Antep fıstığı fiyatlarının artmasını stokçuluğa bağlanmasının yanlış olduğunu belirten fıstık tüccarları, fıstığın iddia edildiği gibi fiyatının 200 lira olmadığını, Ramazan ayının ilk gününden itibaren fiyatların 160 lira civarında olduğunu söyledi.

Son zamanlarda Antep fıstığı fiyatlarının artmasına duyulan rahatsızlık devam ediyor. Gaziantep’in en büyük gelir kaynaklarından biri olan Antep fıstığının fiyatı ile ilgili yaşanan tartışmaları değerlendiren Fıstıkçılar Sitesi esnafı, stok iddialarına tepki gösterdi.

Antep fıstığının fiyatının artmasının nedeninin rekoltenin çok düşük olmasına bağlayan Gaziantep’teki fıstık tüccarları, son günlerde yaşanan bu tartışmaların şehrin en önemli olan iki lezzeti Antep fıstığı ve baklavasının prestijine gölge düşürdüğünü belirttiler.

Bu yıl fıstığın az olmasından dolayı fıstık fiyatlarının yüksek olduğunu belirten fıstıkçılar, gündemdeki stok iddialarının doğru olmadığını belirterek, fiyatların yüksek olmasını ise rekoltenin düşük olmasına bağladı.

Gaziantep’in önemli tarım kaynakları arasında yer alan Antep fıstığının fiyatlarında sürekli yaşanan bu tartışmaların önüne fıstığın kayıt altına alınarak engellenebileceğini belirten Yusuf Kaya, fıstığın bu yıl rekoltenin düşük olmasından dolayı fiyatların geçen yıla oranla arttığını belirtti.

Antep fıstığı fiyatlarının yükselmesinin nedeninin ürünün az olmasından dolayı kaynaklandığını, ancak buna rağmen esnafın stokçuluk yapmadığını belirten Kaya, “Antep fıstığı fiyatının yükselmesini ben bu karaborsacılar veya aracılardan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. İki yıldır mahsulümüz az yetişiyor. Mahsulümüz olmadığından dolayı ürün azaldığı için bu duruma düştük. Mahsulün çok az olmasından ve Ramazan ayında da iç fıstığı tüketimi çok fazla olduğundan dolayı alım gücü daha fazla olmuştur. Bundan dolayı esnafın elinde olan fıstığın da sanki karaborsacıların elindeymiş gibi bir duruma ortaya koydular.”dedi.

“Ramazan ayından sonra fiyatlar düşer”

Ramazan ayından dolayı fıstık ihtiyacının arttığını belirten Kaya, “Fıstık esnaftan tüketiciye gittikçe bu fiyatlar yükselmeye başladı. Bu geçici bir durumdur. Ramazan ayından sonra bu fiyatlar tekrar normal vaziyete gelecektir. Biz burada stokçu olduğunu düşünmüyoruz. Ama ihtiyacı olan ve bizim işletmeci arkadaşlarımız 3-5 ton ürün alıp satmakla depolarında bulundurdukları ürünler oluyor. Bunun dışında sadece karaborsacılık için fıstık fiyatı yükselsin diye depoda 50, 100 ve 500 ton fıstık alanı duymadık ve bilmiyoruz. Ama depolarımızda 5-10 ton ürün bulunabilir. Bu da stok durumuna düşmez. Fiyatlarını yüksek olmasının nedeni ürünün az olmasından dolayıdır ve Ramazan ayı dolayısıyla alım olunca ister istemez fiyatlar yükseldi. Karaborsacı piyasadaki ürünleri toplar, depoya kitler ondan sonra gizli gizli satmaya başlar. Ya da fıstık fiyatı yüksek iken satar. Yoksa her dükkânda az ve çok da olsa bundan bir mahsulümüz var. Herkes alıcı olduğu zaman fıstık fiyatı yükseliyor. Ben bu durumu karaborsacılıkla ilişkilendirmiyorum.”ifadelerini kullandı.

“Ortada büyük bir fiyat dengesizliği var”

Esnaf olarak çiftçinin yanında olduklarını ve fıstığın kayıt altına alınmasıyla bu sorunun da çözüleceğini belirten Kaya, “Fıstık kayıt altına alınsın. Ya da destekleme verilsin. Herkes desteğini alsın, vergisinden de devlet faydalansın. Biz de kimde fıstık var veya yok bunu bilelim. O zaman karaborsacı ya da imkân sağlanmamış olur. Burada yapılması gereken şimdi çok pahalandı. Sezonda ise fiyatı çok düşecek. İkisi de yanlıştır. Buna bir önlem alınması gerekiyor. Daha önce Güneydoğubirlik vardı. Güneydoğu birlik fıstığı alır stok ederdi. İhtiyaç zamanında halka tekrar satardı. Bu şekilde denge sağlanmış oluyordu. Sezonda da mahsul çok düşmüyordu. Ama şimdi 40 lira olan kabuklu fıstık sezonda da 20 liraya kadar düşecektir. Yazık değil mi, ortada büyük bir fiyat dengesizliği var. Bunun önlenmesi gerekiyor. Lisanslı depoculuk da olabilir, biz bunu da destekliyoruz.”şeklinde konuştu.

“İşi fıstıkçılık olanlar bu iş yapsınlar”

Fıstık fiyatın stokçulardan ziyade rekoltenin düşük olmasına bağlı olduğunu belirten Mehmet Gökten,  “Olmayan malın fiyatı olmaz. Fıstık fiyatının yükselmesinin sebebi ürünün olmayışından dolayıdır. Geçen sene rekolte düşük olduğu için ve fıstığa talep fazla olunca fiyatlar yükseldi. Yani stokçuluk yok. ‘İç fıstık 210 liraya ve tuzlu fıstık 100 liraya satıldı’ böyle bir durum yok. Şu anda baklavada kullanılan fıstığın fiyatı 160 liradır. Tuzlu fıstıkta 50-60 lira arasında satılıyor. Yeni mahsulün çıkmasıyla bu fiyat 100 liranın altına kadar düşecektir. Fıstığın kayıt altına alınması iyi olur. Herkes açısından çok iyi olur. İşi fıstıkçılık olanlar bu iş yapsınlar. İşi olmayanların gelip bu işten para kazanmaları yanlıştır.”diye konuştu.

“Fıstığın fiyatı hiçbir zaman için 200 lira olmadı”

Kronik hale gelen bu stokçuluğun ve arz talep dengesinin bilinerek bozulmasının önüne geçmenin en önemli çaresinin Antep fıstığında çiftçilerin ürettikleri ürünlerin kayıt altına alınabilmesi için ürünün çiftçiler bazında devlet tarafından desteklenmesi ile mümkün olabileceğini vurgulayan Şakir Kobu ise şunları söyledi:

“Şu anda boz iç fıstık 155-160 lira arasında satılıyor. Biz de herhangi bir stokçuluk durumu söz konusu değildir. Bu sene fıstık az olduğundan dolayı ve çok fazla bir talep olduğundan dolayı da fiyatlar biraz yükseldi. Şu anda bu fıstığın bize maliyeti 150 liradır ve fıstığın fiyatı hiçbir zaman için 200 lira olmadı. Sadece bazı aracılar fiyatlarla oynadı. Ama biz de Ramazan'ın ilk günden itibaren fıstık fiyatı 150-160 lira arasında değişiyor. Fıstık eğer denetim altına alınırsa çok iyi olur.” (İbrahim Koçyiğit-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler