150 yıllık ata mesleğini sürdüren Özselçuk: Eski saatlerin kalitesi artık yok
Konya'da saatçilik ve gözlükçülük mesleğini yaklaşık 150-160 yıldır aile geleneği olarak sürdüren Bülent Özselçuk, eski saatlerin işçilik ve kalite açısından günümüz üretimlerinden çok daha üstün olduğunu belirtti. Özselçuk, mesleğin en büyük sorununun ise kalfa yetişmemesi olduğunu söyledi.
Konya'da ata mesleği olan saatçilik ve gözlükçülüğü yıllardır sürdüren Bülent Özselçuk, ailesinin 1800'lü yıllara uzanan meslek hikâyesini anlattı.
Yaklaşık 150-160 yıldır aynı mesleği yaptıklarını belirten Özselçuk, günümüzde saat sektöründe kalite anlayışının değiştiğini, antika saatlere ilginin arttığını ve mesleğin geleceği açısından en büyük sıkıntının kalfa yetişmemesi olduğunu ifade etti.

Bülent Özselçuk
Yıllardır ata mesleğini sürdüren Bülent Özselçuk, büyük dedesinden miras kalan mesleğin geçmişini şu sözlerle anlattı: "1964 Konya doğumluyum. Saatçilik ve gözlükçülük mesleğini büyük dedemden kalan bir aile mesleği olarak sürdürüyorum. İlk büyük dedemiz 1800'lü yıllarda saatçiliğe başlamış. Dedem Adil Özselçuk, 1930'lu yıllara kadar saatçilik mesleğini sürdürürken saatin yanı sıra gözlükçülük de yapmış. Daha sonra babam, dedemin yanında kalfa olarak çalışmaya başladı ve mesleğimizi devam ettirdi. Ben de 1964 yılından sonra okula başladığım dönemlerde babamın yanına gelmeye başladım. Sonrasında mesleğimizi sürdürmeye devam ettim. Ailece yaklaşık 150-160 yıldır bu işi yapıyoruz."
Piyasadaki saatlerin kalitesinin düşmesiyle birlikte antika saatlere olan ilginin arttığını belirten Özselçuk, "Son dönemde antika saatlere olan merak biraz daha arttı. Eskiden otomatik ve kurmalı saatler daha yaygındı. Ancak Çin'in sektöre girmesiyle birlikte piyasada pres baskı yöntemiyle üretilen, daha basit saatler çoğalmaya başladı. Eski saatler çok daha kaliteliydi. Ben mesleğe başladığım yıllarda İsviçre saatleri ön plandaydı. 1970'li ve 1980'li yıllarda ise Japon saatleri öne çıkmaya başladı. İlk zamanlarda insanlar Japon saatlerine çok güvenmiyordu ancak zamanla büyük ilgi gördü. Japonya'da yaşanan tsunamiye kadar üretilen saatlerin büyük bölümü oldukça kaliteliydi. Tsunamiden sonra üretim Çin'e kaymaya başladı. Bugün sektör büyük ölçüde Çin'in elinde. Bu nedenle birçok saatte pres baskı yöntemiyle üretilmiş, daha düşük kaliteli mekanizmalar kullanılıyor. Eski kalite maalesef artık yok. O dönemlerde saatlerin kaplaması, mekanizması ve işçiliği çok üst düzeydi. Günümüzde ise aynı kaliteyi görmek mümkün değil." şeklinde konuştu.

Yaşının ilerlemesi nedeniyle artık kalfa yetiştirmediğini belirten Özselçuk, "Çok sayıda kalfa yetiştirdim. Ancak yaşımın ilerlemesiyle birlikte artık bu tempoya ve strese dayanamadığım için kalfa yetiştirmiyorum. Şu anda yalnızca kendi mesleğimi sürdürüyorum." dedi.
Kalfa yetiştirmenin giderek zorlaştığını ifade eden Özselçuk, sözlerini şöyle tamamladı, "Yetiştirdiğim çok sayıda kalfamız var. Bu meslek bitmez, mutlaka devam eder. Ancak artık kalfa bulmak çok zor. Küçük yaştaki çocuklar bu mesleğe eskisi kadar ilgi göstermiyor. Sabırlı değiller. Yeni nesil çalışmaya çok istekli değil. Daha çok sosyal medyayla ilgili alanlara ilgi duyuyorlar. Böyle olunca, diğer birçok meslekte olduğu gibi bu meslek de zamanla kan kaybediyor. İnşallah yine de devam eder." (İLKHA)
هشدار حقوقی: تمامی حقوق اخبار، عکس ها و فیلم های منتشر شده متعلق به İlke Haber Ajansı Basın Yayın San می باشد. تجارت مانند. تحت هیچ شرایطی نمی توان از تمام یا بخشی از اخبار، عکس ها و فیلم ها بدون قرارداد کتبی یا اشتراک استفاده کرد.