Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Coşkun: Anayasa değişsin aile korunsun

Ailenin örselendiği bir zeminde değerleri yaşatmanın ve millet olarak ayakta kalmanın mümkün olmadığını belirten Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim coşkun, aile kurumunun korunması için her türlü tedbirin alınmasının tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi.
Ailenin temel unsurlarından biri olan kadınların, inançlarının bir gereği olan başörtüsü sebebiyle ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kalmaması gerektiğini ifade eden Coşkun, Anayasa’nın 24. maddesinde gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getirdi.
Memur-Sen ailesi olarak bir imza kampanyası başlattıklarını belirten Coşkun, uluslararası lobilerin saldırısı altında olan aile yapısının korunması ve kılık kıyafet özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması için imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.
“Aile, toplumun temel taşıdır”
Aile yapısının korunması ve kılık kıyafet özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Coşkun, “Bu konuda devletten beklentimiz, hayati bir mesele olan aile kurumunun korunması için her türlü tedbirin alınmasının tercih değil, zorunluluk olduğunun görülmesidir. Küresel lobiler tarafından fonlanan ve aile yapısını bozmak üzere konumlanmış oluşumlara karşı Memur-Sen olarak biz de harekete geçtik. Aile yapısının korunması ve kılık kıyafet özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması için tüm vatandaşlarımızı imza kampanyasına destek olmaya davet ediyoruz. Aile, toplumun temel taşı ve değerlerin aktarıcısıdır. Toplumumuzu geleceğe taşıyacak şey, güçlü bir aile kurumudur. Ailenin örselendiği, zayıfladığı bir zeminde değerlerimizi yaşatmanın ve millet olarak ayakta kalmanın mümkün olmadığını herkesin bilmesi gerekir. Toplumsal cinsiyet ideolojisi üzerinden anormallik ve sapkınlık özgürlük adı altında sunulmaktadır. Sosyal medya şirketleri, moda sektörü, dizi ve film sektörü ile dijital yayın platformları üzerinden aileyi zayıflatmaya yönelik kültürel ve ahlaki dejenerasyon operasyonu yürütülmektedir.” şeklinde konuştu.
“Aileye yönelik saldırılar toplumun temel dinamiklerini zayıflatmayı amaçlamaktadır”
Aileye yönelik sapkınlıkları insan hakları adı altında topluma sunulduğunu dile getiren Coşkun, “Bazı işbirlikçi sivil toplum örgütlerinin kendi kültürüne yabancılaştığı ve sapkın lobilerin etki alanına girdiği görülmektedir. Sapkınlıklar, insan hakları adı altında topluma sunulmaktadır. Kâr amaçlı medya kuruluşları ise aile mahremiyetini yok etmekte ve reyting uğruna aileyi gözden düşürecek yayınlar yapmaktadır. Aileye yönelik bu saldırılar, toplumun temel dinamiklerini zayıflatmayı amaçlamaktadır. Bazı işbirlikçi sivil toplum örgütlerinin kendi kültürüne yabancılaştığı ve sapkın lobilerin etki alanına girdiği görülmektedir. Sapkınlıklar, insan hakları adı altında topluma sunulmaktadır. Kâr amaçlı medya kuruluşları ise aile mahremiyetini yok etmekte ve reyting uğruna aileyi gözden düşürecek yayınlar yapmaktadır. Aileye yönelik bu saldırılar, toplumun temel dinamiklerini zayıflatmayı amaçlamaktadır. Sapkın küresel lobiler, biyolojik cinsiyeti reddederek cinsiyetsizliği dayatmakta, eşcinselliği teşvik ederek eşcinsel evlilikleri normalleştirmeye çalışmaktadır. Aileyi ifsat etmeye yönelik bu adımların yanı sıra işsizlik, iş ve aile hayatı uyumundaki sorunlar, madde bağımlılığı, kumar ve şiddet gibi toplumsal sorunlar da aileyi olumsuz etkilemektedir. İnanç ve medeniyet değerlerimizi geleceğe aktarmak için aileyi mutlaka korumak, önemsemek ve değer vermek zorundayız.” diye konuştu.
“Aileyi hedef alan bu saldırılara karşı asla sessiz kalmayacağız”
Aileleri korumanın hepimizin sorumluluğu olduğunu söyleyen Coşkun, “Sapkınlıkları hak ve özgürlük olarak görmemiz kesinlikle mümkün değildir. Aileyi hedef alan ve bir beka meselesine dönüşen bu saldırılara karşı asla sessiz kalmayacağız. Kimliksiz, cinsiyetsiz ve değerlerinden arındırılmış bireyler yetiştirmeyi amaçlayan odakların karşısında durmak ve aileyi korumak hepimizin sorumluluğudur. Bu hayati meselede devletin her türlü tedbiri almasının tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurguluyoruz. Aileye yönelik saldırılara karşı sesimizi yükseltiyor, aileyi koruyacak somut hükümlerin anayasada yer almasını sağlamak amacıyla “Aileye Değer” diyerek imza kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kılık kıyafet özgürlüğü anayasal güvence altına alınmalıdır”
Başörtünün hiçbir makamın ve kişinin iki dudağı arasında olmaması gerektiğini vurgulayan Coşkun, “Anayasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasına, 'Aile, kadın ve erkekten oluşur. Aile ilişkisinin temeli evliliktir.' ibaresinin mutlaka eklenmesini talep ediyoruz. Aile kurumunun ifsada açık olmaması ve sapkınlıkların toplumda yer edinmemesi için bu düzenleme gereklidir. Binlerce yıldır olduğu gibi bugün de yarın da aile, kadın, erkek ve çocuklardan oluşur. Ailenin temel unsurlarından biri olan kadınların, inançlarının bir gereği olan başörtüsü sebebiyle ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kalmaması için Anayasa’nın 24. maddesinde gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Yeni 28 Şubatların yaşanmaması için kılık kıyafet özgürlüğü anayasal güvence altına alınmalıdır. Başörtümüz, hiçbir makamın ve kişinin iki dudağı arasında olmamalıdır. Bu doğrultuda, tüm Şanlıurfalı hemşerilerimizi imza kampanyamıza destek olmaya davet ediyorum. Rabia Meydanı’nda 13 Mart’tan itibaren süren imza kampanyamız için vatandaşlarımızı standımıza bekliyoruz. Peygamberler diyarı Şanlıurfa’dan güçlü bir destek çıkması gerektiğine inanıyor, herkesi duyarlı olmaya ve imza vermeye davet ediyorum.” dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Kudüs ve Tarihimiz Derneği (KUTAD) Ankara Şube Başkanı Filistinli Gazeteci-Yazar Doktor Zahir Elbek, Gazze halkının direnişinin temelinde cenk, cihat ve şehadet anlayışının yattığını vurguladı.
Ramazan Bayramı’nın yaklaşması ile birlikte rengarenk görüntüleriyle şeker ve çikolatalar tezgahlardaki yerlerini aldı. Esnaf, vatandaşların son günlere harcamalarını bıraktığı için bu zamanlarda eski bayramları aradıklarını belirtti.
İslam ümmeti tarafından yarın idrak edilecek olan Kadir Gecesi hakkında açıklamalarda bulunan Mardin İl Müftüsü Enver Türkmen, bin aydan hayırlı olan bu gecede bol bol Kur’an'ı Kerim okunması ve Gazze'deki Müslümanlara çokça dua edilmesi gerektiğini belirtti.