Türkiye, HÜDA PAR'ın kadınlarla ilgili çağrısını konuşuyor
HÜDA PAR'ın "personelinin tamamı kadınlardan oluşan hastaneler kurulsun" çağrısı tartışılmaya devam ediliyor. Farklı perspektiften değerlendirmeler yapılırken uzmanlar, sağlık sisteminin temel ilkelerini, hasta haklarını, mahremiyetin korunmasını ve kadınların sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları engellerin birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Hasta mahremiyeti konusunda yaşanan mağduriyetler konuşulmaya devam ederken, HÜDA PAR'ın özellikle de 'sadece kadın personeli olan kadın hastaneleri açılsın' talebi de gündemdeki yerini koruyor.
Kadınlar açısından özellikle kadın hastalıkları ve doğum, jinekolojik muayene ve bazı hassas muayenelerde kadın sağlık çalışanını tercih etmek, önemli bir ihtiyaç olarak görülüyor. Bu tercih, kişisel inançlardan, kültürel hassasiyetlerden, önceki deneyimlerden veya kişinin kendisini daha rahat ifade edebilme isteğinden kaynaklanabiliyor.
Türkiye'de Hasta Hakları Yönetmeliği; sağlık hizmetlerinden adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yararlanmayı, hastanın bilgilendirilmesini, mahremiyetinin korunmasını, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasını ve güvenli sağlık hizmeti sunulmasını güvence altına alan hükümler içeriyor. Hastalar ayrıca haklarının ihlal edildiğini düşündüklerinde şikâyet ve başvuru yollarını da kullanabiliyor.
Kadın hastanın kadın hekim veya kadın sağlık personeli talebi, özellikle mahremiyetin hassas olduğu muayenelerde ciddiyetle ele alınması gereken meselelerin başında geliyor. Bu anlamda, hastanın bedeninin, sağlık bilgilerinin ve muayene ortamının gizliliğinin korunması gerekiyor.
Kadınların sağlık hizmeti tercihlerini inceleyen araştırmalar; hekimin cinsiyeti, muayene biçimi, mahremiyet beklentisi, sağlık çalışanlarının tutumu ve randevuya erişim gibi unsurların sağlık hizmetlerinden yararlanmayı etkileyebildiği görülüyor.

Peki, bu bağlamda HÜDA PAR'ın talebi nasıl değerlendirilmeli?
HÜDA PAR, 26 Ekim 2026'da Hasta Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sağlık personelinin tamamı kadınlardan oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastanelerinin kurulmasını bir kez daha gündeme getirdi. Partinin yaklaşımında, mahremiyet kaygılarının kadınların muayeneden kaçınmasına veya tedavilerini ertelemesine yol açabildiği öne çıkıyor.
Bu talep iki açıdan incelenebilir. Birincisi, erişilebilirlik; kadın hekim ve kadın sağlık personelini tercih eden hastalara bu seçeneğin sunulması ki, bu kadınların muayene olmasını kolaylaştırabilir. Böylece daha önce çekinme nedeniyle ertelenen kontrollerin yapılması mümkün olabilir.
İkincisi, mahremiyet ve hasta memnuniyeti konusu. Yalnızca kadın personelin çalıştığı bir sağlık kuruluşu, bu tercihe sahip hastalar için kendilerini daha rahat ve güvende hissedebilecekleri bir seçenek oluşturur. Bu, özellikle jinekolojik muayene, gebelik takibi, doğum ve doğum sonrası bakım süreçlerinde önem taşıyabilir.

Geçmiş dönemlerde doğrudan muayene sırasında yaşanan olaylar ve kadınların sağlık hizmetini ertelediğine ilişkin birçok hadise de kamuoyuna yansımış ve mağduriyetlere çözüm getirilmesini zaruri kılmıştı.
Hatırlanacağı üzere son olay Adana'da yaşanmıştı. 12 Eylül 2026'da kadın hastalıkları nedeniyle hastaneye başvuran ve kadın hekimden randevu alan bir kadın, muayene ortamında erkek hekim ve erkek asistanlarla karşılaşınca kadın hekim veya kadın asistan tarafından muayene edilmek istedi. Ancak haklı talebi karşılanmadı. Yaşanan tartışmanın ardından beyaz kod verildi, hasta ve eşi ifade işlemleri için emniyet müdürlüğüne götürüldü. Kadın hasta o gün muayene olamadan hastaneden ayrıldı. Bu olay, kadın personel tercihinin karşılanmamasının sağlık hizmetine erişimi fiilen aksatabildiğini gösterdi.
Adana'daki hadise, doğrudan kadın personel tercihiyle ilgili somut bir örnek olarak göz önünde duruyor. Kadınların mahremiyet kaygısı yaşamadan sağlık hizmeti alabilmesi, hasta haklarının ve sağlık hizmetlerine erişimin önemli bir parçası olduğu gerçeği bir kez daha belirgin şekilde ortaya çıkmış oldu.

Tamamı kadın personelden oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri, bu ihtiyaca yönelik çözüm olarak değerlendiriliyor. Bunun yanında mevcut hastanelerde kadın hekim seçeneklerinin artırılması, mahremiyet kurallarının etkin uygulanması ve hasta tercihlerine saygılı yaklaşılması da gerekiyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), açıkladığı eylül ayı verilerine göre, işsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi artarken, istihdam edilenlerin sayısı 49 bin kişi azaldı. İşsizlik oranı yüzde 8,4’e, genç nüfustaki işsizlik oranı ise yüzde 14,8’e yükseldi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içerisinde 625 organize suç örgütüne yönelik toplam 1741 operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Operasyonlar kapsamında 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını belirten Çiftçi, suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Bingöl İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-23 Ekim tarihleri arasında, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar neticesinde çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 şahıs yakalandı.
Kocaeli’de beklenen sağanak yağış nedeniyle motosiklet, scooter, elektrikli scooter ve motokuryelerin saat 12.00’ye kadar trafiğe çıkmasına izin verilmeyecek.