Hac ibadetini yerine getiren Övet: Hac, hem maddi hem de manevi bir arınmadır
Hac ibadetini yerine getiren Abdulhakim Övet, hac yolculuğunda yaşadığı manevi duyguları ve izlenimlerini dile getirerek, "Hac, hem maddi hem de manevi bir arınmadır." dedi.
Her Müslümanın kalbinde Kabe'yi tavaf etme, Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) ziyaret etme ve Medine-i Münevvere'yi görme arzusu bulunduğunu belirten Övet, hac özleminin yıllardır içinde büyüdüğünü söyledi.
“Bunun için yollar aramaya başladım”
Sürekli hac iştiyakı taşıdığını belirten Övet, " Ben, her Müslümanın hayatında Kabe'yi tavaf etmek, Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) ziyaret etmek, Medine-i Münevvere'yi görmek gibi bir isteğin ve arzunun olduğuna inanıyorum. Her müminin kalbinde bu aşk, bu sevgi ve muhabbet tüter. Ben ilk olarak 2010 yılında arabayla umreye gitmiştim. O zamandan beri de içimde sürekli bir hac iştiyakı vardı. Hacca gitmek isterdim. Bunun için yollar aramaya başladım. Çünkü hem ayet-i kerimelerde hem de Allah Resulü'nün tavsiyelerinde ve hadislerinde, 'Oraya gitmeye yol bulabilenler hac yapsın, Allah'ın evini ziyaret etsin' yönünde tavsiyeler ve Allah'ın emri vardır." dedi.
“Bu rüya beni çok etkiledi”
Bu özlemle sürekli bir arayış içerisinde olduğunu dile getiren Övet, gördüğü bir rüyanın kendisini çok etkilediğini belirterek, şunları söyledi: "Ben de bu iştiyakla sürekli acaba bir yol bulup Allah-u Teala'nın evine hac edebilir miyim, tavaf edebilir miyim diye bir arayış içerisindeydim. İlk olarak geçen yıl, 2025 yılında böyle bir arayış içine girdim. Hatta hayatımda şöyle bir olay olmuştu: Rüyamda bana haccın çıktığını görüyorum ve bana, 'Sana hac çıktı.' diyorlardı. Ben de sevinçten rüyada tekbir getiriyorum. 'Allahu ekber' diye bağırıyorum. Rüya esnasında bana, 'Ne oldu, ne oldu?' diye soruyorlar. Ben de büyük bir sevinçle, 'Bana hac çıkmış, bana hac çıkmış.' diyerek etrafımdakilere anlatıyorum. Bu rüya beni çok etkiledi. O rüyanın etkisiyle, 'Ben de bu sene hacca gideceğim inşallah.' dedim."
Geçen yıl hac için yola çıktığını ancak hac vazifesini tamamlayamadığını ifade eden Övet, "Geçen yıl bir yol bulup gittim Allah'ın izniyle. Kısmet oldu, birçok ibadetimizi yaptık. Tavaflarımızı gerçekleştirdik. Ancak Arafat'a çıkmamız engellendiği için hac vazifesini tamamlayamadık. Bu da benim içimde bir hasret olarak kaldı. Tekrar oraya gitmenin ümidi, aşkı ve isteği hep içimde vardı." şeklinde konuştu.
"Allah-u Teala dualarımı kabul etti"
Bu yıl yeniden hac yapma imkanı bulduğunu belirten Övet "Geçen yıl içten yaptığım duaların da etkisiyle, Allah-u Teala'nın dualarımı kabul etmesiyle, 2026 yılında tekrar hacca gitmeyi nasip ettiğine inanıyorum. Allah'a hamdolsun, tekrar gittim. Bu sefer de aynı aşk, şevk, sevgi ve özlemle Allah-u Teala'ya ibadet ettim. Hamdolsun, Arafat'a da çıktık. Hac görevlerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalıştık. Allah-u Teala bizden kabul buyursun. Hac serüvenimiz bu şekilde başladı." ifadelerini kullandı.
“Gözyaşlarıma hakim olamamıştım”
Hac yolculuğunda her anın ayrı bir tesir bıraktığını söyleyen Övet, özellikle Medine-i Münevvere ziyaretinin kendisini derinden etkilediğini anlattı: "Burada etkilenmediğimiz bir anımızın, bir günümüzün ya da bir yerimizin olmaması gerekir. Çünkü giderken ilk olarak Medine'ye uğramıştık. Mekke'den önce Medine-i Münevvere'ye gitmiştik. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna, Mescid-i Nebevi'ye ilk giderken farklı bir hüzün ve farklı bir tesir hissetmiştim. Gözyaşlarıma hakim olamamıştım. O kadar ki Allah Resulü'nün huzuruna çıkıyorum, onun yanına geliyorum. İçimde büyük bir aşk ve heyecan vardı. Bu anlatılacak gibi bir şey değil. Bazen hacılara, 'Orada ne gördün, ne yaşadın?' diye sorarlar. Biz de ancak gidip kendiniz görüp yaşamanız gerekir deriz. Bunlar insanın ancak yaşayarak anlayabileceği duygulardır."
Mescid-i Nebevi'de yaşadığı manevi atmosferin unutulmaz olduğunu belirten Övet "Mescid-i Nebevi'ye ilk gittiğimde, Allah Resulü'nün huzurundaki manevi atmosferi hissetmek, onun yaşadığı topraklarda bulunmak insana derin bir etki bırakıyor. Bu, beni en çok etkileyen anlardan biriydi." dedi.
"Hac Arafat'tır"
Arafat gününün de kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını belirten Övet, şöyle devam etti: "Arafat günü de benim için en etkileyici günlerden biriydi. Çünkü Arafat'ta beklerken ve Allah-u Teala'ya dua ederken farklı duygular yaşadım. Allah Resulü, 'Hac Arafat'tır.' buyuruyor. Allah-u Teala'nın dualara karşılık verdiğini hissetmek, Allah-u Teala'nın o gün Arafat'ta bulunan kullarını bağışladığı duygusunu yaşamak benim için büyük bir sevinçti."
Övet, "Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurduğu, 'Kim Arafat'a çıkar, diline, gözüne ve diğer azalarına mukayyet olup sahip çıkarsa, kötülüklerden sakınırsa annesinden doğduğu gün gibi günahlarından arınmış olarak iner.' hadisine binaen ben de o gün bu müjdeye inanıyordum. Allah-u Teala'nın bizi affettiğini, bağışladığını ve günahlarımızdan temizlediğini hissettim. Bu da bizde duygusal anlara sebep oldu. Aslında birçok hacı da aynı duyguyu yaşadı. Herkes bu hissiyatı taşıyordu. Bu duygu bizim için en güzel sevinçlerden biriydi." diye konuştu.
"Orada benlik ruhundan çıkıp bizlik ruhuna giriyoruz"
Dünyanın farklı bölgelerinden gelen Müslümanlarla aynı ortamda bulunmanın ümmet bilincini güçlendirdiğini ifade eden Övet, şunları kaydetti: "Dünyanın birçok yerinden gelen Müslümanlarla bir arada olmak, İslam ümmetinin birlikteliğinin ne kadar önemli olduğunu hissettiriyor. Farklı renklerden, dillerden ve ırklardan Müslüman kardeşlerimizle bir araya gelmek bize mahşeri bir kalabalığı hatırlatıyordu. Orada kimsenin kimseden üstün olmadığını, hiçbir ırkın, rengin ve milletin diğerine üstün olmadığını yaşayarak hissediyoruz. Orada zaten benlik ruhundan çıkıp, bizlik ruhuna giriyoruz."
Farklı ülkelerden gelen Müslümanlarla aynı kıbleye yönelmenin ayrı bir duygu olduğunu belirten Övet, "Ben Türkiye'den giden bir hacı olarak, orada farklı ülkelerden gelen farklı dilde ve ırklardan olan Müslümanları görünce onlarla aynı kıbleye yöneldiğimizi, aynı ibadetleri ve aynı rükünleri yerine getirdiğimizi gördüm. İşte o zaman benlikten çıkıp biz ruhuna giriyoruz. Onlarla beraber olmak bize bir bütün olmayı ifade ediyor." dedi.
"Kabe'yi her görüşümüzde farklı duygular yaşadık"
Kabe'nin her görüşte farklı duygular yaşattığını dile getiren Övet, "Kabe'yi her ilk görüşümüz. Tabii derler ki ilk yaptığınız dualar makbuldür. Kabe'yi o ilk anda gördüğünüz duygular çoğu zaman sorulur. Ancak her görüşümüzde de farklı duygulara kapılırız." ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 30 gün boyunca kutsal topraklarda kaldıklarını belirten Övet, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz yaklaşık 30 gün oradaydık. Bu süre boyunca her gün Kabe'yi gördüğümüzde farklı duygular yaşadık. Kabe, Allah-u Teala'nın yeryüzündeki evi ve sembolüdür. Onu görünce Allah'a olan yakınlığımızı daha fazla hissederiz. Sanki Allah-u Teala'nın huzurunda olduğumuzu hissederiz. Elbette Allah-u Teala bizi her zaman görmektedir; ancak orada onun yakınlığını daha fazla hissederiz. Gönül kapılarımızın birden açıldığını hissederiz. Orada gören göz olsa da hisseden kalptir. Kalbimizle ve duygularımızla o manevi sevinci yaşarız."
"Hac ibadetinin insanın hayatında değişime vesile olması gerekir"

Hac ibadetinin insanın hayatında değişime vesile olması gerektiğini vurgulayan Övet, "Hac dönüşünde de gelişimizle dönüşümüzün bir olmaması gerekir. Çünkü biz oraya manevi yük depolamaya gittik. Manevi olarak arınmaya gittik. Aynı şekilde manevi depomuzu doldurup geri döndük. İnsanda mutlaka bir değişim olması gerekir. Bunu kendimizde de hissediyoruz. Hem ruhen hem manen bunu hissediyoruz. Allah-u Teala orada günahlarımızın affedildiğini bizlere müjdeliyor. Biz de günahlarımızdan arınmış bir şekilde döndüğümüze inanıyoruz. Bu süreçten sonra, hayatımızın geri kalanında da amel defterimize elimizden geldiğince hata ve günah yazmamanın gayreti içerisinde olmanın endişesini taşıyoruz. Ve bu endişeyi taşımak, hacca gitmekle hacdan dönmek arasındaki farkın ortaya çıkmasına vesile olacaktır." ifadelerini kullandı.
"Hac, hem maddi hem de manevi bir arınmadır"
Hac ibadetini yerine getirmek isteyenlere tavsiyelerde bulunan Övet, "Hac ibadetini yerine getirmek isteyenlere, oraya gitmeye bir yol bulmak için gayret göstermelerini tavsiye ederiz. Bunu canı gönülden istemelerini, bunun için çaba içerisinde olmalarını isterim. Çünkü hakikaten hac, hem maddi hem de manevi bir arınmadır. İnsan, hac sayesinde dünya sevgisinden, dünya bağlarından ve dünyaya aşırı meyletmekten uzaklaştığı gibi manevi olarak da müminleri günahlardan, kötülüklerden ve kirlerden temizler." dedi.
Bir müminin hayatında hac ibadetinin çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Övet, "İnsan daha dünya hayatındayken, bir Müslüman yaşıyor iken, hayattayken Allah-u Teala'nın kendisine vaat ettiği müjdeye ulaşabilirse, bu dünya ve dünyadaki her şeyden daha önemli, daha değerli ve daha kıymetli olmalıdır. İşte bu sevince ve bu mertebeye ulaşmak için dahi olsa, bir müminin hayatında hac ibadetini yerine getirmesi gerekir." diye konuştu.
“Hiçbir ırkın, rengin, dilin ve milletin birbirinden üstün tutulmadığı büyük bir buluşmadır”
Haccın İslam ümmetini bir araya getiren büyük bir buluşma olduğuna dikkat çeken Övet, "Hac, bütün Müslümanlar için adeta bir kongredir. Eskiden de İslam medeniyeti içerisinde bu şekilde ifade edilirdi. Çünkü hac; dünya Müslümanlarının bir araya geldiği, hiçbir ırkın, rengin, dilin ve milletin birbirinden üstün tutulmadığı büyük bir buluşmadır. Müslümanların dertlerinin konuşulduğu, sorunlarının çözüm yollarının arandığı, çözüm için fikirlerin ve çarelerin üretildiği bir kongredir aslında." dedi.
İslam ümmetinin birlik ve beraberliğinin güçlenmesi temennisinde bulunan Övet, "Belki biz bunu çok göremedik aslında yapıldığını. Ancak temennimiz odur ki Allah-u Teala, İslam ümmetine birlik ve vahdet olmayı nasip etsin. Hac gibi önemli bir ibadetin vesilesiyle bu büyük buluşmayı gerçekleştirmeyi; İslam ümmeti, İslam alemi ve İslam devletleri olarak bir araya gelip, alimlerimiz, aydınlarımız ve önderlerimizle birlikte İslam ümmetinin sıkıntılarını ve sorunlarını masaya yatırmayı, onların geleceğe yönelik atılacak adımlara çareler bulmak adına fikir alışverişinde bulunmamız lazım. Allah-u Teala o günleri bizlere nasip eylesin." ifadelerini kullandı.
Övet, sözlerini şu dua ile tamamladı: "Rabbim herkesin hac ibadetini kabul etsin. Rabbim, gidemeyen ve gitmek isteyen bütün kardeşlerimize de hac etmeyi nasip eylesin, yollarını kolaylaştırsın ve ibadetlerini kabul buyursun." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyarbakır'da yapımı tamamlanma aşamasına gelen sosyal hizmet kampüsünde incelemelerde bulundu. Göktaş, huzurevi, engelsiz yaşam merkezi ve çocuk yaşam merkezlerini aynı kampüste buluşturan yeni sosyal hizmet modelinin ilk kez Diyarbakır'da hayata geçirileceğini belirtti.
Antalya'nın Kepez ilçesinde bir seramik firmasını karşılıksız çek kullanarak 1 milyon 225 bin lira dolandıran 4 şüpheli tutuklandı.
Şırnak İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt başkanlığında düzenlenen toplantıda, Cizre'deki okul ve kurum müdürleri bir araya gelerek 2025-2026 eğitim öğretim yılı çalışmaları değerlendirdi.