İslam medeniyetinin okuma üzerine inşa olduğunu belirten Türkiye Yazarlar Birliği Batman Temsilcisi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, Türkiye'de kitap okuma oranlarının üzüntü verici olduğunu söyledi.

Türkiye'de kitap okuma oranlarının üzüntü verici olduğunu belirten Türkiye Yazarlar Birliği Batman Temsilcisi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, İslam medeniyetinin okuma üzerine inşa olduğunu anımsatarak, Müslümanların tembellikten kurtulup bir an önce özüne dönmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'de kitap okuma oranı her geçen gün düşüyor. Uzmanlar kitap okuma oranlarının düşmesiyle birlikte özellikle gençlerin zihinsel sağlık ve yeteneklerinin de tehlike altına girdiğine dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar; gençlerin zihinsel yeteneğini ve sağlığını olumsuz yönde etkileyen akıllı telefon ve sosyal medyanın, kitap okumaya yönelik ilgiyi azalttığı yönde. Türkiye'de televizyon ve internete saatlerce vakit ayrılırken, kitap okumaya kişi başı ayrılan süre ise günde yalnızca bir dakika. Yine Türkiye, dünyada yüzde 0,1'lik kitap okuma oranıyla 86'ncı sırada yer alıyor.

Türkiye Yazarlar Birliği Batman Temsilcisi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, konuyla ilgili İLKHA'ya açıklamalarda bulundu.

İslam medeniyetinin okuma üzerine inşa olmasına rağmen, geçmiş asırlarda en çok okuyan kesim olan Müslümanların şimdilerde okuma oranlarında çok geride olduğunu belirten Dursun, Müslümanların tembellikten kurtulup bir an önce özüne dönmesi gerektiğini kaydetti.

Gelişmiş ülkelere göre Türkiye'nin okuma oranlarında çok geride olduğunu vurgulayan Dursun, "Türkiye'de kitap okuma oranı dünya standardına baktığımızda son derece düşüktür. Rakamlar son derece bizi üzüyor. Biz İslam medeniyetinin çocukları olarak, tasavvurumuzda ve zihin dünyamızda okuma olması gerekirken maalesef bu manada dünyadaki, gelişmiş ülkelerdeki okuma oranları bizimle mukayese edilmeyecek derecede ilerdedir. Bizler maalesef bu konuda çok çok gerilerdeyiz." dedi.

"Medeniyetimiz okuma üzerine inşa olmuş bir medeniyettir"

İslam medeniyetinin okuma üzerine inşa olduğunu fakat Müslümanların okuma emrine istenilen şekilde kulak vermediğini belirten Dursun, "Biz eğer kendi köklerimize, medeniyet tasavvurumuza sahip olsaydık 'Neden okumuyoruz?' sorusu hiç sorulmazdı. Ama bugün, 'Neden okumuyoruz?' sorusu her taraftan sorulan bir sorudur. Bizim medeniyetimiz okuma üzerine inşa olmuş bir medeniyettir. Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti 'oku' emridir. Dolayısıyla biz, kitabımıza kulak verdiğimizde mutlaka okumak durumunda olacaktık. Peygamberimiz de (s.a.v) der ki, 'İki günü eşit olan ziyandadır.' Dolayısıyla her gün ilerde olmamız gerekirken maalesef bu temel ilkelere kulak asmıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Bizi biz yapan değer kitap okumadır"

Okumanın, bilgi edinmenin en temel yolu olduğunu kaydeden Dursun, "Eğer okumazsak kendimizi oluşturamayız. Bu tembellikten bir an önce kurtulmamız gerekir. Bu manada biz büyükler, anneler, babalar, öğretmenler, hocalar çocuklarımıza rol model olmalıyız. Biz büyükler okursak çocuklarımızda okumaya başlar. Zira kitap okumak bizi oluşturur. Bizi biz yapan değer kitap okumadır. Yine bizim medeniyet tasavvurumuzda, İslam'ın hâkim olduğu dönemlere baktığımızda en fazla kitap okuyan biz Müslümanlardık." ifadelerini kullandı.

"Bilim adamlarımız okuyarak bu noktaya geldiler"

İslam'ın hakim olduğu dönemlerde okuma sayesinde dünya çapında büyük bilim adamlarının yetiştiğine dikkat çeken Dursun, konuşmasına şöyle devam etti:

Gazali, Şafii, İbn-i Heysem, İbn-i Haldun, İbn-i Rüşd, Farabi, İbn-i Sina… Bütün bunlar dünya çapında bilinen bilim adamlarıdır. Çünkü bunlar okuyarak bu noktaya geldi. Eğer okumasalardı bu noktaya gelmezlerdi. Bunlar bizim medeniyetimizin kökleridir. Biz bunları örnek almak durumundayız. Biz aklımızla düşünürüz, gözümüzle bakarak değerlendiririz ve kalbimizle onu okuruz. Bu şu manada önemlidir; hem zihin dünyamızı hem tasavvurumuzu, kalbimizi, yüreğimizi ve ruhiyetimizi ortaya koyarak okuyoruz. Okuduğumuz zaman mutlaka olayların arka planı üzerinde durmamız lazım. Arka planı üzerinde durmadığımız zaman olayları çok basit şekilde ifade ederiz. Olayların arka planı üzerinde durmamız, tefekkür etmemiz ve hikmetini bulmamız lazım.

"Kitap faydadan çok zarar da verebilir"

Her kitabın okunmaması gerektiğinin altını çizen Dursun, "İmam Şafii'nin bir sözü var ve der ki, 'İslam kal dini değil hal dinidir.' İslam söylem dini değil yaşam dinidir. Söylemlerimiz ve eylemlerimiz örtüşürse bir anlamı vardır. Bir yazarı ele aldığımız zaman hayat felsefesinden önce onun yaşantısını dikkate almamız gerekir. İkinci temel ilke şudur; kitap okunduğu zaman o kitaptaki yazılar, konular okuyucuya bir umut vermeli, onu geleceğe taşımalı, ona bir iyimserlik katmalı. İyimserler olayları görürler, kötümserler reddederler. Eğer kitap bize iyimserliği, umudu, gelecekle alakalı inşa hareketi noktasında bizi yönlendirirse bir anlamı vardır. Yok, eğer sürekli moral bozucu, kötümser bir anlayışla okuyucuyu yönlendirirse o kitap aslında okuyucuya yarardan çok zarar verir. Kitaplar çocuklarımızın geleceğini inşa etme noktasında umut veren, onları geleceğe taşıyan kitaplar olmalıdır." uyarısında bulundu.

"İslam okumayı emrediyor"

İslam'ın okumayı Müslümanlara emrettiğini dile getiren Dursun, "İslam'ın hâkim olduğu dönemlerde İmam Gazaliler, Şafiiler, İbn-i Haldunlar, İbn-i Rüşdler, İbn-i Sinalar, İbn-i Heysemler ve benzeri gibi isimler nasıl yetişti? Bunlar okudular. Dolayısıyla İslam bize bunu emrediyor. Onlar İslam'ı yaşıyorlardı ve İslam'ın gereği olarak, İslam'ın emri olarak okumanın farz olduğunu biliyorlardı. Günümüz dünyasında biz bu gerçeklerden uzaktayız. İslam'ı bir hayat tarzı, dünya görüşü olarak bizim İslam'ın medeniyet tasavvurunu ve kültürünü sırtımızda taşıyan bir eleman olarak gerçekleştirdiğimiz zaman çok kısa bir zaman zarfında bireysel, toplumsal manada da çehremiz değişir. Çünkü bizi biz yapacak olan değerler okumadır." şeklinde konuştu.

"Çocuklarımızla birlikte okuyalım"

Bilime sahip çıkıp geleceği inşa etmenin gerektiğini aktaran Dursun, son olarak şunları kaydetti:

"Geleceği inşa ederken uzun farklar yakarak ilerlemeliyiz. Zira uzun farklar yakarak ilerlersek gelecekle ilgili plan ve projelerimiz olur. Gelecekle ilgili plan ve projesi olmayan birisinin gelişmesi mümkün değildir. Bu ancak okumayla olur. Okumadığımız zaman gerileriz. Okuyarak, inceleyerek, araştırarak mutlaka bilimsel çalışmalarda sürekli adım atmamız ve çağ atlamamız gerekir. Potansiyel aklımızı kinetik akla dönüştürerek harekete geçmemiz ve bolca okumamız gerekir. Özellikle anne ve babalara sesleniyorum; çocuklarımızla birlikte okuyalım. Hep birlikte okuma hazzı yaşamalıyız. Çocuklar, bizim üzerimizde o okumayı görmeliler. Bu şekilde olursa eminim çok iyi bir mesafe kat ederiz." (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler