Muş’ta çirkin karikatüre tepki

Charli Hebdo dergisi ile Cumhuriyet gazetesinin, Hz. Muhammed (SAV)'e hakaret içerikli karikatürler yayımlamasına bir tepki de Muş İnanç ve Adalet Platformundan geldi.

Muş İnanç ve Adalet Platformu (MİAD) tarafından Charli Hebdo dergisi ile Cumhuriyet gazetesinin, Hz. Muhammed (SAV)'e hakaret içerikli karikatür yayımlamasına sert tepki geldi. Muş Belediye Meydanı'nda yapılan basın açıklamasını platform adına Doğan özlük okudu. Hz. Muhammed'e yapılan hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten özlük, yapılanların düşünce özgürlüğü değil inanca hakaret olduğunun altını çizdi.

Açıklamaya; ‘Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir' Tevbe Suresi'nin ayeti ile başlayan özlük, "Geçtiğimiz günlerde Fransa'nın başkenti Paris'te Charlie Hebdo ve çalışanlarına yapılan saldırıya yönelik tepkiler sürüyor. Bu olaya gösterilen ilk tepkilerin derli toplu bir düşüncenin yansıması olmasını zaten beklemiyorduk.

Charli Hebdo saldırısından sonra bunu bir bahane ve fırsat bilerek kendilerini barış güvercini gösteren kan emici Batı emperyalizminin dünyaya şirin gözükmek adına sözde birlik ve barış mesajı verip kendi zalimliklerini unutması ve unutturması; onları bizim gözümüzde asla aklamaz. Vicdan ve adalet sahibi insanların da bu oyuna gelmemeleri ve aldanmamaları gerekir" ifadelerini kullandı.

"Akan her damla kanda en az ABD, İsrail ve İngiltere kadar Fransa'nın da parmağı vardır"

Batının sözde demokrasi götürdüğü her ülkede sadece bombaların patladığına dikkat çeken özlük, "Çocuklar ölecek, kadınlar ölecek, kan akacak, gözyaşı dökülecek ve feryatlar kopacaktır. Batı'nın çok gelişmiş kitle imha silahları ile İslam coğrafyasında döktüğü kanın haddi hesabı yoktur. Cezayir'de, Mali'de, Orta Afrika'da, Libya'da, Irak'ta, Afganistan'da, Nijerya'da ya da bir başka İslam ülkesinde işgaller nedeniyle akan her damla kanda en az ABD, İsrail ve İngiltere kadar Fransa'nın da parmağı vardır" dedi.

Kutsala saldırının özgürlük olamayacağını belirten özlük, "İfade özgürlüğü adı altında İslam dünyasının kutsallarını aşağılamak, bütün insanlığa merhamet ve kurtarıcı olarak gönderilen peygamber efendimize hareket ve söylemlerde bulunmak; ne insanlık, ne adalet ne de düşünce ve ifade özgürlüğüdür." diye belirtti.

Cumhuriyet gazetesinin ifade özgürlüğü adı altında hakaret karikatürlerini yayınlamasına da sert bir dille tepki gösterilen açıklamada; "Ülkemizde yayın yapan Cumhuriyet Gazetesi ve bazı çevrelerin Peygamber efendimize yapılan hakaret içerikli karikatürleri yayımlayarak hakarete eşlik etmeleri; İslam düşmanlığının Müslüman ülkelerde de kök saldığını göstermesi açısından manidardır.

Kemalist Cumhuriyet gazetesini ve sözde düşünce özgürlüğü anlayışını yakından tanımaktayız. Kemalizm'in kutsallarının anayasayla korunduğu bu ülkede Cumhuriyet gazetesinin en ufak bir Kemalizm eleştirisini bile hakaret olarak kabul ettiği ve bu eleştirileri düşünceyi ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmediği herkesin malumudur. Cumhuriyet gazetesi söz konusu İslam ve İslami değerler olunca, en ağır hakaret ve iftiraları dahi ifade özgürlüğü bahanesiyle sahiplenme ve yayınlama küstahlığını göstermiştir." denildi.

Son olarak tüm Müslümanların kutsallarına sahip çıkılması istenen açıklamada, "MİAD Platformu olarak, peygamber efendimize ve dini kutsallarımıza hakaret eden herkesi lanetliyor ve kınıyoruz. Muş İnanç ve Adalet Platformu adına İslam ümmetine şu çağrıda bulunmak istiyoruz: Ümmet olarak birlik olmaktan, birlikte hareket etmekten ve dayanışma içinde olmaktan başka çaremiz yoktur. Değerlerimiz daha fazla aşağılanmadan, insanlarımız daha fazla kurban edilmeden ve ülkelerimiz daha fazla sömürülmeden; ümmeti her türlü zulüm ve sömürüye karşı Tevhid, adalet ve özgürlük temelinde kenetlenmeye davet ediyoruz." ifadelerine yer verildi.

Basın açıklamasının ardından Charli Hebdo dergisi ve Cumhuriyet gazetesine tepki amaçlı hazırlanan dövizler yakıldıktan sonra topluluk, sessiz bir şekilde dağıldı. (M. Şirin Çağlayan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler