Şili'den Irak'a, Venezuella'dan Afganistan ve Pakistan'a kadar dünyanın her noktasında bir karmaşanın olduğunu söyleyen Soylu, “Yıllardan beri ekonomik saldırılar, 15 Temmuz ve aramızdaki zenginlikleri aramızdaki sorunlara dönüştürmek isteyenler var. Ama tüm bunların yanında o kadar güzel şeyler de var. Burada sadece bir fabrikanın açılışına ev sahipliği yapıyor değiliz, aslında bir hikâyeye de şahitlik yapıyoruz. Aynı zamanda Türkiye'nin büyük dönüşümüne şahitlik ediyoruz. Bunu en iyi hisseden insanlar sizlersiniz. Geçmişte, Suriye istikrar içindeyken durumu en iyi hisseden de sizlerdiniz, bugün istikrarsızlık içerisinde olduğunu da en iyi hisseden sizlersiniz. Allah'ını seven söylesin, Gaziantep ile Halep ve Şam arasında ne var? Aynı kardeşlerin, aynı ticaret aklının olduğu, aynı komşuluk, kültürün birlikte yüzlerce yıl bir arada yaşandığı ve bunun sürdürülebilir olduğunu herkesin gördüğü bir coğrafyadayız. Bizi hangi sınır birbirimizden ayırır?” ifadelerini kullandı.

“Etrafımızdaki coğrafyada her türlü fitne ortaya dökülüyor da bizi yıkamıyorlar”

Bakan Soylu, “Ne yapmalıydık? Yıllardır ticaret, komşuluk yaptığımız, birbirimize kız alıp verdiğimiz insanlara sırtımızı mı dönecektik? Müslümanlığımız, insanlığımız ve kardeşliğimiz tartışılmaz mıydı? Yüzlerce yıl önce gelen Musevilere mi sırtımızı dönecektik? Bulgaristan'dan gelenlere mi sırtımızı döndük? Allah'ınızı severseniz kime sırtımızı döndük? Geçmişi düşünün, önceden daha mı zengindik de insanlara kucak açtık? Bugünkü gibi 10 bin dolar kişi başına düşen gelir seviyemiz mi vardı? Ayaklarımızın mecali bugünkü gibi güçlü müydü? Bugün olduğu gibi dünyanın en çok yardım yapan ülkelerinden biri miydik? Hayır. Biz bugün nasıl büyük bir milletiz. Amerika nasıl üzerimize oynuyor da yıkamıyor? Avrupa nasıl üzerimize oynuyor da bizi yıkamıyor? Etrafımızdaki coğrafyada her türlü fitne ortaya dökülüyor da bizi yıkamıyorlar. Neden? Çünkü biz bütün coğrafyaların, sıkıntıya düşenlerin ve hangi anlayışta kökende olursa olsun kucaklamaya çalıştığımız için bizi yıkamıyorlar. Çünkü Allah'ın emrettiğini yapıyoruz. Üç kuruş para kazandığımız için insanlığımızı unutmadık. Önemli olan Allah'ın gönlünü yapmaktır. Biz bugün buna talibiz. Çünkü belalardan ve musibetlerden bizi kendi gücümüz koruyacaktır. Yaratılmışların en şereflisi olarak Cenabı Allah'a olan hürmetimiz bizi koruyacaktır. Biz millet olarak bu hürmeti gösterdiğimiz sürece ayaklarımızın üzerinde duracağız. Başka bir iddia sahibi değiliz. Bugün bu yaptıklarımızın tamamı, dünyada kalma imtihanımızı başarıyla geçmektir.” şeklinde konuştu.

“Bugün dünyaya çok iyi bir örnek veriyoruz”

Suriye’nin, Irak’ın düzeleceğini ve İran’ın ise istikrara kavuşacağını belirten Soylu, son olarak şunları söyledi:

Balkanlar, Afganistan’da ve Pakistan'da yarından emin olmayan çocuklar, bombalar altında çocuğunu korumak için üzerine kapanan anneler, tüm bunlar düzelecek. Ama bu süreçte dünya ve Avrupa tarihi yazacak ki bunda bugünkü Türkiye pay sahibi olacak. Sadece bunların düzelmesinde değil, inşasında ve imarında, devlet olarak ortaya koyduğumuz tecrübede pay sahibi olacağız. Bundan dolayı da bizler öğrencilerimizi çok başarılı yapmalıyız. O yüzden mühendislerimiz çok başarılı olmalı. Bugün dünyaya çok iyi bir örnek veriyoruz. Hemen yanı başımızda Cerablus, Rai, Çobanbey, Azez, Mare, El Bab, Afrin istikrarsız bir ortamın bir huzur ortamına nasıl getirileceğini ortaya koyduk. Vallahi Amerika, Almanya ve İngiltere bunu yapamaz. Afrika'yı ve Asya'yı sömürdüler. Oraları neredeyse boş bir çuval gibi bıraktılar. Biz hiç bir zaman bir yeri sömüren bir devlet olmadık. Allah'tan korkar, medeniyetimizden çekiniriz.”

Konuşmaların ardından Bakan Gül ve Soylu ile beraberlerindekilerle fabrikanın açılışı gerçekleştirip, tesisi gezdi. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler