Boks sporu için kullanılan kauçuk kafanın yumruklandığı videonun sosyal medyada paylaşılmasıyla görüntünün üzerine aynı görüntüyü yeniden paylaşan Hasret Yıldırım, Mustafa Kemal'e hakaret etmekten yargılanıp 1 yıl 3 ay ceza aldı.
Söz konusu videoda yer alan şahıs ve videoyu sosyal medyada paylaşanlar hakkında dahi bir işlem yapılmazken yalnızca "Atatürkçü Düşünce Derneği düşünedursun, kick boxcular çalışıyor" ifadelerini kullandığı için mahkemelik olup ceza aldı.

Niyet okuma ile 1 yıl 3 ay ceza verildi
Karşı karşıya kaldığı dava ve 4 duruşmalık yargılama süreci sonrasında aldığı ceza ile ilgili İLKHA muhabirine konuşan Hasret Yıldırım, "Sosyal medyada Mustafa Kemal'i müdafaa ettiğini söyleyen birisinin boks salonunda antrenman maskesini yumruklayan videoyu gördüm. Görüntü ve paylaşıma hiç müdahale etmeden, 'Atatürkçü Düşünce Derneği düşünedursun, Kick Boxcular çalışıyor' yazılı gönderiyi paylaştım. Paylaşım sonrası bir linç kampanyası başlatıldı. Bunun üzerine, 'Kauçuk kafa, dövüş sanatlarını icra edenlerin partneriymiş, içi kauçuk ile doluymuş, vurdukça yaylanıyormuş, bu toprakların açık hava tımarhanesi olduğunu bilmiyormuş, yumruk atan da garibanmış, hiçbir şeyden haberi yokmuş' şeklinde bir açıklama yaptım. Bu iş mahkemeye düşünce, savcı direk olarak, 'Sen Mustafa Kemal'e kauçuk kafa dedin' diyerek, mevzunun kauçuk kafanın Mustafa Kemal'e benzeyip benzemediğine geldi. İlk mahkemede hâkim bu kauçuk kafanın Mustafa Kemal'e benzeyip benzemediğinin tespiti için adli tıp kurumuna gönderdi. Adli tıptan olumsuz cevap gelince, ikinci mahkemede aynı şeyi İstanbul Jandarma Kriminal'e gönderdi ve oradan da olumsuz cevap geldi. Bu arada da bir ara karar alınarak, olumsuz cevap gelmesi halinde Güzel Sanatlar Fakültesi'nden 3 kişilik bir heyetin seçilip söz konusu görseli inceleyerek rapor düzenlenmesi talep edildi. Mahkeme heyeti, 'Sarı saçlı, mavi gözlü Mustafa Kemal'in bu siyahi mask ile ne ilgisi var?' demedi ve 3 devlet kurumunu meşgul etti. Neticede dördüncü mahkemede, 'Sanığın yorumu doğrudan Atatürk'ü kast ederek kauçuk kafa dediği anlaşıldığından' denilerek 1 yıl 3 ay ceza verdi. Madem bu karar alınacaktı neden 4 mahkeme gördük?" diye konuştu.
"5816 sayılı kanunun bu ülkede fikir özgürlüğü önündeki en büyük engel"
Bugüne kadar 110 tane 5816 davası ile yargılandığını ve hiçbirinde katiyen küfür, hakaret olmadığını belirten Yıldırım, "Önceleri çıkardığım bir gazetede, 'Hakaret etmeden, sövmeden, vesikalar ve hakikatlerle fikir ve ifade hürriyeti için Mustafa Kemal'i koruyan kanun kaldırılsın' başlığı nedeniyle dahi mahkemelik oldum. Biz, 5816 sayılı kanunun bu ülkede fikir özgürlüğü önündeki en büyük engel olduğuna inanıyoruz. Bu engel kaldırılsın veya asli vazifesini icra etsin." dedi.

"Mahkeme, vereceği hükmü gerekçelendirme çabasına girdi"
Söz konusu yargılama dosyasına ilişkin bilgi veren dava avukatı Ebubekir Esat Baş, "Müvekkilim 'Kauçuk Kafa' retoriği üzerinden bir yargılama geçirdi. Neticede yerel mahkemede 1 yıl 3 ay ceza aldı. Malum olduğu gibi spor salonunda kauçuk kafayı yumruklayan bir kişi söz konusu… Bu şahıs da kauçuk kafa Mustafa Kemal'e benziyor diye spor yapmıyor. Burada kötü niyetli şahıslar, görüntünün Mustafa Kemal'e benzediğini söyleyerek sosyal medyada paylaşım yaptılar. Bunun üzerine sol görüşlü bazı hesaplar, bu hakaretin Mustafa Kemal'e karşı yapıldığını söylediler. Müvekkilim yalnızca paylaşılanı paylaşıyor. Ardından, sanki bu paylaşımı kendisi yapmış gibi yansıtılarak bazı hesaplar müvekkilimin üzerine saldırmaya başladılar. Ardından müvekkilim konuya dair bir izahat da getiriyor. Hiçbir şekilde Mustafa Kemal'in şahsına yönelik bir paylaşımı yok. Bu bir yargılamaya muhatap kılındı. Genel hukuk kaidelerine aykırı bir kanun olması nedeniyle de sürekli tecrübe ettiğimiz üzere bu husus yargı ve savcının dikkatini çekiyor. Bu kauçuk kafanın Mustafa Kemal'e benzeyip benzemediğine dair bir çalışma yapılıyor. Jandarma Kriminal, Adli Tıp Kurumu, Güzel Sanatlar Fakültesi bunu dikkate almıyorlar. Mahkeme bir hüküm verecek ama bunu gerekçelendirme çabasına giriyor. Ardından savcının bir kanaati ile mahkeme hâkimi aleyhe hüküm veriyor." şeklinde konuştu.
"Hukuka aykırı olan ve birçok mağduriyete neden olan bu kanun kaldırılmalı"
Bu tür durumlarla çokça karşılaştıklarını, asıl meselenin temel hukuk kurallarına aykırı olan söz konusu kanunun kaldırılması gerektiğini aktaran Baş, kanunun toplumsal barışa, adalet duygusuna halel getirebileceğini, birçok kişinin mağdur olmasına neden olduğunu, hukukçuların dahi bu kanun ile baskı altına alındığını vurgulayarak kanunun yürürlükten kaldırılmasının daha yerinde olacağını ifade etti. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Prof. Dr. Yasin Aktay, okuma alışkanlıkları, İslam ülkeleri arasındaki savunma işbirlikleri ve Türkiye'nin dış politikası hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Batman'da düzenlenen kitap fuarında okuyucularıyla bir araya gelen yazarlar, dijital araçların okuma alışkanlığı üzerindeki etkisine dikkat çekerek gençlerin kitap ve bilgiyle daha fazla buluşması gerektiğini vurguladı.
Müslümanların Kur'an-ı Kerim'in ilk emri olan "Oku" çağrısına daha fazla önem vermesi gerektiğini belirten Tarihçi-Yazar Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, telefon kullanımının kitap okuma alışkanlığını ve insanlar arasındaki sohbet kültürünü olumsuz etkilediğini söyledi.