Sanayi esnafı artan maliyetler ve sıcak hava ile mücadele ediyor

Şanlıurfa’da sanayi esnafı, artan kira ve yedek parça fiyatlarının yanı sıra kavurucu sıcaklarla da mücadele ediyor. Lift, gölgelik gibi temel imkânlardan yoksun şekilde çalıştıklarını belirten ustalar, maliyetlerin gün gün yükselmesinin hem kendilerini hem de müşterileri zor durumda bıraktığını ifade etti.
Zor şartlara rağmen işlerini sürdürmeye çalışan esnaf, daha iyi imkânlara sahip sanayiye taşınmak istediklerini ancak bütçe sıkıntısı nedeniyle mevcut yerlerinde kalmak zorunda olduklarını dile getirdi.
Şanlıurfa’da sanayi esnafı, teknolojinin sağladığı kolaylıklara rağmen ağırlaşan ekonomik şartlar nedeniyle işlerini sürdürmekte zorlandıklarını ifade etti.
Yedek parça fiyatlarının gün gün değiştiğini dile getiren ustalar hem maliyetleri karşılamakta hem de müşteri memnuniyetini sağlamada güçlük çektiklerini belirtti. Tüm zorluklara rağmen esnaf, mesleği ayakta tutmaya devam ettiklerini söyledi.
“Yedek parça malzemeleri gün gün yükseliyor”
Dükkân küçük olduğundan çok kapsamlı çalışamadıklarını belirten Nurullah Tekbalık, “Şu anda imkân olmadığı için normalde burada sanayi hattı yok. Sanayi hattı olmuş olsaydı biz buraya lift koyardık. Şu an liftimiz olmadığı için bayağı zorluk çekiyoruz. Ama daha önceden biz bir cıvatayı elle söküyorduk, şu an mesela kompresör var, hava tabancası var; gerçekten işlerimizi çok kolaylaştırıyor. Yedek parça malzemeleri gün gün yükseliyor, takip edemiyoruz. Müşteri de bu durumdan çok şikayetçi. Mesela bugün bir balatayı 1000 liraya alıyor, bir hafta sonra diyor ki 1500 lira olmuş. Yani artık parçayı takip edemiyoruz, gün gün yükseliyor. Dükkân da öyle. Mesela ben geçen gün bu dükkânın kirası diyelim ki 2 sene önce 5000 veriyordum, şu an 15.000 veriyorum. Şimdi bizim bütçemiz de yok yukarı sanayiye gidelim. Belediye diyor ‘ben sana dükkân yapmışım’ ama dükkânı almaya kalkarsak 7 trilyondan 15 trilyona kadar fiyat bandı var. Mesela ben daha önceden Volkswagen bayisinde çalışıyordum. Oradan ayrıldım ve buraya bir dükkân açtım. Benim yukarıya gitmeye de bütçem yok, mecbur şu an burada çalışıyoruz. Aşağı sanayideyiz. Gönül ister yukarı sanayide daha güzel bir iş yeri olsun, dükkân büyük olsun, lavabosu olsun. Ayıptır söylemesi, bakın lavabo yok, banyo yok yani. Zor şartlar altında çalışıyoruz. Bir de burada gölgelik yok. Şu an içeriye 2 tane araç aldık, 2 tane de dışarıda. Akşama kadar güneşin altında kalıyorlar ve biz de akşama kadar güneşin altında kalıyoruz. Bir de havanın sıcaklığı var, Urfa’nın zaten havası çok sıcak. Sabahtan akşama kadar 3 tane termos içiyoruz ama hâlâ da yetmiyor, gidip bir buz daha alıyoruz. Hava çok sıcak, terlemekten ölüyoruz yani. Ve illaki de müşteri ile sıkıntılar yaşıyoruz. Örnek veriyorum; ben bu arabanın motorunu yaptım ve sıkıntı çıktıysa, benlik bir problem varsa ben bunu yaparım bir daha. Ama benlik bir sıkıntı değilse, rektefecinin problemi ise rektefeci ile görüştürüyorum. Örnek mesela, ben bu arabanın motorunu yaptım, altta yağ kaçağı var. Ben desem ‘Abim ben yaptım, oldu oldu, olmadı olmadı’ desem doğru olmaz. Öyle bir şey yok. Eğer yağ kaçağı varsa tekrardan bakıyoruz ve müşterinin sorununu gideriyoruz. Yani müşteri ile çok bir problemimiz olmuyor çok şükür. Urfa şartlarında çalışmak çok zor, özellikle Urfa’nın sıcağında çalışmak daha da zor. Ama mecbur çalışmamız lazım. Ve gördüğünüz gibi bu elemanlar, 3 tane eleman yanımda çalıştırıyorum. Yanımdaki zaten kalfa olarak çalışıyor. Yani sonuçta bunlar da evine ekmek götürüyor. Sonuçta hepimiz bir çabanın içindeyiz.” şeklinde konuştu.
“Bazı müşteriler var ki onların memnun etmek çok zor”
Geçmişte daha zor şartlarda çalıştıklarını ancak günümüzde teknolojik ekipmanların işleri kolaylaştırdığını söyleyen Mustafa Tekbalık, “Eski yöntemler daha zordu, şimdiki daha kolay. Mesela lifte kaldırıyoruz ve onun altında rahatlıkla çalışabiliyoruz. Ama eskiden altına takoz dediğimiz kütük koyardık. Üstümüze düşüp bir şey olabiliyordu, sakatlanan arkadaşlarımız vardı. Şimdi ise daha rahat ve daha güvenli muhakkak. Yani sadece lift değil, havalı tabanca, takım edevatlar, yeni çıkan araçlar daha işimizi kolaylaştırıyor. Yedek parça da dövize endeksli olarak, birçoğu yurt dışından geldiği için dövizle beraber yükselebiliyor. Sabah dükkânı sekizde açıyoruz, akşam da eski usul gibi hava karardığında kapatıyoruz. Yani belirli bir saatimiz yok, o şekilde ne zaman hava kararırsa o zaman dükkânı kapatıyoruz. Yoğun geçiyor, zamanın nasıl geçtiğini bilmiyoruz. Pazar evde kaldığımızda zaman geçmiyor, çalışmaya alıştığımız için. Sanayide en zorlanan kısımlar arızayı bulamamaktır. Ve bazı müşteriler var ki onların memnun etmek çok zor. Bu çeşit zorluklar var sanayide. Bazen sende bir parça olmaz, yan taraftaki dükkândan alırsın. Bir arızayı bulamadığın zaman gelip biz sorarız ve onlar gelip bizden sorar. Bu gibi yardımlaşmalar ustalar arasında olabiliyor. Ağır hasarlı, pert olmuş araçlar bize gelmez, yukarı sanayiye gider. Orada abimin dükkânı var, oraya gönderiyoruz, orada yardımcı oluyorlar. Biz burada genelde daha hafif işler yapıyoruz. Urfa sıcağında sanayide çalışmak çok zordur. Zaten sanayide en çok zorlandığımız yer havanın çok sıcak olması veya çok soğuk olmasıdır. En çok zor olan yani bu havanın değişikliğidir. Dışarıda çalışıyoruz yani. Malum klimalı olmuyor öyle her dükkân. Arabalar girip çıkıyorlar, içinde araba geliyor, zaten ateş gibi yanıyor. Mesela bakın kafamın üstü egzozun gazından dolayı yandı. Ve biz de bu mesleği seçtiğimiz için mecbur bu hava değişikliğine katlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Dicle Elektrik, Mardin’in Savur ilçesinde dron ile yaptığı kontrollerde, üzeri kesilerek içerisine kaçak trafo yerleştirilmiş tekerlekli bir su tankeri tespit etti.
Zayıflayan dolar ve ABD’de faiz indirimi beklentileri altına güvenli liman talebini artırdı. Ons altın son 5 haftanın zirvesini görürken, gram altın da tarihi seviyelere tırmandı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi” kapsamında sütçü ırka göre daha fazla ve kaliteli et üreten hayvanlar elde edeceklerini, üreticilerin gelirini artıracaklarını söyledi.