​Trump'ın damadı olan Kushner'in öncülük ettiği "Yüzyılın Anlaşması (!)" olarak isimlendirilen Filistin davasını tasfiye etme planının resmi olmayan maddeleri basına bilinçli olarak sızdırıldı.

28 Ocak Salı gününe kadar işgalci ABD başkanı Trump tarafından açıklanması beklenen yüzyılın yüz karası antlaşması, İslam ümmetinin nabzını yoklama niteliği taşıdığı ifade ediliyor.

Yüzyılın anlaşması değil "yüzyılın anlaşmazlığı" olacak plan ile Filistinli mültecilerin ve Kudüs'ün hedef alındığı, Batı Yaka'ya el konulmasını amaçladığı belirtiliyor.

Bilinçli bir şekilde israil basını tarafından dünya kamuoyuna sızdırılan ve başarısız olmaya mahkûm planın detaylarında yer alan başlıca maddeler şöyle:

Kudüs'teki Filistinliler tehcir edilecek

Gazze ve Batı Şeria topraklarında Yeni Filistin isimli bir devletin kurulması öngörülürken, işgal rejimi tarafından yasadışı bir şekilde inşa edilen Yahudi yerleşim merkezlerinin işgal rejimine bağlanması tasarlanıyor.

Kudüs'ün taksim edilmediği ve işgal rejimi ile Yeni Filistin Devleti arasında ortak paya sahip olduğunun kaydedildiği plana göre, Kudüs'teki Arapların Yeni Filistin ismiyle kurulacak devlete nakledilmesi öngörülüyor.

İşgalci israil tarafından yerlerinden edilen 6 milyona yakın Filistinli mültecinin geri dönüş hakkı konusuna yer verilmediği ifade edilen planda, Filistin tarafına birtakım maddi yardımlar ile Kudüs'ün kenar mahallelerinden birinin başkent olarak önerildiği de kaydediliyor.

Filistinliler ile işgalci israilliler birbirlerinden ev satın alamayacak

Plana göre, Kudüs Belediyesi, Kudüs'ün tümünden sorumlu olacak. Kudüs'ün eğitim sorumluluğunu ise Yeni Filistin Devleti üstlenecek ve Kudüs Belediyesine su vergisi verecek. Yahudiler Arapların evlerini satın alamayacağı gibi, Araplar da Yahudilerin evlerini satın alamayacak. Kutsal mekanlar ise mevcut şekliyle kalacak.

Mısır'ın vereceği toprak parçasıyla Gazze taşınacak

Gazze için Mısır'ın bir miktar toprak vermesinin planlandığı tasarıda, Mısır'ın 'Yeni Filistin Devleti'ne vereceği topraklara Filistinlilerin yerleştirilmesi ve söz konusu topraklarda havalimanı, ziraat, sanayi ve ticaret bölgesinin oluşturulması öngörülüyor.

Mısır'ın ne kadar toprak vereceği üzerine tarafların ittifak etmesi ve adı daha sonra açıklanacak olan 'Yüzyılın Anlaşması'nı destekleyen devletlerin de buna aracılık etmesinin belirtildiği plana göre, Gazze ile Batı Şeria arasında otoyol inşa edilmesi ve yer altından su şebekesinin inşa edilmesine izin verilmesi tasarlanıyor.

Projelerin ağırlıklı finansmanı Filistin davasına ihanet edecek Arap ülkelerinden karşılanacak

Anlaşma içerisindeki projelerin hayata geçirilmesi için yeni 'Filistin Devleti'ne 5 yıl içerisinde 30 milyar dolar verilmesi öngörülüyor.

Bu miktarın yüzde 20'sini ABD, yüzde 10'unu Avrupa Birliği, yüzde 70'ini ise Körfez ülkelerinin karşılayacağı ifade ediliyor. Yüzde 70'in de kendi içerisinde Körfez ülkelerinin petrol kapasitelerine göre bölüştürüleceği ifade ediliyor.

Anlaşmayı destekleyen Arap ülkeleri de bu anlaşmanın karşılığı olarak işgalci siyonist rejimine savunma parası ödeyecek.

Filistin'in ordusu olmayacak

Yahudi yerleşim merkezlerinin işgal rejimine bağlanmasının masraflarını rejimin kendisinin karşılayacağının belirtildiği plana göre, Yeni Filistin Devleti'nin askeri olmayacak, devletin tek silahı polisteki silah olacak.

Plana göre, işgal rejimi ile 'Yeni Filistin Devleti' arasında savunma anlaşması imzalanacak ve işgal rejimi 'Yeni Filistin Devleti'ni dış saldırı durumunda koruyacak.

Plana göre anlaşmayla birlikte şu maddelerin de hayata geçirilmesi öngörülüyor:

Hamas silah bırakacak ve ekonomik yönden bazı kukla Arap ülkelerinin bağımlısı haline getirilecek

Anlaşmaya göre, Hamas, silahtan arındırılacak ve bu silahlar Mısır'a teslim edilecek. Hamas liderlerinin ve hareket mensuplarının şahsi silahları da teslim edilecek. Hamas üyeleri bunun karşılığında anlaşmayı destekleyen Arap ülkelerden aylık maaş alacak.

Gazze'nin Mısır ve işgal rejimiyle olan sınır kapıları uluslararası ticaret için açılacak. Gazze'nin Batı Şeria ile pazarı oluşturulacak. Deniz yoluyla da ticaret yapılabilecek.

Ürdün Vadisi işgal rejimi israilin kontrolüne verilecek

Ürdün Vadisi'nin işgal rejiminin kontrolünde olmasının öngörüldüğü anlaşma metnine göre, 90 yolunun 4 şeritli olacağı ifade ediliyor. İşgal rejiminin 4 şeride ayıracağı yolun iki şeridinin Filistin'e ait olması ve 'Yeni Filistin Devleti'ni Ürdün'e bağlaması planlanıyor.

Hamas'ın antlaşmayı kabul etmemesi durumunda direniş liderlerine suikast düzenlenecek

Plana göre, anlaşmanın Hamas veya Filistin Özerk Yönetimi tarafından kabul edilmemesi durumunda ABD, Filistin'e yönelik tüm mali desteğini çekecek ve başka ülkelerin mali destek vermesine de engel olacak.

Anlaşmayı Filistin Özerk Yönetimi'nin kabul edip Hamas ve İslami Cihad'ın kabul etmemesi durumunda ise ABD, işgal rejiminin Hamas ve İslami Cihad'a yönelik saldırılarını ve direniş liderlerine yönelik suikastlarını destekleyecek.

İşgalci ABD'nin Yüzyılın antlaşması (!) planına dünden bugüne tepkiler

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Yüzyılın anlaşmasına BM kürsüsünden sert tepki göstermişti.

Erdoğan BM kürsüsünde, "israil devletinin sınırları neresidir? 1948 sınırları mıdır, 1967 mi? Yoksa başka bir sınır mı var? Yüzyılın anlaşması olarak takdim edilen planın amacı Filistin halkının mevcudiyetini ortadan kaldırmak mıdır? Bunlar dünyayı kana mı bulamak istiyor" sözleriyle sert çıkmıştı.

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Ali Hamaney, Trump'ın, israil-Filistin meselesine çözüm bulmak amacıyla hazırladığı öne sürülen Yüzyılın Anlaşması (!) sadece Filistin halkına değil, insanlığa karşı bir suç olarak niteleyerek herkesi plana karşı çıkmaya çağırmıştı

İşgalci ABD'nin Yüzyılın Anlaşması planının "düşmanın tuzağı" ve "aldatmaca" olduğunu ifade ifade etmiş ve planın başarısızlığa mahkûm olduğunu belirtmişti.

Kudüs'ün hiçbir zaman işgalci israil'in başkenti olmayacağını, Golan Tepeleri'nin ve Batı Şeria'nın israil toprağı olmayacağını açıklayan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de "yüzyılın anlaşması" diye lanse edilen planı "yüzyılın iflası" diye nitelendirmişti.

Hamas Siyasi Bürosu Başkanı İsmail Haniye ise "Başkenti Kudüs olan Filistin devleti tanınmadığı sürece hiçbir anlaşmayı tanımıyor ve kabul etmiyoruz. Biz, Hamas olarak "Yüzyılın Anlaşması" olarak nitelenen şeyi tanımayacağımızı ilan ediyoruz. Yüzyılın Anlaşması planını bozmak her Müslümanın üzerine farzdır." dedi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Trump'ın Yüzyılın Anlaşması'nın detaylarını 28 Ocak Salı gününden önce açıklama düşüncesine tepki gösterdi.

Mahmud Abbas, ABD'nin 'Yüzyılın Anlaşması' projesi ile Bahreyn'in başkenti Manama'da gelecek ay düzenlenmesi planlanan ekonomi çalıştayı ile ilgili, "Yüzyılın utancının da Bahreyn'deki çalıştayın da cehenneme kadar yolu var" demişti.

FKÖ Yürütme Konseyi Üyesi Ahmed el-Mecdelani yaptığı açıklamada, "ABD'nin ilan edeceği bir şey kalmadı. Trump, arkadaşı Netanyahu'ya yarayan bir seçim propagandasına yatırım yapıyor. Yüzyılın Anlaşması planının bir değeri yok ve ABD'nin Filistin meselesindeki tutumu değişmedikçe Filistin'in ABD'ye karşı duruşunun da değişmeyecektir. ABD bir Yahudi devleti ve Batı Şeria'da bir güç paylaşımı istiyor. Ancak bu plan gerçekleşmeyecek." ifadelerini kullandı.

İslami Direniş Hareketi (Hamas) sözcülerinden Hazım Kasım açıklamasında, "Halkımızın direnişi, Yüzyılın Anlaşması'nı engelleyecek güçtedir." şeklinde konuştu.

Kasım, Filistin halkının Yüzyılın Anlaşması'yla mücadelede daha da kararlı olacağını ve Filistin direnişinin de anlaşmayı ebedi olarak gömeceğini ifade etti.

Yüzyılın ihanet projesine dikkati çeken Hamas Siyasi Büro üyesi Halil el-Hayye de "Bazıları bu projenin Filistin'i hedef aldığını sanıyor ancak Arap ve İslam ümmetini hedef alıyor. Tam merkezine yerleştirilen Filistin meselesi, bir geçiş kapısı." dedi.

Filistin Alimler Birliği Başkanı Mervan Ebu Ras, "Yüzyılın Anlaşması" planının işgalci israil lehine Filistin davasını tasfiye etmeyi amaçladığını, İslam ve Arap ülkelerinden "Yüzyılın Anlaşması"na karşı Filistin halkına destek vermeleri çağrısında bulundu.

Bazı Arap ülkelerinin Trump'ın damadı Kushner'in barış planı adı altındaki 'ihanet çalıştayı'na katılmasına Lübnan'dan da sert tepkiler gelmişti.

Lübnan'daki Arap siyasetçi, düşünür ve gazeteciler, söz konusu ülkelere; Filistin'in satılık olmadığını, ABD'nin 'Yüzyılın Anlaşması' planına ortak olan devletlerin hain olduğunu söyledi.

Filistinli yazar Muin Naim de bu planın, Filistin'i işgalci siyonistlere peşkeş çekme sürecinin bir parçası olduğunu belirtmişti.

Yüzyılın ihanetine taraf olanlar Devletler

Sözde Yeni Filistin Devleti'nin kurulmasını öngören bu anlaşmanın uygulanması için mali olarak destek sağlayacak ülkeler, başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve petrol üreticisi Körfez Arap ülkeleri olacak.

İhanet planına körfez ülkelerinden Suudi Arabistan, Birleşik Arapları Emirlikleri (BAE) ve Mısır'ın, Ürdün da destek verdiği belirtiliyor.

Bazı körfez ülkelerinin bu ihanet planına açıktan destek verememelerinin altında yatan sebebin kendi ülkelerindeki vatandaşlarından gelecek olan tepkiler olduğu söyleniyor.

Uzmanlar, bu ihanet planına destek verenlerin tespiti için Manama'da düzenlenen çalıştaya bakılması gerektiğini ifade ediyorlar

Hatırlandığı üzere, Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen çalıştayda her ne kadar Filistin'in ekonomik kalkınması konusu ön plana çıkarılmış olsa da zirvenin öncelikli ajandası Kushner'in "Yüzyılın Anlaşması(!)" için bölge yönetimlerinden destek almasıydı.

Bölgede giderek güçlenen işgalci ABD ve israil çizgisinde oluşturulan ittifaka destek veren ülkelerin güdümünde gerçekleştirilen bu çalıştaya ev sahibi Bahreyn'in yanında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar, Fas ve Mısır gibi Arap ülkeleri zirveye katılım gösterirken, Irak ve Lübnan toplantıya karşı çıkmışlardır. Cezayir, Libya, Somali, Umman ve Kuveyt gibi ülkeler ise toplantıya dair pozisyonlarını net bir şekilde açıklamazken, sürece destek olma konusunda çekimser kalmışlardı.

ABD Kongresi, "Yüzyılın Anlaşması'nı" finanse etmeyecek

ABD Kongresi, sözde Ortadoğu barış planını desteklemek için ABD yönetimi tarafından talep edilen yatırımı, 2019 Aralık ayında reddetmişti.

Milletvekilleri, gerekli tutar olan 175 milyon doları gelecek yılın bütçesine dahil etmeme kararı almıştı.

Üzerinde anlaşmaya varılan bütçe metnine göre, siyasi çabalar için 175 milyon dolar finanse edilmeyecek. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler