​

Yılbaşı kutlamalarının Pagan kültürüne ait olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Ünalan, Müslümanların müşriklere ait bir bayramı kutlamalarının hoşgörüyle karşılanamayacağını, kumarın da devlet eliyle teşvik edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Büyük günahların işlendiği ve ahlaksızlığın yaygınlaştığı yılbaşı gecelerinde kutlama yapan Müslümanların gaflet içinde olduğunu belirten Siirt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Ünalan yılbaşı, piyango ve şans oyunları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Kumarın, Kur'an-ı Kerim'in ayetleri ile açık ve net bir şekilde haram kılındığını hatırlatan Ünalan, kumarın zararlarının herkes tarafından kabul edildiğini söyledi.

Kumar yüzünden nice ailenin dağıldığını, gençlerin helak olduğunu anlatan Ünalan, Müslüman bir ülkede Milli Piyango kumarının, propagandasının yapılmasının ahlaksızlık olduğunu söyledi.

Ünalan, "Kumarın 'millisi& olur! Neden olur? Eğer İslami bir düzen, İslami bir ahlak, İslami bir kural yoksa millisi de şusu busu da olur ama Türkiye'de yüzde 95'i Müslüman olan bir ülkede 'milli' kelimesini kullanmak Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer. Bu, toplumun inancına, örfüne, geleneğine, hayat biçimine, fikir ve düşüncesine her şeyine terstir. Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, Milli Piyango yani 'milli kumar' adı altında propagandasını, reklamını, satışını yapmak elbette ki kabullenmesi mümkün olmayan bir durumdur. Bu ahlaksızlık, terbiyesizliktir.  İster devlet eli ile ister vatandaş eli ile ister kurumların eliyle olsun kumar kumardır." dedi.

"İslam şeriatı bir şeyi yasaklamışsa bir Müslüman bunu tartışamaz"

Ünalan, "Eğer Kur'an, Peygamber aleyhisselatu vesselam, İslam şeriatı bir şeyi yasaklamışsa bir Müslüman bunu tartışamaz. Bir Müslümanın bunun zarar ve faydalarını tartışma hakkı ve yetkisi yoktur. İslam'da Müslümanların bazı günleri kutlamaları, birbirlerini tebrik etmeleri, birbirlerini ziyaret etmeleri tavsiye edilmiştir. Hazreti Peygamber aleyhisselatu vesselam Medine'ye geldiği ilk yıllarda bakıyor ki bir takım törenler ve kutlamalar düzenleniyor. Bu kutlamaların ne olduğunu sorduğunda, şu cevabı alıyor: Bu kutlamalar Yahudi ve Hıristiyanların nevruz ve yılbaşı kutlamalarına benzer kutlamalardır. Resulullah aleyhisselatu vesselam kesinlikle bu tür kutlamaları yasaklamıştır. Cenab-ı Hakk, bunların yerine çok daha mübarek olan iki kutsal bayram, iki kutlama günleri nasip etmiş, o da Ramazan ve Kurban bayramlarıdır. İslam'da bazı mübarek geceler de vardır. Mesela Kadir gecesi, Ramazan geceleri ve buna benzer bazı geceler de yine Müslümanlar içindir. Ramazan ve Kurban bayramları gibi günlerde Müslümanların birbirlerini tebrik, ziyaret, hediyeleşmeleri, yardımlaşmaları İslam'da tavsiye edilmiştir." ifadelerini kullandı.

"Yılbaşı kesinlikle İslam'da da Hristiyanlıkta da yoktur"

Yılbaşı kutlamalarının Hıristiyan adedi değil Pagan kültürü olduğuna işaret eden Ünalan, "Dolayısı ile Müslümanların, müşriklerin bir bayramını kutlamaları asla söz konusu olamaz ve hoşgörü ile karşılanamaz. Resul-i Ekrem buyuruyor, hayat biçimi ile giyimi, konuşması ile 'Kim bir topluma benzerse o onlardandır.' Eğer bir Müslüman Hıristiyanlar ve Yahudiler gibi yaşayacak ise onlarla beraber haşır olacaktır. Bir Müslüman, her hangi bir toplum ve gruba asla benzeyemez, benzememesi lazım. Müslüman Müslümanca yaşar. Kur'an neden gönderildi? Kur'an gibi yaşamak için. Resulullah ve sahabeler neden bize örnektir? Onlar gibi yaşamak için. Bizler onlar gibi yaşamak için inanıyoruz. Onlar gibi yaşamayacaksak onlara inanmanın ne faydası olabilir?" şeklinde konuştu.

İslam dininin eğlenmeye tamamen yasaklamadığına dikkat çeken Ünalan, meşru olan tüm eğlencelerin Müslümanlar tarafından yapılabileceğini söyleyerek, "İnsan fıtratının ihtiyaç duyduğu hiç bir şeyi, İslam haram kılmamıştır. İnsanın fıtratına, ruhuna, düşüncesine, fiziğine zararlı olan şeyleri, İslam haram kılmıştır." dedi.

"Bir Müslüman ancak Hazreti Peygambere uyabilir"

Ünalan,"Bir Müslüman ancak Hazreti Peygambere uyabilir. Sahabeye, âlimlerimize göre yaşayabilir. Ezan okunacak, kalkacak namaz kılacak ve ondan sonra hindi, çerez yiyecek veya yılbaşını çevre ve ailesi ile kutlayacak. Böyle bir Müslümanlık yok. Müslümanların bidat ve hurafelere karşı ciddi anlamda mücadele etmeleri, kesin olarak tavır koymaları lazım. Yılbaşı gecesinde başka birinden hediye almak bile haramdır. Eğer başka zamanlarda hediye almıyorsanız, o gece hediye almanız, sadece o geceye mahsus o yemeği yemeniz ve onu işleyenlere destek vermeniz de haramdır. Şu medya ve televizyonlara bakın. Sabahtan akşama kadar lağım kusuyorlar ve Müslümanların bir tepkisi yok. Herkes evinde saatlerce o dizileri, ahlaksızlıkları izliyor. Başı örtülü kadın televizyona çıkıp çocuğunun babasını arıyor ve babasının kim olduğunu bilmiyor. Bir hafta boyunca bu fuhuş ve ahlaksızlığın reklamı televizyonlarda yapılıyor. Ne devlet müdahale ediyor ne de Müslümanlar müdahale ediyorlar. Böyle bir rezalet olabilir mi, böyle bir Müslümanlık olabilir mi? İman sadece 'la ilahe illallah' demekle olmaz, uygulamakla olur. İslam; uygulama, ahlak, hayata geçirme dinidir." şeklinde konuştu. (Murat Orhan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler