Âlimler Buluşması'na katılan âlimlerden birlik, kardeşlik ve davet vurgusu
İTTİHADUL ULEMA tarafından düzenlenen 11'inci Âlimler Buluşması'na katılan ulema İslam ümmetinin birliği, Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi, davet ve irşat çalışmalarının canlandırılması açısından önemli olduğunu belirtti.
İTTİHADUL ULEMA'nın 10-11 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdiği 11'inci Âlimler Buluşması'na farklı bölgelerden katılan âlimler, toplantının İslam dünyası açısından taşıdığı öneme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Musa Kılıç
Programı düzenleyen İTTİHADUL ULEMA'ya teşekkür eden Molla Musa Kılıç, dünyanın farklı bölgelerinden âlimlerin bir araya gelmesinin önemine değinerek şunları söyledi:
"Bu toplantı, gerçekten çok güzel ve faydalı bir buluşmadır. İslam âlemi açısından önemli bir imkân ve taze bir umut kaynağıdır. Burada yapılan değerlendirmelerden çok istifade ediyoruz. Özellikle Gazze meselesi son derece önemli ve hassas bir konudur. Bu tür meseleler karşısında İslam âlimlerinin bir araya gelmesi, birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü düşman merhametsizdir. Böyle bir düşman karşısında Müslümanların birbirlerine destek olması, birliklerini güçlendirmesi ve ortak bir duruş sergilemesi gerekir."
"O'nun mücadelesi, Müslümanların birlikte hareket etmenin önemini gösteren tarihî örneklerden biridir"
Âlimlerin bir araya gelmesinin yalnızca bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından değil, Müslüman toplulukların birbirlerini daha iyi tanıması ve aralarındaki bağların güçlenmesi açısından da önemli olduğunu belirten Kılıç "İslam âlimlerinin bir araya gelmesi, birbirlerini daha iyi tanımaları ve aralarındaki bağları kuvvetlendirmeleri açısından çok önemlidir. Kürtlerin, Arapların, Türklerin ve diğer Müslüman toplulukların birbirleriyle kaynaşması, ortak tarihlerini ve kardeşliklerini yeniden hatırlamaları gerekir. Tarihimize baktığımızda, farklı halkların İslam çatısı altında bir araya geldiğini görüyoruz. Selahaddin Eyyubi bunun önemli örneklerinden biridir. Kürtlerin ve Türklerin İslam tarihi boyunca birlikte hareket ettiği dönemler olmuştur. Bu kardeşlik ve dayanışma ruhunun günümüzde de yaşatılması gerekir." dedi.
Selahaddin Eyyubi'nin yetiştiği dönemin şartlarına ve çevresine de değinen Kılıç "Selahaddin Eyyubi'nin yetişmesinde ve İslam dünyasında önemli bir lider hâline gelmesinde dönemin şartları ve kendisini yetiştiren çevreler etkili olmuştur. Onun mücadelesi, Müslümanların birlik içinde hareket etmelerinin önemini gösteren tarihî örneklerden biridir. Diyarbakır da İslam tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Şehrin fethi, bölgede İslam'ın yayılması ve ilim geleneğinin gelişmesi bakımından önem taşımaktadır. Diyarbakır, tarih boyunca ilim ve âlimlerle anılan şehirlerden biri olmuştur. Selahaddin Eyyubi gibi önemli şahsiyetlerin yaşadığı dönemler de bu tarihî mirasın anlaşılması açısından önemlidir." ifadelerini kullandı.
"Allah'ın ipine hep birlikte sarılmalı ve ayrılığa düşmemeliyiz"
Müslüman halkların birbirlerinin kıymetini bilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç "Bizim burada vurgulamak istediğimiz husus, halkların ve Müslüman toplulukların birbirlerinin kıymetini bilmesidir. Allah'ın ipine hep birlikte sarılmalı ve ayrılığa düşmemeliyiz. Birbirimizin değerini bilmeli, ümmet bilincini güçlendirmeli ve aramızdaki kardeşlik bağlarını korumalıyız." şeklinde konuştu.
Âlimlerin ve Müslüman toplulukların bir araya gelmesinin önemini yineleyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kürtlerin, âlimlerin ve diğer Müslüman toplulukların bir araya geldiği bu tür buluşmalar son derece önemli ve kıymetlidir. Birbirimize değer vermeli, birbirimizin kıymetini bilmeliyiz. Müslümanların birliğini güçlendirmek, aralarındaki ayrılıkları azaltmak ve ortak meseleler karşısında birlikte hareket etmek zorundayız. Birbirimizin değerini bilmediğimiz takdirde arzu ettiğimiz birlikteliği sağlayamayız."
Kılıç, son olarak buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, "Son olarak, bu önemli toplantıya katılma fırsatı verdiği için İTTİHADUL ULEMA'ya ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Bu güzel organizasyondan dolayı memnuniyetimi ifade ediyor, ev sahipliği yapan bütün hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.
"Bu ittifak da ancak âlimlerin ve medreselerin birliğinden geçer"
Bitlis'ten Alimler Buluşmasına katılan Şeyh Fethullah Ayte ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, buluşmanın güzel geçtiğini ve Müslümanlar arasında birlik, beraberlik, kardeşlik ve barışın güçlenmesine katkı sunmasını umduğunu belirtti.

Fethullah Ayte
Ayte, "Rabbim bu toplantıyı hayırlara vesile kılsın. Toplantı çok güzel geçiyor. İnşallah güzel sonuçlar doğurur. Müslümanlar her zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve barış için çalışmalıdır. Kâfirler, Müslümanların parçalanmışlığından fırsat bularak onlara saldırıyorlar. İnşallah bu toplantı, Müslümanların ittifakına vesile olur. Bu ittifak da ancak âlimlerin ve medreselerin birliğinden geçer."
Âlimlerin medreselerdeki sorumluluklarına dikkat çeken Ayte, medreselerin başında bulunmaları ve öğrencilerin eğitimine önem vermeleri gerektiğini dile getirerek "Âlimlerden ricam, medreselerin başında durmaları ve öğrencilere her şeyi öğretmeleridir. Kürt milletine, kendi milletimize ve İslam ümmetine hizmet etmelidirler." ifadeleriyle belirtti.
"Ulemanın ve öğrencilerin görevi davet ve irşattır"
Davet ve irşat çalışmalarının önemine değinen Ayte, ilim tahsilinin tek başına yeterli olmadığını, davetin de bu çalışmaların önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Ayte, "Bunlar davet olmadan gerçekleşmez. Öğrenciler ne kadar çok olursa olsun, medreselerde ne kadar ilim tahsil edilirse edilsin, davet olmadan hedefe ulaşılamaz. Ulemanın ve öğrencilerin görevi davet ve irşattır. Eğer bunlar olmazsa geride kalırız. Hakikaten günümüzde davet ve irşat çalışmalarını ihmal etmişiz. İnşallah bu toplantı, davet ve irşat çalışmalarının yeniden canlanmasına vesile olur. Ayrıca Müslümanlar birlik olursa hiç kimse bizi alt edemez. İnşallah bu toplantı, birliğimizin güçlenmesine vesile olur. Tekrar bu toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum." diye belirtti.
"Bu buluşma gönlümüze büyük bir ferahlık verdi"
Irak Kürdistanı'ndan buluşmaya katılan Karî Sufyan Abdulkadir Celil El Kurdî, Diyarbakır'da gerçekleştirilen toplantının kendisinde büyük bir memnuniyet oluşturduğunu belirterek, farklı bölgelerden âlimlerin bir araya gelmesinin İslam ümmetinin birliğini güçlendirmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Karî Sufyan Abdulkadir Celil El Kurdî
El Kurdî, yaptığı değerlendirmede, "Diyarbakır'da düzenlenen 11'inci İslam Âlimleri Buluşması'na katıldığım için çok mutluyum. Bu buluşma gönlümüze büyük bir ferahlık verdi. Bu toplantının ve İslam âlimlerinin bir araya gelmesinin çok sayıda faydası olduğunu düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi, İslam âlimlerinin Diyarbakır'da bir araya gelerek ümmetin birliği düşüncesini güçlendirmesidir." ifadelerini kullandı.
Kur'an-ı Kerim'deki hayra davet emrine de işaret eden El Kurdî, "Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: 'İçinizden hayra çağıran bir topluluk bulunsun.'" dedi.
İslam dünyasının farklı bölgelerinden âlimlerin bir araya gelmesinin ortak düşüncelerin paylaşılması ve ümmetin birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Celil El Kurdî "Afganistan'dan Afrika'ya, Türkiye'den Kürdistan'a ve Suriye'ye kadar İslam dünyasının farklı bölgelerinden âlimlerin bir araya gelmesi, ortak düşüncelerin paylaşılması ve ümmetin birliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrılıkları ve kötü olan her şeyi bir kenara bırakarak İslam ümmetini birbirine bağlamalıyız. Ümmetin birlik olması, aramızdaki kardeşlik ve muhabbet bağlarının güçlenmesi gerekir. Birlik ve beraberlik içerisinde hareket edersek birçok sorunun üstesinden gelebiliriz." dedi.
"Selahaddin Eyyubi İslam ümmetini bir araya getirdi"
Müslümanların geçmişteki örnek şahsiyetlerden ders çıkarması gerektiğini dile getiren Celil "Bir diğer önemli husus da hayırlı geçmişimizi ve ecdadımızın örnekliğini takip etmektir. Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü fethederken insanların Kürt, Arap veya Türk olmasına göre hareket etmedi. İslam ümmetini bir araya getirdi ve herkesi ortak bir amaç etrafında buluşturdu. Müslümanların el ele vermesi, İslam'a ve Müslümanlara hizmet etmesi sayesinde bu büyük başarı elde edildi. Elhamdülillah, ümmetin birliği Kudüs'ün fethine vesile oldu." şeklinde konuştu.
"Müslümanlar tek bir güç hâline gelmeli"
Diyarbakır'da gerçekleştirilen buluşmanın İslam ümmetinin yeniden birleşmesine ve Müslümanlar arasındaki kardeşliğin güçlenmesine vesile olmasını temenni eden Celil "İnşallah Müslümanlar, Selahaddin Eyyubi dönemindeki gibi tek bir güç hâline gelir ve Kudüs'ün yeniden özgürlüğüne kavuşması için birlikte hareket eder. Selahaddin Eyyubi'nin Kürt, Türk veya Arap olmasından ziyade, hakiki bir Müslüman olması ve İslam ümmetine hizmet etmesi önemlidir. Asıl mesele, Müslümanların ortak bir inanç ve amaç etrafında birleşmesidir." ifadelerini kullandı.
İnsanların kendi kavimlerine karşı taassup içerisinde olmaması gerektiğini vurgulayan Celil, son olarak "İnsan kendi kavmine karşı taassup içerisinde olmamalıdır. Kürt, Arap veya Türk kimliği üzerinden ayrımcılık yapılmamalıdır. Kavmiyetçilik ve taassup arttıkça İslam ümmetinin ilerlemesi ve başarıya ulaşması zorlaşır. Bu tür ayrılıklar ortadan kalktığında ise Müslümanlar arasındaki birlik güçlenir. İnşallah İslam ümmeti birleşir ve başarıya ulaşır." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İnönü Üniversitesi tarafından 26-28 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 15. Uluslararası Kısa Film Festivali'ne 115 ülkeden 1328 film başvurusu yapıldı. Ön elemeyi geçen filmler 16 Ekim'de açıklanacak.
İzmir’in Konak ve Buca ilçelerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, haklarında kesinleşmiş toplam 77 yıl hapis cezası bulunan 3 firari hükümlü gözaltına alındı.
İTTİHADUL ULEMA'nın 11'inci Âlimler Buluşması'na katılan alimler Gazze'ye destek verilmesi, Müslümanların birlik içerisinde hareket etmesi, medreselerin geliştirilmesi ve âlimler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.