İslam'ın kadına verdiği değer ortadayken başka yerlerde kurtuluş aramanın doğru olmadığını dile getiren Adıyamanlı kadınlar, İslam geldiğinde diğer kavimlerde kadının değeri olmadığını belirttiler.

Kapitalist ve emperyalist düşünce dünyası tarafından annelik duyguları öldürülmek istenen ve reklam aracı haline getirilen kadının bir meta gibi kullanılmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen kadınlar  "İslam'ın kadına değer verdiği kadar hiçbir toplumun değer verdiğini düşünmüyoruz." İfadelerini kullandılar.

"Dünya Kadınlar Günü diye bir gün yok"

"Dünya Kadınlar Günü" gibi günlerle kadınların avutulduğunu ve aldatıldığını vurgulayan Havva Aydın "Dünya Kadınlar Günü diye bir gün bence yok. Çünkü birçok kadın diğer ülkelerde Filistin ve Suriye başta olmak üzere şu anda esaret altında ve kadınlara saldırı sürekli devam etmektedir. Bu yüzden kadınlar gününü niçin kutuluyoruz bilmiyorum. Kutlanacak bir şey yok bence. O kadınlar öldürüldüğü sürece biz ne kadar kadınlar günü, yok anneler günü dersek diyelim hiçbir şekilde kurtulamayız. Çünkü o insanlar gerçekten şu anda esaret altında." dedi.

Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri diğer Müslüman kardeşlerimiz için de istememeliyiz diyen Aydın "Mesela Türkiye'de bir kız kardeşimize sözlü saldırı olsa bir erkeğin kız kardeşine bir laf atılsa ona karşı çıkıyor. Ama şu anda Filistin'de olsun, Suriye'de olsun oradaki kadınlarımız işkence altında ve tecavüze uğruyorlar, bu bizim utancımız. Yani bu şekilde düşünün hanımınız, kız kardeşiniz tecavüze uğrarsa acaba nasıl bir durumda olurdunuz? Burada kadınlar gününde sadece kadınlar değil, erkeklere de çok şey düşüyor. Erkeklerin de bir şekilde bir şeyler yapması gerekiyor. Çünkü erkekler kadınların namusuna sahip çıkmak zorundadır. O yüzden erkekler de bu konuda çok önemlidir." ifadelerini kullandı.

"İslam'ın kadına değer verdiği kadar hiçbir toplum değer vermedi"

Kadının İslam'la birlikte değer kazandığını ve hak ettiği yere geldiğini dile getiren Hatice Karabulut "İslam'ın kadına değer verdiği kadar hiçbir toplumun değer verdiğini düşünmüyorum. İslam geldiğinde diğer kavimlerde kadının değeri yoktu. Ama Peygamber Efendimizin gelmesi ile beraber kadın değer kazandı. Kadının haklarını çok güzel bir şekilde belirledi. Kur'an'da bunlar açık açık belirleniyor. Ama günümüzde insanlar Kur'an'ın hükmüne göre değil kendi kafalarına göre hüküm veriyor. Kısa ve öz olarak şunu söylemek istiyorum; kâfirin belirlediği kadınlar gününde Müslüman kadınlar olarak onlardan özgürlük bekliyoruz. Bu çok gereksiz ve saçma bir iştir. Allah Müslümanlara akıl, fikir ver feraset versin, birlik beraberlik versin. Tek Suriye değil dünyanın dört bir yanında Müslüman olup da zulüm gören tüm insanlara Allah yardım eylesin. Bu zulüm bir an önce bitsin. Dünya güzel, yaşamaya değer bir yer. Ama zulümlerle, sözde demokrasilerle cehenneme çevirdiler.  Bunun hesabını Allah'a verecekler." şeklinde konuştu.

"Peygamber Efendimiz kadını zirveye taşıdı"

Allah Resulü'nün kadını zulmün karanlık pençesinden kurtarıp toplumun en değerlileri arasına getirdiğini belirten Hülya Yetim ise "İslam kadına cahiliye döneminden sonra o kadar güzel bir yer ve değer verdi ki Peygamber Efendimiz kadını zirveye taşıdı. Kadına en güzel değeri gerçekten İslamiyet verdi. Kadın bir anne olarak kıymetli ve değerlidir. 'Cennet annelerin ayakları altında.' diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Bunun için bizler İslam dışında kurtuluş yolları aramamalıyız. Allah ve Resulü kadına nasıl davranılması gerektiğini en güzel şekilde bildirmişken bu tarz günlerle kendimizi kandırmayalım. Bizler Suriye zindanlarında olan kardeşlerimizin yanındayız. Ve sonuna kadar onların arkasındayız." ifadelerini kullandı. (Cemil Özdaş- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler