Savaşlar ve iklim krizi buğday fiyatlarını yükseltiyor
İran ve Ukrayna savaşlarının küresel ticaret yolları üzerindeki baskısı, liman saldırıları ve aşırı sıcaklar nedeniyle buğday fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından Rusya ve Ukrayna'daki gelişmeler, küresel gıda güvenliği konusunda yeni soru işaretleri oluşturuyor.
Küresel tahıl piyasalarında savaş ve iklim kaynaklı endişeler nedeniyle buğday fiyatları yükselişini sürdürüyor.
Chicago Ticaret Borsası'nda buğday fiyatları geçen hafta yüzde 4,1 artarak son üç yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı. Temmuz ayı boyunca fiyatlardaki yükseliş yüzde 19'a ulaştı.
Piyasalardaki hareketliliğin temel nedenleri arasında İran savaşı nedeniyle Ortadoğu'da artan jeopolitik riskler, Rusya-Ukrayna savaşında tahıl ihracat yollarının hedef alınması ve büyük üretici ülkelerde yaşanan hava koşulları gösteriliyor.
Karadeniz hattı küresel buğday arzı için kritik
Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatının dörtte birinden fazlasını karşılayan iki önemli üretici konumunda bulunuyor. Bu nedenle iki ülke arasındaki savaşta limanlara, tahıl depolarına ve ihracat güzergahlarına yönelik saldırılar küresel piyasaları doğrudan etkiliyor.
Chicago merkezli gıda emtia ticareti şirketi Futures International, Rusya'nın deniz taşımacılığına yönelik kısıtlamalarının ve liman altyapılarına yönelik saldırıların kısa vadede tahıl ihracatının güvenliği konusunda belirsizlik oluşturduğunu belirtti.
Rusya'nın Karadeniz'deki önemli ihracat merkezlerinden Novorossiysk Limanı'nda gece deniz trafiğine yönelik sınırlamalar getirdiği, bazı Azak Denizi limanlarında ise güvenlik sorunları nedeniyle gemi hareketlerinin aksadığı bildirildi.
Ukrayna'nın Rusya içindeki enerji ve lojistik noktalarına yönelik insansız hava aracı saldırıları da Moskova'nın ihracat kapasitesi üzerindeki baskıyı artırıyor.
İran savaşı enerji ve gıda piyasalarını etkiliyor
Ortadoğu'daki savaş ortamı da tahıl piyasaları üzerinde dolaylı baskı oluşturuyor. İran çevresindeki çatışmalar, enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olurken, artan taşıma maliyetleri ve güvenlik riskleri gıda ticaretini de etkiliyor.
Uzmanlara göre, enerji fiyatlarındaki yükseliş tarımsal üretimde kullanılan gübre, yakıt ve lojistik maliyetlerini artırarak buğday başta olmak üzere temel gıda ürünlerinin fiyatlarına yansıyabilir.
Özellikle ithalata bağımlı ülkeler açısından bu gelişmeler, ekmek ve temel gıda fiyatlarında yeni artış riskini beraberinde getiriyor.
Avrupa'da sıcak hava üretimi düşürüyor
Buğday fiyatlarını artıran bir diğer önemli faktör ise iklim koşulları oldu.
Avrupa'da etkili olan aşırı sıcaklar, özellikle Fransa ve Almanya gibi önemli üreticilerde verim kayıplarına yol açtı.
Avrupa Birliği'nin bu yılki tahıl üretiminin yüzde 9'dan fazla gerilemesi bekleniyor. Bu düşüşün son 20 yıldan fazla sürenin en büyük yıllık kayıplarından biri olacağı belirtiliyor.
Fransa'da sıcak hava dalgaları nedeniyle bazı bölgelerde erken hasat yapılırken, üreticiler düşük verim ve kalite sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
ABD'de de benzer riskler yaşanıyor. Kuzey Dakota eyaletinde etkili olan yüksek sıcaklıkların, ülkenin önemli buğday üretim bölgelerinden birindeki rekolteyi olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
ABD buğday üretimi 55 yılın en düşük seviyesine gerileyebilir
ABD Tarım Bakanlığı'nın 10 Temmuz'da yayımladığı rapor, küresel arz endişelerini artıran önemli veriler içeriyor.
Rapora göre, ABD'nin 2026/27 sezonunda buğday üretiminin yaklaşık 41,81 milyon ton olması bekleniyor.
Bu rakam, önceki tahmine göre 190 bin ton daha düşük ve 1970/71 sezonundan bu yana en düşük üretim seviyesi anlamına geliyor.
Aynı dönemde ABD'nin dönem sonu buğday stoklarının da 19,66 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu miktar, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 22'lik düşüş anlamına geliyor.
Küresel buğday stokları da geriliyor. Dünya genelindeki dönem sonu stoklarının 272,8 milyon tona düşmesi beklenirken, bu azalışta ABD, Hindistan, Arjantin ve Kanada'daki üretim düşüşleri etkili oluyor.
Gıda güvenliği yeniden küresel gündemde
Buğday fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca tarım piyasalarını değil, dünya genelindeki tüketicileri de yakından ilgilendiriyor. Çünkü buğday, ekmek, makarna ve birçok temel gıda ürününün ana hammaddesi konumunda bulunuyor.
Rusya-Ukrayna savaşı sırasında yaşanan tahıl krizinin ardından küresel piyasalar yeniden savaşların gıda arzı üzerindeki etkilerini tartışmaya başladı.
İran çevresindeki gerilimlerin de bu tabloya eklenmesi, enerji ve lojistik risklerini artırıyor.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde buğday fiyatlarının seyrinde üç temel unsurun belirleyici olacağını ifade ediyor:
1.Karadeniz'deki savaşın tahıl ihracatına etkisi,
2.Ortadoğu'daki çatışmaların enerji ve lojistik maliyetlerine yansıması,
3.Büyük üretici ülkelerde hava koşullarının rekolte üzerindeki etkisi.
Küresel gıda piyasaları açısından yeni dönem, yalnızca üretim miktarlarıyla değil savaşlar, iklim değişikliği ve ulaşım güvenliği gibi jeopolitik faktörlerle de şekilleniyor.
Bu nedenle buğday fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli bir dalgalanmanın ötesinde, küresel gıda arzındaki kırılganlığın yeni bir göstergesi olabileceği değerlendiriliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Tunus'ta Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid Gannuşi, hastanede ailesi ve avukatlarıyla görüşmesine izin verilmemesini protesto etmek amacıyla yemek ve ilaç almayı bıraktı. 85 yaşındaki Gannuşi'nin sağlık durumunun kritik olduğu belirtildi.
Bugün, Hiroşima'nın üzerinden 81 yıl geçti. Dünya her yıl nükleer silahların dehşetini anıyor, "bir daha asla" mesajı veriyor. Ancak aynı dünya, son yıllarda Gazze'de yaşanan büyük insani yıkım karşısında benzer bir kararlılığı ortaya koyup koymadığı sorusuyla karşı karşıya bulunuyor.
Filistin davasının önemli siyasi liderlerinden İsmail Heniyye, şehadetinin ikinci yılında anılıyor. Gazze Şati Mülteci Kampı'nda başlayan hayatı, hapis, sürgün, siyasi mücadele ve savaşlarla şekillenen Heniyye, HAMAS Siyasi Büro Başkanlığı'na kadar yükselerek Filistin direnişinin en etkili isimlerinden biri oldu. 31 Temmuz 2024'te Tahran'da gerçekleştirilen suikastla şehit edilen Heniyye, geride sabır, kararlılık ve Filistin davasına adanmış bir mücadele mirası bıraktı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), kuruluşundan bu yana en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. 2002'de Roma Statüsü ile kurulan ve savaş suçları, soykırım ile insanlığa karşı suçların faillerini yargılamak amacıyla oluşturulan mahkeme, son dönemde artan siyasi baskılar, iç krizler ve üye ülkelerin peş peşe gelen çekilme kararlarıyla karşı karşıya kaldı.