Prof. Dr. Aygan: Kudüs'ün korunması, bize verilen bir sorumluluktur

Dünya Kudüs Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Müslümanların hayatları boyunca taşıdığı sorumluluklara dikkat çeken Prof. Dr. Fadıl Aygan, Kudüs’ün korunmasının inanç açısından büyük bir yükümlülük olduğunu vurguladı.
7 Ekim'den bu yana yaşanan saldırılara değinen Prof. Dr. Fadıl Aygan, Gazze’de binlerce kadın ve çocuğun katledildiğini hatırlatarak, bu zulmün dünya çapında duyurulması gerektiğini söyledi.
Müslümanların Kudüs ve Gazze’ye duyarsız kalamayacağını belirten Prof. Dr. Aygan, Kudüs Günü’nün bu bilinci pekiştirmek için önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.
"Müslüman olarak hayatımızın her anında sorumluluğumuz var"
Müslümanların hayatlarının her anında sorumluluk taşıdığını belirten Prof. Dr. Aygan, bu sorumluluğun, kişinin aklı başında olduğu ve buluğa erdiği andan itibaren başladığını ifade ederek, “Allah’a karşı sorumluluğumuz var. Allah bizi yarattı ve bize bir takım emirler ve yasaklar gönderdi. Ona karşı sorumluyuz. Diğer insanlara karşı da sorumluyuz: Komşumuza, iş arkadaşımıza, çevremize. Bu sorumluluk alanı, bütün hayatımızı kuşatır” dedi.
Prof. Aygan, bu sorumlulukların önemli bir kısmının dini değerleri ve kutsalları muhafaza etmek olduğunu belirtti. Kudüs’ün bu kutsallardan biri olduğunu ve onun korunmasının, bir Müslümanın üzerindeki en önemli sorumluluklardan biri olduğunu ifade etti.
"Kudüs, Kutsal bir alan ve Müslümanların sorumluluğunda"
Prof. Dr. Aygan, Kudüs'ün sadece bir coğrafi alan değil, aynı zamanda dini ve manevi bir değer olduğunu belirtti.
Kudüs’ün, İslam dininin kutsallarından biri olan harem olduğunu vurgulayan Aygan, “Harem, korunması gereken kutsal bir alandır. Namus, haysiyet, şeref ve şiar demektir. Dolayısıyla Kudüs’ün korunması, bu kutsallığın muhafaza edilmesi bir sorumluluktur ve bu sorumluluk Müslümanlara verilmiştir” diye konuştu.
Kudüs’ün, 1948’den bu yana Yahudi işgali altında olduğunu hatırlatan Aygan, bu işgalin sona ermesi için Müslümanların dua ettiğini ancak sadece dua etmenin yeterli olmadığını söyledi.
"Bu sorumluluk bizim üzerimizdedir. Allah bu sorumluluğu bize vermiştir ve bundan hesap vereceğiz" diyen Aygan, Kudüs’ün özgürlüğü için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.
Kudüs Günü ve sorumluluk bilinci
Prof. Aygan, Kudüs’ün korunmasına yönelik bilinç oluşturulmasında Kudüs Günü’nün büyük bir önemi olduğuna da değindi. Ramazan’ın son Cuma günü, Müslümanlar için Kudüs’ün özgürlüğü adına dua etmeleri ve bu bilinci pekiştirmeleri açısından büyük bir fırsat olduğunu belirtti. “Yapmamız gereken ilk şey, bu sorumluluk bilincine sahip olmaktır. Kudüs işgal altındayken, hiçbir şey olmamış gibi yaşamamız mümkün değildir. Böyle bir hayat süremezsiniz” diyerek, Müslümanların Kudüs için sadece dua etmekle kalmayıp, aynı zamanda maddi ve manevi her türlü desteği sağlamaları gerektiğine vurgu yaptı.
Gazze’deki vahşet, insanlığa duyurulması gereken bir zulüm
Prof. Aygan, 7 Ekim'den bu yana Gazze’de yaşanan vahşetlere de değindi. Gazze’de binlerce kadın, çocuk ve masum insanın vahşice katledildiğini belirterek, Gazze'deki zulmün tüm dünyaya duyurulması gerektiğini söyledi. “Bu vahşet, insanlığa duyurulmalı, anlatılmalı. Bizim görevimiz, bu zulmü dünya çapında duyurmak. Zira bu, boynumuzun borcudur” diye konuştu.
Gazze’nin sadece bir şehir olmadığını, aynı zamanda Kudüs’ün özgürlüğüne giden yolun bir parçası olduğunu dile getiren Aygan, Gazze'deki halkın, topraklarından edilmemek için canlarını feda ettiklerini söyledi.
Aygan, “Başta Gazze olmak üzere, tüm kutsal toprakların ve mazlumların halas olmasını diliyoruz.” dedi.
"Gazze’den 'Bana Ne?' denemez"
Prof. Aygan, bir Müslümanın Gazze’ye duyarsız kalamayacağını belirterek, “Bir Müslüman Gazze’den 'Bana ne?' diyemez. Allah’a şükürler olsun ki, şerefimizi, namusumuzu ve sorumluluğumuzu, Gazze'deki o kardeşlerimiz üstlendi. Canlarını, mallarını, evlatlarını kaybettiler ama topraklarını vermediler.” diyerek, Gazze halkının direnişine olan hayranlığını ifade etti.
"Kudüs ve Gazze için ortak sorumluluk
Prof. Dr. Fadıl Aygan, Kudüs ve Gazze'nin özgürlüğü için Müslümanların ortak bir sorumluluğa sahip olduklarını bir kez daha vurguladı. Bu mübarek günlerin, orijinalliğine zarar vermeden, tüm insanlığa fayda getirmesini temenni ederek, bu sorumluluğun yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Siirt'te Ramazan Bayramı namazı için sabahın erken saatlerinden itibaren her yaştan vatandaş, Fethi Sezgin Camii başta olmak üzere kentteki camilere akın etti.
Doktor Zahir Elbek, Gazze'nin tamamen yıkıldığını ve halkının hayatta kalabilmesi için acil yardımlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Gazze'nin imarı ve hayati malzemelere olan gereksinimlerin altını çizen Elbek, Müslümanların daha fazla sessiz kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
Siirt halkı, Gazze'deki zulüm ve katliamlara tepki göstererek yaklaşan Ramazan Bayramı'nı buruk bir şekilde bekliyor.
Adıyaman İl Müftüsü Mevlüt Haliloğlu, Ramazan ayı boyunca ibadet ve güzelliklerle geçen günlerin bayramla taçlandırılması ve sonrasında da devam ettirilmesi gerektiğini kaydetti.