​

Bitlis’te düzenlenen bir konferansta konuşan AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, "Adliye teşkilatı çalışmıyorsa, hakimler, savcılar, adliyenin diğer bütün mensupları farklı işlevleri yerine getirmiyorsa bütün toplum bozulur." dedi.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Merkezi Konferans Salonu’nda AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay'ın katılımıyla  "Şehir ve Beden Siyaseti" temalı konferans düzenlendi.

Açılış konuşmasını yapan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, şehirlerde iki temel insan karakterinin görüldüğünü, bunlardan birincisinin şehrin fiziksel yapısı, ikincisinin ise şehir için gerçekleştirilen mekan faaliyetleri olduğunu belirtti.

Programda bir konuşma yapan Prof. Dr. Aktay, adalet ve medeniyet vurgusunda bulundu.

"Müminler bir vücudun azası gibidirler." hadisini hatırlatan Aktay, "Vücudun bir azasına bir ağrı, bir sancı geldiğinde bütün uzuvlar acı hisseder. Beden siyaseti bir şehirle birlikte ele alındığında, bir şehrin içerisinde olan farklılıkların kendi içinde ne kadar adil bir biçimde ve ne kadar ahenkli uyum içerisinde çalıştırıyor olduğu, şehrin kaynaklarını ne kadar adil bir şekilde dağıtıldığının aslında bir ifadesidir. Oksijen şeklinde vücudun tüm yerlerine eşit şekilde dağılmasıdır. Aynı şekilde şehrin aldığı tüm gelirler, vücudun tüm yerlerine eşit şekilde dağıtılmasıdır. Nasıl bir azanın çektiği acıyı beraber hissetmek güzelse, şehrin aldığı gelirleri beraber adil şekilde paylaşmak da güzeldir." dedi.

"Adliye teşkilatı çalışmıyorsa bütün toplum bozulur"

Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer bir devlet, farklı unsurlar arasında bir unsuru unutup, onu bir kangrene dönüştürmüşse sonra problem çıkar ve kangren bütün vücudu bozar. Eğer bir toplumun adaletsizliği hat safhaya vardırmışsanız, oraya kan göndermiyorsanız, orayı vücudun bir parçası gibi beslemiyorsanız, beden siyaseti orayı beslemiyorsa o vücut kangrene dönüşür. O kangren sonra bütün vücudu sarsar. Adliye teşkilatı çalışmıyorsa, bir organ içerisinde faaliyet gösteren hücreler, fertler, hakimler, savcılar, adliyenin diğer bütün mensupları eğer bozulmuşsa, eğer orada farklı işlevleri yerine getirmiyorsa bütün toplum bozulur. Bir süre sonra bütün beden kangrene dönüşür."

"Farklılık bizim dünyaya meydan okumamızdır"

Bütün İslam şehirlernini her kesimden insan barındırdığına dikkat çeken Aktay, "Bizim şehir siyasetimiz, şehirdeki beden siyasetimiz farklılıkları idare etmektir. Farklılıklar bizi korkutmuyor. Bilakis farklılık bizim için bir zenginliktir. Farklılık bizim dünyaya meydan okumamızdır. Onun için kurduğumuz şehirler aynı zamanda dünyada beyin göçü alan şehirlerdir. Osmanlı toplumu, 72 millet insanı bir beden gibi her birini farklı bir organ gibi değerlendirmesini çok iyi bilmiş. Bugün bize düşmanlık yapan Ermeni diasporasına rağmen, onların bütün idealarına rağmen Ermeniler, bu toplumun çok önemli bir unsuruydular ve bu topluma çok güzel hizmetler yapıyorlardı o dönemde. Yahudiler, bu ülkedeki Musevi vatandaşlar çok farklı hizmeti yapıyorlardı. Birinci dünya savaşında yenildikten sonra bu ülkede yaşayan o farklı organlar dağıldı." diye konuştu.

Mısır’da cunta yönetimi tarafından 9 ihvan üyesi gencin idam edilmesine de değinen Aktay, "Komşumuz açlığını duyduğumuz herkestir. İster medyadan ister sosyal medyadan hangi araçla olursa olsun, aç olduğunu duyduğumuz herkes komşumuzdur. Myanmar’daki insan komşumuzdur. Filistin’deki, Kahire’deki komşumuzdur. Geçtiğimiz gün sabaha kadar uyuyamadım. Mısır’da 9 tane masum insan, işkence altında alınmış ifadelere dayanılarak idam edildi. Bu benim komşumdu. Hakikatken benim içimden bir parça alıp götürdü. İçim cız etti. O gün sarhoş gibiydim. Öyle bir şey hissettim. Herkesin bunu hissetmesini arzu ediyorum. Bu bir zulüm ve bu zulmü hemen yanı başımızdaki insanların yaptığı bir zulümdür." dedi.

Yaşanan zulmü iliklerine kadar hissettiklerini vurgulayan Aktay, şunları söyledi: "Neticede bu zulmü yaşıyoruz. İliklerimize kadar hissediyoruz. Komşumuz hemen yanı başımızdaki insan, yanı başımızdaki ev olmak zorunda değil. Mademki evlerimizi bu kadar uzaklaştırdık fakir insanlardan, o zaman bu fakir insanları en azında duymak için başka araçlar oluşturmak zorundayız. Çok şükür toplum olarak Türkiye bu konularda, dayanışma ve yardımlaşma anlamında epeyce iyidir. Ebetteki daha da iyi olmak zorundadır. Eğer bir tek kişi dahi aç kalıyorsa, bütün bir şehir günahkârdır. Bunu bilmemiz gerekiyor." 

Program sonunda Aktay’a, Rektör Yardım tarafından Ahlat bastonu ve vazo hediye edildi.

Konferansa Bitlis Valisi Oktay Çağatay, AK Parti İl Başkanı Engin Günceoğlu, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, öğretim üyeleri, bazı STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler