Diyarbakır’da, “Ortadoğu’da Kürtler ve Barış sempozyumu”

Diyarbakır’da düzenlenen “Ortadoğu’da Kürtler ve Barış” sempozyumu, bölgede faaliyet yürüten STK temsilcileri ve bölge âlimlerinin katılımlarıyla bu gün başladı.

Diyarbakır'da düzenlenen ve bölgede faaliyet yürüten birçok STK temsilcisi ile kanaat önderleri, âlim, siyasetçi, yazar ve entelektüelin katıldığı, 2 gün sürecek olan "Ortadoğu'da Kürtler ve Barış" sempozyumu bu gün başladı.

Diyarbakır'da İHH öncülüğünde özel bir otelde düzenlenen sempozyuma ülke dışından da katılım oldu. Sempozyuma Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkan Yardımcısı Profesör Doktor MuhyettinAli Karadaği, Doktor Farsat Mar'i, Doktor Abdulbasit Saida ve bir çok aktivist katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, geçmişten bu yana dünya müstekbirlerinin mezhebi, meşrebi gözetmeksizin Müslümanları katlettiğine dikkat çekerek, işlenen bu zulümden Kürtlerinde payını aldığını söyledi.

"Kürt meselesinin olduğu inkâr edilemez bir gerçek"

Türkiye'de ve dünyanın birçok yerinde Kürt meselesinin olduğunun inkâr edilemez bir gerçek olduğunu belirten Yıldırım, emperyalist ve Siyonistlerin bu meselenin devam etmesini sağlamak için bilinçli olarak Kürtlere devlet veremeyerek bu günlere gelinmesini sağladıklarını söyledi.

Yıldırım daha sonra, "Emperyalistler ve Siyonistler Kudüs'ün fethini hiçbir zaman unutmadılar. Dikkat edin! Kürtler, Selahaddin Eyyubi'nin Komutanlığında Kudüs'ü fethettikleri zaman bu durum aslında emperyalist ve Siyonistler için bu büyük bir travma olmuştu. O günden sonra Kürtlerin asla İslam milleti ile bütünleşmemesi ve kendi köklerinden uzaklaşması niyeti ile hareket edilerek her türlü adımlar atıldı." şeklinde konuştu.

"Kürtler Allah'ın ayetlerinden bir ayet"

Kürtlerin Türkiye'de Arapçanın yasaklandığı dönemlerde dahi medreselerinde Arapça eğitimi bırakmadıklarını belirten Yıldırım, Kürtlerin bu tavırları ile Allah'tan bir ayet oldukları gerçeğini ortaya koyduklarını da sözlerin ekledi.

Yıldırım daha sonra Kürdistan medreselerinin bölgede çok büyük tehlikelerin önüne geçtiğini ifade etti.

"Türkistan için istediğimiz her şeyi Kürdistan içinde isteyebilmeliyiz"

Kürtçe eğitimin önemine de vurgu yapan Yıldırım kurumsal olarak bu gün Çine karşı Doğu Türkistan'da Türkçe eğitimi savundukları gibi, Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda da Kürtçe eğitimi savunabilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Yıldırım devamla, "Türkistan için istediğimiz her şeyi Kürdistan içinde isteyebilmeliyiz. Yaşanan bu sorunları aşabilmeliyiz ancak dönemsel olarak bu süreçler tıkanabilir. Bu tıkanmalar normaldir. Ancak bu durum bizleri ürkütmemelidir. Burada önemli olan barış iradesidir. Burada önemli olan masadan kalkmamaktır. Eğer barışa tam kararlıysak, irademizi tam olarak ortaya koyabiliyorsak süreç içerisinde var olan bu aksamaların hepsi giderilecektir. Barış için yola çıkan samimi olan tarafların mutlaka sonuca ulaştığını gördük. Bunun için diyoruz ki çözüm süreci bu açıdan çok önemli idi. Tarih çözüm sürecine katkıda bulunanları unutmayacak. Bunun için bu barış sürecinin ne olursa olsun devam etmesi gerekir." ifadelerin kullandı.

"Çözüm sürecinin tarafı halktır"

Barış sürecinin, çözüm sürecinin tarafının millet olduğunu, halk olduğunu ve bu durumun artık partileri aşarak partiler üstü bir konuda olduğunu belirten Yıldırım, bu süreçte silahların konuşmaması gerektiğini de belirterek, süreçte çıkan 6-8 Ekim olaylarını kınadığını ve kimsenin kimseyi haksız yere katletme hakkına sahip olmadığını söyledi.

"Bu toplumun dokusu İslam'dır"

Seçim sürecinde de çıkabilecek provokasyonlar ve yaşanabilecek muhtemel olaylar hakkında da daha duyarlı olunması gerektiğini belirten Yıldırım; bu süreçte, medya, aydınlar, cemaatler ve medrese hocalarından her kesi çözüm sürecine destek vermeye çağırdı.

Yıldırım, "Bir toplumun dokusuyla oynamakla barış olmaz. Bu toplumun dokusu İslam'dır. Bu toplumun dokusundan İslam'a aykırı bir toplum çıkararak barışı sağlayamazsınız. Herkes İslam kardeşliğini ortaya koymak zorundadır." dedi.

"Peygamber Sevdalıları, HÜDA PAR'ı ve medreseleri inkâr edemezsiniz"

Son bir ay içerisinde Diyarbakır Newroz alanında gerçekleştirilen Newroz ve Kutlu Doğum etkinliği üzerinden bir örnek veren Yıldırım, Newroz'u kutlayanların inkâr edilemeyeceği gibi, bu toprakların bir gerçeği olan Peygamber Sevdalıları ve HÜDA PAR'ında inkâr edilemeyeceğini, medrese âlimlerinin inkâr edilemeyeceği ve görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

Yıldırım sözlerine şöyle bitirdi:"Toplumun büyük kesimi harekete geçmeli ve bu çözüm sürecini istiyoruz demeli. Ne istiyorsanız bu günden ortaya koymalısınız. Yarın bu talepleri ortaya koyma artık çok geç olabilir. Unutulmamalıdır ki Allah barışı seviyor"

Program sempozyum katılımcılarının konuşmalarıyla ve sunumlarını yapmalarıyla devam ediyor. ( Fikret özkan / Sıddık Bilge / İzzettin Alagöz – İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler