İngiliz savaş gemileri Rus filosunu üç gün boyunca izledi
İngiltere Kraliyet Donanması’nın, Rusya’ya ait gemilerin Birleşik Krallık kara suları ve çevresinden geçişi sırasında üç gün boyunca kapsamlı bir takip operasyonu yürüttüğü ortaya çıktı.
Geçen hafta gerçekleştirilen ve İngiliz makamlarınca yoğun olarak nitelendirilen 72 saatlik operasyonda, Kuzey Denizi’nden Manş Denizi’ne ilerleyen dört gemi radarlarla takip edildi. Operasyona HMS Duncan, HMS St Albans ve HMS Severn savaş gemileri katılırken, bir Merlin tipi helikopter de havadan destek sağladı.
İngiliz makamlarının açıklamalarına göre Rusya’ya ait Admiral Levchenko destroyeri, yaptırım listesinde bulunan General Skobelev ve Sparta adlı kargo gemilerine Dover yönünde refakat etti. Moskova ise sevkiyata yönelik olası bir İngiliz müdahalesine karşı Neustrashimy fırkateynini görevlendirdi.
Böylece Londra’nın güvenlik gerekçesiyle başlattığı takip operasyonu, Rusya’nın da kendi gemilerine refakat edecek askeri unsurlar göndermesiyle bölgede yeni bir gerilim görüntüsü oluşturdu.
İngiliz Donanması Komutanı General Gwyn Jenkins, Rus gemilerinin faaliyetleri konusunda rehavete yer olmadığını savunarak Moskova’nın faaliyetlerinin İngiltere açısından kabul edilemez bir risk oluşturduğunu ileri sürdü.
Jenkins, Batılı müttefiklerle birlikte yürütülen yaklaşımın Rusya’yı savaş gemilerini başka görevlerden uzaklaştırmaya zorladığını öne sürerken, Londra’nın gerektiğinde yeniden harekete geçmeye hazır olduğunu söyledi.
Ancak İngiliz makamlarının son dönemde Rus gemilerine yönelik takip ve gözetim faaliyetlerini giderek artırması, Londra’nın bölgedeki gerilimi azaltmak yerine daha da tırmandırdığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Kraliyet Donanması, ağustos ayında yaptığı açıklamada İngiltere çevresindeki Rus deniz faaliyetlerini izlemek için harcanan sürenin arttığını duyurmuştu. Donanmanın yalnızca temmuz ayında Rusya bağlantılı gemileri 21 gün boyunca takip ettiği, bunun bir önceki yıla göre yüzde 25'lik artış anlamına geldiği belirtilmişti.
İngiliz makamları, Dover Boğazı ve Kuzey Denizi'nde Rus savaş gemilerini düzenli olarak gözlemlediklerini savunuyor.
Londra'nın Rusya'ya yönelik baskısı bununla da sınırlı kalmadı. Haziran ayında İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri, Rus tanker Smyrtos'a müdahale ederek gemiye doğrudan çıktı. Operasyon, İngiliz birliklerinin yaptırım kapsamındaki bir “gölge filo” gemisine ilk kez doğrudan çıkması olarak kayda geçti.
Öte yandan Londra ile Moskova arasındaki gerilim yalnızca deniz sahasında yaşanmıyor. İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın bu hafta Kiev'e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Ukrayna'ya askeri desteğin artırılacağı yönündeki açıklamaları da Moskova'nın tepkisine yol açtı.
Burnham, ziyaret sırasında İngiltere'nin Ukrayna'ya uzun menzilli Scalp füzelerinin bazı bileşenlerine ilişkin tasarımları da içeren askeri destek sağlayacağını açıkladı.
Batılı yetkililer doğrudan Rusya-NATO çatışması ihtimalini küçümsemeye çalışsa da Kremlin, İngiltere ve müttefiklerini Ukrayna'ya yönelik askeri desteğin sürdürülmesi nedeniyle ateşle oynamakla suçluyor.
Eski Rusya Dışişleri Bakanı Andrei Fedorov da İngiltere ile Rusya arasında doğrudan veya yarı askeri nitelikte bir karşılaşma ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirterek, İngiliz insansız hava aracı fabrikalarının kaynağı belirsiz saldırıların hedefi olabileceği uyarısında bulundu.
Rusya'nın deniz gücünü ve ticari gemilerini takip etmek için art arda savaş gemileri ve hava unsurları görevlendiren Londra'nın, bir yandan çatışma ihtimalini düşük göstermeye çalışırken diğer yandan askeri baskıyı artırması dikkat çekiyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Rusya'da hükümet, dizel, gemi yakıtı ve gaz yağı ihracatına yönelik yasağı 30 Eylül'e kadar genişletti.
İşgal rejiminin Gazze Şeridi’ndeki sağlık tesislerine yönelik saldırıları sürerken, eczaneler ve ilaç depolarının da hedef alınması bölgede ağırlaşan ilaç krizini derinleştiriyor.
Yunanistan'da Batı Nil virüsünün yaz aylarında daha yoğun görüldüğü ve yüksek dolaşım döneminin genellikle haziran ortası veya sonundan eylül ortası veya sonuna kadar sürdüğü bildirildi.