Öter: TMO'nun elindeki buğdayı satışa çıkarması tüketiciye bir katkısı olmadı
Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) buğday satışına ilişkin değerlendirmede bulunan Mardin Zahireciler ve Hububatçılar Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, uygulamanın amacına ulaşmadığını savunarak, fiyat artışlarının sürdüğünü söyledi.
TMO, piyasalarda fiyat istikrarını sağlamak ve arz güvenliğini korumak amacıyla stoklarında bulunan 985 bin 500 ton ekmeklik buğday ile 231 bin ton makarnalık buğdayı satışa sunduğunu duyurdu.
Satışların, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden kişi ve kuruluş ayrımı olmaksızın günlük olarak gerçekleştirileceği bildirildi.
Konuya ilişkin İLKHA mikrofonuna değerlendirmelerde bulunan Mardin Zahireciler ve Hububatçılar Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, bu yıl yapılan satışın kapsamının önceki yıllardan farklı olduğunu belirtti.
"Yüksek fiyata buğday alınırsa ürünler pahalılaşır"
Bu tür satışların genelde zor günlerde piyasadaki dengeyi sağlamak amacıyla yapıldığına dikkat çeken Öter, "Bu sene TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi), daha önceki senelerde görülmemiş yoğun bir şekilde ve neredeyse sınırsız olarak elindeki buğdaylarını satışa çıkardı. Genelde bu tür satışlar, zor günlerde piyasayı regüle etmek, dengeyi sağlamak amacıyla yapılır. 36 yıldır bu sektördeyim, böyle bir durum görmedim. Sanayi sektöründe, tarım sanayisi ve makarna fabrikalarıyla uğraşıyorum. TMO, eskiden yerli üretimde fabrikaların buğdayları temin etmekte sıkıntı yaşadığı zaman, ithalat sıkıntısı veya fiyatlar çok yüksek olduğunda hemen adım atıp elindeki buğdayı tedarik ediyordu. Aynı zamanda tüketicileri de düşünüyordu; çünkü dışarıdan yüksek fiyata buğday alınırsa ürünler pahalılaşır. Tüketicinin sofrasına gelen yaşam kaynağı olan gıdalar arasında ekmek, un, makarna, bulgur ve buğdaydan üretilen diğer ürünler pahalılaşır. Tüm bunların pahalılaşmaması için TMO düzenleme ve dengeleme görevi görüyor. Bu sefer ise sadece fabrikalara değil, resmi vergisi olan tarım ticaretiyle uğraşan herkes gelip başvurarak buğday alabiliyor." şeklinde belirtti.
"TMO şu anda zarar ediyor"
Öter, buğdayın satışa sunulan fiyat ile TMO'nun zarar ettiğini ifade ederek, "Bunu iki sebebe bağlıyorum: Birincisi, bu yıl yağışlar güzel yağdı, ürünlere etkisi oldu. Bu sebep bir ihtimal ama zayıf bir ihtimal. TMO, bu durumu dengede tutma düşüncesi güzel olur. Çiftçilerin mağdur olmaması, fırsatçıların eline düşmemesi ve buğdayları ucuza satmamaları için onlara destek olmak amacıyla bu hareket yapılabilir. TMO'nun diğer önemli gerekçeleri ise Ramazan’a girmemiz ve enflasyonun önüne geçmek olabilir. Maliye Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'nın gücüyle tüketicilerin ürünleri pahalanmasın, enflasyon yükselmesin diye bu gıdanın ham maddesi olan buğdayı uygun fiyata satışa çıkarıyor. TMO şu anda zarar ediyor. 13 bin 500 liraya aldığı buğdayı aynı fiyata satıyor ve depoların kiralama maliyetlerini 7-8 aydır ödüyor. " ifadelerini kullandı.
"Burada ciddi bir sıkıntı var ve denetlenmesi gerekiyor"
Artan maliyetlere değinen Öter, "Makarna ve bulgur fiyatlarının mevcut seviyede kalması gerekirken, maalesef her sene olduğu gibi bu Ramazanda da fırsatçılar devrede, fiyatlar yükseliyor. Ekmek, Ramazan pidesi, simit hepsi pahalılaşıyor ve hepsi buğdaydan oluşuyor. Peki devletin bu zararı neye karşılık yapıldı? Kim kazanıyor? Cevabı ise aradaki imalatçılar ve satıcılar kazanıyor. Bu kesimlere yönelik denetim olması gerekiyor. Devlet, TMO aracılığıyla buğdayları ucuza veriyor ise bir maksadı ve amacı var ama bu amaç sağlanmıyor. Burada ciddi bir sıkıntı var ve denetlenmesi gerekiyor. Malum olduğu üzere yılbaşından beri SGK primi yükseldi, asgari ücret arttı. Su, elektrik ve doğalgaz fiyatları da yükseldi. Fabrikacıya ‘Neden ucuz un vermiyorsunuz, ucuz mal arıyoruz’ denildiğinde işçi maliyeti, elektrik, doğalgaz gibi giderleri öne sürüyorlar. Maalesef burada olan vatandaşa oluyor. Sonuçta bu para devletin parası, hepimizin cebinden çıkan vergilerden oluşuyor. TMO serbest satış uygulamasını hayata geçiriyor ama sonrasında her üründe denetim olması gerekir. Ramazan öncesi ‘Zam gelmeyecek’ denilmişti ama bugün, belki Türkiye'nin en ucuz eti bölgemizde olsa da 700 liranın altında kırmızı et yok. Her şey pahalılaşıyor." şeklinde aktardı.
"TMO’nun elindeki bütün buğdayı sonuna kadar boşaltması doğru değil"
Öter, TMO'nun buğdayı satışa çıkarması tüketiciye veya insanların cebine bir katkısı olmadığını vurgulayarak, "TMO, elindeki tüm buğdayı satışa çıkarmakla belki de kira vermemek için de yapmış olabilir. Bu mantıkla yapılıyorsa yine de doğru değil. Mardin bölgemize de iyi yağış yağdı, çiftçiler olarak hepimiz sevinçliyiz. Mart ayının sonları ve nisan ayının ilk haftaları döllenme dönemlerinde temkinli davranılması gerekiyor. TMO’nun elindeki bütün buğdayı sonuna kadar boşaltması doğru değil. Yarın ne olacağını bilemiyoruz. Nice afetler sonucunda ziyan olan ürünler oldu. Kim ne hesabı yapmışsa yapsın, bu satışın tüketiciye veya insanların cebine bir katkısı olmadığını rahatlıkla ifade ediyorum. Hesap ortada, durum ortada." dedi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Filistin davasının önemli siyasi liderlerinden İsmail Heniyye, şehadetinin ikinci yılında anılıyor. Gazze Şati Mülteci Kampı'nda başlayan hayatı, hapis, sürgün, siyasi mücadele ve savaşlarla şekillenen Heniyye, HAMAS Siyasi Büro Başkanlığı'na kadar yükselerek Filistin direnişinin en etkili isimlerinden biri oldu. 31 Temmuz 2024'te Tahran'da gerçekleştirilen suikastla şehit edilen Heniyye, geride sabır, kararlılık ve Filistin davasına adanmış bir mücadele mirası bıraktı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), kuruluşundan bu yana en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. 2002'de Roma Statüsü ile kurulan ve savaş suçları, soykırım ile insanlığa karşı suçların faillerini yargılamak amacıyla oluşturulan mahkeme, son dönemde artan siyasi baskılar, iç krizler ve üye ülkelerin peş peşe gelen çekilme kararlarıyla karşı karşıya kaldı.
İran ve Ukrayna savaşlarının küresel ticaret yolları üzerindeki baskısı, liman saldırıları ve aşırı sıcaklar nedeniyle buğday fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından Rusya ve Ukrayna'daki gelişmeler, küresel gıda güvenliği konusunda yeni soru işaretleri oluşturuyor.
İran’ın ABD’nin bölgedeki askeri üslerine yönelik operasyonları, sadece füze gücünü değil, aynı zamanda istihbarat, uydu teknolojileri, elektronik harp ve modern savaş taktiklerini bir araya getiren yeni bir askeri doktrini ortaya koydu. Peki bu kapasitenin arkasında Çin ve Rusya’nın ne kadar etkisi var? Tahran gerçekten Moskova ve Pekin’den kritik destek aldı mı, yoksa İran yıllar içinde kendi imkanlarıyla geliştirdiği kapasiteyi mi sahaya sürdü?