Van’da kuruyan ceviz ağaçları sanat eserine dönüşüyor
Van'ın Bahçesaray ilçesindeki ömrünü tamamlamış ceviz ağaçları, ahşap yakma sanatıyla yeniden hayat buluyor.
Van'ın Bahçesaray ilçesinde ömrünü tamamlayan ceviz ağaçları ahşap oyma ve ahşap yakma, Bahçesaray'da yetişen ömrünü tamamlamış ceviz ağaçları, Tarım ve Orman Bakanlığının izniyle kesilerek fırınlandıktan sonra ahşap yakma sanatında değerlendiriliyor.
Çöpe atılmaktan ya da sobada yakılmaktan kurtarılan ceviz ağaçlarından yapılan tablo, tabak, çömlek, masa gibi onlarca çeşit hediyelik eşya, Bedesten Çarşısı'nda açılan mağazada sergileniyor. Bahçesaray Kadın Kooperatifinin Bedesten Çarşısı'nda kurduğu mağazada sergilenen ürünler yerli ve yabancı turistler tarafından da yoğun ilgi görüyor.
Kuruyan ağaçları işleyerek kullanılabilir duruma getirdiklerini ifade eden ahşap yakma sanatı eğitmeni Hamza Çölgeçen, “Tarım ve Orman Bakanlığının izin vermiş olduğu sürece, genelde ömrünü tamamlamış ceviz ağaçlarını kullanıyoruz. Genelde işte masalar, dekoratif ürünler, kuksa bardaklar, oyma sanatı, tabaklar, kaseler falan yapıyoruz. Lambaderler, abajurlar yapıyoruz. Bu şekilde kadın arkadaşlarımızla birlikte el emeği ürünler yapıyoruz. Mimar arkadaşımız, resim öğretmeni arkadaşlarımız var.” dedi.
“İlgi her geçen gün artıyor”
Bedesten Çarşısı’nın açılmasıyla ürünlere olan ilginin arttığını belirten Çölgeçen, “Van'da böyle bir çarşı ilk defa açıldığı için ilgi biraz daha fazla. Daha fazla olmasını da bekliyoruz işin açıkçası. Kamu kurum ve kuruluşları olsun, Van halkının, yerel halkın biraz daha desteklemesi lazım. Ne de olsa Van kentinde unutulmaya yüz tutmuş sanatları tekrar canlandırma adına 9-10 atölye var bu çarşıda. Değerli ürünler yapılıyor. Dışarıdan gelen turistler ve yabancıların ilgisi de çok fazla. Gittikçe daha da artıyor zaten. Doğada atıl durumda olan örneğin bir ağaç parçasını, biz onu tamamıyla el işçiliğiyle, zaman ayırarak, elle oyarak gerekirse, temizleyerek onu tamamen tasarım şekline getiriyoruz. Bu da zahmet, evet, atılır bir durumda olmasına rağmen işlendikten sonra çok güzel ürünler çıkabiliyor. Bunları evlerde, iş yerlerinde, ofislerde, otellerde dekor olarak kullanılıyor ve çok da göze çarpıyor, çok da güzel ürünler çıkıyor. Yemek masaları, evlerde çok fazla artık kullanılmaya başladı. Fabrikasyon ürünlerden insanlar artık yoruldu zannedersem. Eskiye dönüş biraz daha fazla diyebiliriz son birkaç yıldır. Rağbeti falan da yüksek. Yani kullanım alanları da genişliyor artık. Daha sağlam ürünler olduğu için, ahşabın sağlamlığı zaten ayrı, tartışılmaz bir konu. Rağbeti iyi diyebiliriz.” şeklinde konuştu.
“Öğrenci yetiştirmeye çalışıyoruz”
Ahşap oyma ve yakma sanatını gelecek nesillere aktarmak için de öğrenci yetiştirdiklerini söyleyen Çölgeçen, “Biraz sabır gerektiren, emek gerektiren bir iş olduğu için şimdiki öğrenciler biraz, eski çalışma şartları gibi olmasa da, biraz fazla sıkılıyorlar. O yüzden öğrenciler ve bu tür işi yapanlar biraz geç hani öğreniyor ve sabır kolaylığı biraz daha ağırlar. Eskiler öyle değildi, onu söyleyebiliriz. Öğrenci yetiştiriyoruz, yetiştirmeye çalışıyoruz. Daha fazla da öğrenciyi bu sanata, sanatsal çalışmalara katmaya çalışıyoruz. Bu konuda zaten Milli Eğitim ve halk eğitimler, valilik bize bu konuda destek veriyor zaten." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde yapımı tamamlanan Kölükkuyu Camii, düzenlenen törenle ibadete açıldı.
Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Eğitim Merkezi kursiyerlerince hazırlanan çini ve tezhip eserlerinden oluşan "İki Sanat Tek Miras" sergisi Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi'nde açıldı.
UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, bilim ve sanatın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, "Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır." dedi.