​Siyaset Bilimci ve Yazar Doç. Dr. Kenan Karataş, ABD'nin İslam coğrafyasına huzur getiremeyeceğini belirterek, "Emperyalistlerin olduğu her yerde Müslüman kanı vardır" ifadelerini kullandı.

Siyaset Bilimci ve Yazar Doç. Dr. Kenan Karataş, Kasım Süleymani'nin işgalci ABD tarafından katledilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili İLKHA mikrofonlarına konuştu.

İşgalci ABD'nin İslam coğrafyasına huzur getiremeyeceğini belirten Karataş, emperyalistlerin olduğu her yerde Müslümanın kanı olduğuna dikkat çekti.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Karataş, bu kapsamda İran'ın hedef alındığını söyledi.

Kasım Süleymani ile ilgili çeşitli iddiaları dile getiren Karataş, Süleymani'nin ABD'nin işbirliği teklifini kabul etmediğinden dolayı katledildiğine dikkat çekti.

Birçok Sünni Müslüman'ın Şii olmasından dolayı İran'ı desteklemediğini belirten Karataş, Şii ve Sünnilerin Müslüman olduğunu ifade etti.

ABD'nin İslam ülkelerine demokrasi getiremeyeceğini belirten Karataş, Müslümanların işgalci ABD'ye güvenmemesi gerektiğini vurguladı.

Daha önce İLKHA'ya verdiği bir röportajı hatırlatarak sözlerine başlayan Karataş, "Hatırlarsanız, aralık ayında röportaj yapmıştık ve o röportajımda şunu ifade etmiştim: 'Emperyal namlular, mutlaka ve mutlaka İran'a ve Türkiye'ye dönecektir.' Bugün geldiğimiz noktada İran'a yönelik saldırının olması bizim tezimizi desteklemiş ve teyit etmiş oldu. İran'a, Suriye'ye, Irak'a, Mısır'a ve tüm Ortadoğu ülkelerine yönelik yapılan emperyal saldırılar, bir anlamda 'Büyük Ortadoğu Projesine' de bağlamamız gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Bugün ABD'ye baktığımız zaman, İran'a yönelik yapılacak bir saldırının sebebini açıklayacak durumda değildir. Büyük Ortadoğu Projesi'ni değerlendirdiğimiz zaman; 22 ülkenin sınırlarının veya rejiminin değiştirilmesi ön görülmektedir. Bununla ilgili adımlar, Irak'ta, Suriye'de ve Mısır'da atıldı. Bugün de görüyoruz ki bu adım Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında İran'a da atıldı." şeklinde konuştu.

"Kasım Süleymani ABD ile işbirliği yapmadığı için öldürüldü"

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından katledilmesinin sebebine değinen Karataş, " ABD, İran'a müdahale etmesi için mutlaka ama mutlaka meşru bir zemin hazırlamak zorundadır.  Bu kapsamda İran için Ortadoğu'da büyük bir koz olan, daha doğrusu İran'ın Ortadoğu politikasında büyük bir role sahip olan Kasım Süleymani hedef alındı.  ABD, İran'a müdahale edecek ve bu müdahale için öncelikle İran içerisinde yerli bir işbirlikçisinin olması gerekiyordu. Bu anlamda ABD'nin, daha da doğrusu CIA'nın aklına gelen ilk isim Kasım Süleymani oldu. Belki bunu daha önce hiçbir yerde duymadınız veya okumamışsınızdır. ABD, Kasım Süleymani ile iş birliği yapmak istedi. ABD müdahale edecek ama öncelikle İran içerisinden güçlü bir ismi, kendi tarafına çekmek istedi. CIA'nın yaptığı bu girişim, Kasım Süleymani tarafından reddedildi." ifadelerini kullandı.

"Süleymani, çok zeki ve stratejik bir adamdır"

ABD'nin Ortadoğu'daki emellerine engel olduğu için katledildiğini belirten Karataş, "Kasım Süleymani'yi bir asker olarak düşünmeyin. Çok zeki ve stratejik bir adamdır. Aynı zamanda da çok iyi bir istihbaratçıdır.  Kudüs konusunda komutanlık yapan Süleymani'nin, Ortadoğu'da binlerce ajanının olduğunu biliyoruz. Buna karşılık ABD, Ortadoğu'daki Büyük Ortadoğu Projesini gündeme getirebilmek için Suudi Arabistan'ın öncülüğünde, eski MI6, CIA ve MOSSAD ajanlarının oluşturduğu, büyük bir istihbarat ordusu kurma aşamasındaydı. Bu süreç içerisinde karşılarındaki en büyük engelin Süleymani olduğunun farkına vardılar. Suudi Arabistan ve Irak'ı yanlarına alınarak, Süleymani'ye karşı bir suikast girişiminde bulundular ve Süleymani hayatını kaybetti. Peki, bundaki asıl amaç? Biraz öncede ifade ettiğim gibi, CIA ve ABD'nin beklentisi, İran'ın Süleymani'nin intikamını almak için ABD'ye misillemede bulunmasıydı. Misillemede bulunduğu zaman, ABD için İran'a müdahale için meşru zemin hazırlanmış olacaktır. Nitekim gördüğümüz gibi Ukranya'ya bağlı yolcu uçağının düşürülmesi sonucu, yanlış hatırlamıyorsam 176 sivil insan hayatını kaybetti." diye konuştu.

"Bir kısım Sünniler emperyal güçlere destek veriyor"

İşgalci ABD, tarafından İran'a müdahalede bulunulacağını savunan Karataş, "Peki, bundan sonra ABD müdahalesi duracak mı? 50 yıldır durmamışşsa, bundan sonrada durmayacaktır. Ben, sürekli şunu iddia ettim ve yine iddia ediyorum. İran'a müdahale edilecektir. İşgal için İran'daki yönetim erkini bizzat ABD'ye biat edecek ve isimlerden oluşturmaya çalışacaklar. Bu kaçınılmazdır. Buradaki ikinci proje, ABD'nin ve CIA'nın projesidir.  Ortadoğu'da mezhepsel bir çatışma çıkarmak.  Bu, 19'uncu yy'dan beri gelen bir süreç ve stratejidir. Siz işgal edeceğiniz ülkelerde mutlaka ırksal ya da mezhepsel olarak çatışma çıkarmak zorundasınız. İç karışıklıktan faydalanarak, oraya demokrasi getirme adı altında dünya kamuoyuna bir meşrutiyet kazandıracaklar ve müdahale edecekler. Bu mezhepsel çatışma nedir ki bunu sosyal medyada, dünya basınında görüyoruz ki amaç; Şii ve Sünni çatışmasının oluşturulmasıdır. Gerçekten bugün birçok köşe yazılarına baktığımız zaman, bir kısım Sünni arkadaşlarımız, İran'ın Şii olmasından dolayı emperyal güçlere destek verdiğini göreceğiz. Bugün Kasım Süleymani'nin öldürülmesine sevinen, hatta bir anlamda halay çeken bir kısım insanın, yine Müslüman olduğunu görüyoruz, ne tezattır değil mi?" ifadelerini kullandı.

"Şii de Sünni de Müslümandır"

Şii ve Sünnilerin Müslüman olduğunu belirten Karataş, "Haçlı ve emperyal orduları geliyorlar, Müslüman ülkelerde suikast ve cinayet işliyorlar ve bunların işbirlikçisi de Müslüman… Yine Kasım Süleymani'nin öldürülmesine sevinen yine Müslüman… Buradaki sevinç nedir? Altını dolduracağımız olay, Şii ve Sünni'dir. Oysa şunu düşünmemiz gerekiyor: Şii de Sünni de Müslümandır. Biz hep birlikte olup emperyal ve haçlı ordularına karşı birlik olmamız gerekirken emperyallerin oyununa gelerek, Şii ve Sünni çatışmasına, bir anlamda yol açmış olup ve kendi içimizde çatışmaya başladık. Benim sürekli olarak ifade ettiğim ve bugün de gündeme getirmek istediğim şudur. Hiç şüphem yoktur ki mutlaka ama mutlaka ABD, İran'a müdahale edecektir ve bu kaçınılmazdır. Bunu göreceksiniz. Türkiye'ye de sıra gelecek mi? Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, Türkiye'ye de sıra gelecektir, bu kaçınılmazdır. Biz, görürüz görmeyiz 10 veya 20 yıl sonra bunu bilmiyorum ama mutlaka gelecektir." diye konuştu.

"Kürecik radar üssünün amacı İran'ı gözetlemektir"

Olası bir ABD-İran savaşında, ABD'nin Kürecik radar üssünü kullanacağına vurgu yapan Karataş, "Bugün olası bir İran-ABD savaşı başlaması durumunda, ABD'nin İran'ı vurması için Malatya Kürecik'e ihtiyaç duyacaktır. Bugün Kürecik'i hatırlarsanız NATO veya ABD, Sovyetler Birliği'nin tehdidine karşı Malatya Kürecik radar üssünü kurmuştu. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra radarların yönü İran'a çevrildi. Şu anda Malatya Kürecik'in kurulması ve orada bulundurulmasının tek anlamı vardır, o da İran'ı gözetlemektir. İkinci amacı ise israilin güvenliğini sağlamaktır. Suriye'ye yönelik balistik herhangi bir füzenin Ortadoğu bölgesinden ve özellikle İran'dan kalkması durumunda, onu gözetleyecek olan CIA, ABD ve israil'e bildirecek olan yer, Malatya Kürecik'tir." şeklinde konuştu.

"ABD'nin Ortadoğu'ya demokrasi getireceği yalanına artık kimsenin inanmaması gerekir"

Türkiye'nin sınırları içerisindeki işgalci ABD üsleri ile ilgili iyi analiz yapması gerektiğini ifade eden Karataş, "Bundan 3 ay önce Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklaması olmuştu. 'Gerekirse İncirli ve Kürecik'i masaya yatırırız' demişti. Peki,  ne oldu? Böyle bir gelişme görebildik mi? Onlar yaptırım kararı aldı, biz ne yaptık? Kürecik ve İncirlik'i koz olarak onların önüne serdik. Bugün geldiğimiz aşamada, gerek İncirlik gerekse de Malatya Kürecik ile ilgili herhangi bir gelişme olmadığını görüyoruz. Biz, orayı kullandıracak mıyız? Bunu bir kez daha Türkiye olarak iyi bir analiz yapmamız gerekiyor. Biz, kullandıracaksak kime karşı kullandıracağız? Yine Müslümanlara karşı mı kullandıracağız? Onların katledilmesi için İncirlik'i emperyal güçlere bir üs olarak mı sunacağız? Türkiye'nin bu aşamada iyi düşünüp analiz yapması gerekiyor. Artı ve eksilerini değerlendirerek, kimin yanında duracağına karar vermesi gerekiyor. Haçlı ordularının, ABD'nin Ortadoğu'ya demokrasi getireceği yalanına artık kimsenin inanmaması gerekiyor. Emperyalistlerin olduğu her yerde Müslüman kanı vardır, kardeş kanı vardır." dedi. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler