Uzmanından uyarı: Bilinçsiz beyazlatma yöntemleri diş minesine zarar verebilir
Diş Hekimi Nurullah Alkan, ağız ve diş sağlığının korunmasında düzenli kontrollerin ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. Çocuklarda diş çürüklerinin yaygınlaşmasında yanlış beslenme ve yetersiz ağız hijyeninin etkili olduğunu belirten Alkan, sosyal medyada önerilen bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinin diş minesine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
İLKHA mikrofonuna konuşan Diş Hekimi Nurullah Alkan, toplumda ağız ve diş sağlığı konusunda sık yapılan hatalar, çocuklarda diş çürüklerinin yaygınlaşmasının nedenleri, erken teşhisin önemi ve sosyal medyada önerilen bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinin oluşturabileceği zararlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Alkan, özellikle sosyal medyada yaygınlaşan, bilimsel dayanağı bulunmayan diş beyazlatma önerilerinin diş minesinde aşınma ve hassasiyet gibi sorunlara yol açabildiğini aktardı.

"Birçok ağız ve diş sağlığı problemi erken dönemde belirti vermeyebilir"
Toplumda ağız ve diş sağlığı konusunda en sık yapılan hatalara dikkat çeken Alkan, diş hekimine yalnızca ağrı hissedildiğinde başvurulmasının önemli bir yanlış olduğunu belirterek "Oysa birçok ağız ve diş sağlığı problemi erken dönemde belirti vermeyebilir. Günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamak, diş aralarını temizlemek ve düzenli kontroller yaptırmak, ağız ve diş sağlığının temelini oluşturur." ifadelerini kullandı.
Çocuklarda diş çürüklerinin yaygın görülmesinin nedenlerine değinen Alkan "Çocukluk çağında diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri, şekerli ve işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi ile yetersiz ağız hijyenidir maalesef. Özellikle erken yaşta kazanılan beslenme ve fırçalama alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Burada ailelere ciddi sorumluluk yüklenmektedir. Çünkü koruyucu diş hekimliği çocukluk döneminde başlar." dedi.
Diş tedavilerinde erken teşhisin önemine vurgu yapan Alkan "Diş tedavilerinde erken teşhis hem sağlık hem de ekonomik açıdan çok büyük önem taşıyor. Başlangıçta basit bir dolguyla tedavi edilebilecek bir diş, zamanında müdahale edilmeyince kanal tedavisi ya da çekim işlemlerine kadar ilerleyebiliyor maalesef. Bu nedenle tedaviyi ertelemek, ileride daha kapsamlı ve maliyetli işlemlere neden olabiliyor." şeklinde konuştu.

"Bilinçsiz kullanım diş minesinde aşınmaya ve hassasiyete yol açabilir"
Özellikle sosyal medyada paylaşılan diş beyazlatma önerilerinin oluşturabileceği zararlara dikkat çeken Alkan, her yöntemin bilimsel açıdan güvenilir olmadığını belirterek şu uyarılarda bulundu:
"Sosyal medyada önerilen her yöntem bilimsel açıdan güvenilir değildir. Özellikle limon, karbonat gibi maddelerin bilinçsiz kullanımı diş minesinde aşınmaya ve hassasiyete yol açabilir. Diş beyazlatma işlemleri, hastanın ağız ve diş yapısı değerlendirilerek bir diş hekimi kontrolünde yapılmalıdır. Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim temel hedefimiz yalnızca mevcut hastalıkları tedavi etmek değil, bu hastalıkların oluşmasını da önlemektir. Unutmayalım ki en başarılı tedavi, ihtiyaç duyulmadan önlenebilen tedavidir." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Şanlıurfa Şehir Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen koroner anjiyografi işlemi başarıyla tamamlandı. Göğüs ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran 62 yaşındaki hastaya anjiyografinin ardından uygulanan tedavi sonucunda hasta sağlığına kavuşarak taburcu edildi.
Dünyada her yıl yaklaşık 2,64 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, 1,86 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Akciğer kanserinin en önemli nedeni olan sigara kullanımı, hastalığın önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor.
Sonbahar mevsimiyle birlikte doğada mantar popülasyonunun arttığına dikkat çeken Bursa İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa Çetin, kontrolsüz ve bilinçsiz mantar tüketiminin yaşamsal riskler taşıdığını belirterek, zehirli ve zehirsiz mantarların dış görünüşe bakılarak ayırt edilmesinin imkânsız olduğunu, tek bir mantarın bile hayati organları işlevsiz hale getirebileceği uyarısında bulundu.