Şanlıurfa’da "Direnişe Selam, siyonizme Lanet" mitingi gerçekleştirildi

Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından Aksa Tufanı’nın birinci yıldönümü dolayısıyla "Direnişe Selam, siyonizme Lanet" temalı miting düzenlendi.
Miting, Ali Şelli Parkı'nda başlayan kortej yürüyüşünde "HAMAS'a selam direnişe devam", "ceng, cihat şehadet", "kahrolsun israil" gibi sloganlar atan grup, Rabia Meydanı'na kadar yürüdü.
Ellerinde Filistin ve Tevhid bayraklarıyla mitinge katılan vatandaşlar, tekbirler getirdi. Programa STK'lar, HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat gibi isimler de katılım gösterdi.
Şiir ve ezgilerin okunduğu programda sık sık tekbir ve sloganlar atıldı.
Mitingde konuşan Memur-Sen Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Coşkun, mitingde selamlama konuşma yaparak Aksa Tufanı'na dikkat çekti.
"Gazze'de tarihin en ağır soykırımı yaşanıyor"
Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzer yaptığı konuşmada, "Bugün güya çağdaş dünyanın gözleri önünde israil tarafından Gazze’de insanlık katlediliyor. En ağır savaş suçları işleniyor, masumlar, bebekler, çocuklar, kadınlar acımasızca, hunharca yakılarak, parçalanarak yok ediliyor; ağır bombalarla beton yığınları arasında can veriyorlar. Gazze'de tarihin en ağır soykırımı yaşanıyor ve bütün bu vahşetler karşısında Amerika ve bütün Batı ülkeleri, güya bu çağdaş, modern dünya, üç maymunu oynuyor. Hatta alçakça, gözümüzün içine baka baka 'Gazze'de savaş suçuna rastlamadık, savaş kurallarına uyuluyor, orada insan hakları ihlallerine rastlamadık' gibi küstahça beyanatlar yapabiliyorlar. Şunu bir kere daha gördük ki Batı'nın demokrasisi, insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları gibi söylemlerinin, BM gibi örgütlerinin edebiyatını yaptığı değerlerin koca bir yalan olduğunu gördük. Bu değerler sadece kendileri için var; insanlık üzerine kurdukları düzen, tamamen siyonizme ve Batı emperyalizmine hizmet etmek için kurgulanmış. Maalesef bütün insanlık, büyük bir tehdit altında. İnsanlık, Deccalizmin bu asırdaki somut hali olan siyonizm belasıyla karşı karşıya. Deccal görmek isteyen netanyahuya baksın, Biden'a baksın, bunların tasmalı uşaklarına baksın. Bunlardan daha korkunç Deccal mi olur?" dedi.
"Kardeşliğimizi bozmaya çalışan dahili-harici fitnecilerin tuzaklarına düşmeyeceğiz"
Abuzer, "israil bize saldırmaz diyenlere bakmayın siz. Elbette önce maşalarını kullanacaklar. O yüzden bizler uyanık olacağız, teyakkuzda olacağız, diri olacağız, birlik-beraberlik içinde olacağız. Kardeşliğimizi bozmaya çalışan dahili-harici fitnecilerin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Allah'ın izniyle milletimiz buna fırsat vermeyecek, Şanlıurfa halkı buna fırsat vermeyecektir." diye konuştu.
Filistinli Dr. Hani Al-Dali, miting alanında katılımcılara Arapça hitap ederek Aksa Tufanı'nın mücadelesine dikkat çekti.
Miting yapılan dua ile sona erdi. İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanı Yahya Oğraş, "Dünya Anadil Günü", dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Oğraş, "Her insan anadilini eğitim sürecinde geliştirme ve kullanma hakkına sahip olmalıdır." dedi.
Bingöl'de çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan 5 şahıs, yapılan operasyonla yakalanarak adliyeye sevk edildi.
HÜDA PAR'ın düzenlediği Kürt çalıştayı hakkında açıklamada bulunan Gazeteci Yazar Abdulkadir İkbal, “Türkiye'de Türkçülük yapanlar Yahudilerdi. Yahudiler Türkçülük fikrini getirince, bu sefer reaksiyonlar başladı. Kürtleri bölenler ne Türklerdi ne de Araplardı. İngilizler böldü. Kürtleri inkâr edenler Yahudilerdi. Kürtleri bölenler de İngilizlerdi.” dedi.
HÜDA PAR'ın düzenlediği Kürt çalıştayı hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Abdurrahman Ateş, Kürt meselesinin yıllardır Marksist bir ideolojiye mal edilerek ele alındığını ve İslami bir bakış açısıyla değerlendirilmesinin bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını ifade etti.