​Diyarbakır'da 168 okul yöneticisi adayının, güvenlik soruşturması kapsamında elenmesini değerlendiren MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mahmut Aytekin, uygulamanın, hazırlanan son düzenlemenin dışına çıktığına dikkati çekti.

ÖSYM tarafından düzenlenen Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavından yeterli puan alıp sözlü mülakata giren Diyarbakır'daki 168 okul yöneticisi adayı güvenlik soruşturmalarıyla elendi.

Söz konusu uygulamanın, yapılan son düzenlemedeki kapsamı ve mevcutta yürütülen güvenlik soruşturmasının oluşturduğu mağduriyetleri anlatan MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mahmut Aytekin, yürütülen soruşturmanın kanuna aykırı olduğunu belirterek mağdurların konuyla ilgili yasal süreci başlatmaları gerektiğini söyledi.

MAZLUMDER: Güvenlik soruşturması uygulaması kaldırılmalı

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mahmut Aytekin

"Güvenlik soruşturması kişi bazlı yapılmalı ve güncel objektif kriterlerin baz alınmalı"

Güvenlik soruşturması uygulamasının çıkış sebebini hatırlatan Aytekin, "15 Temmuz'da OHAL kararı verildikten sonra güvenlik soruşturması adı altında bir uygulama başladı. Ancak OHAL'den sonra bunlar devam ettiler ve bu süre içinde pek çok kişi mağdur oldu. Anayasa Mahkemesinin, uygulamanın iptali yönünde  kararından sonra konu bir nebze çözülmüş gibi olsa da yapılan yasal düzenleme ile sorunun güncelliğini koruduğu ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.

Son yapılan düzenlemeye dikkati çeken Aytekin, "Esasen hazırlanan düzenleme  çok kötü bir düzenleme değil. Bu düzenlemede; güvenlik soruşturmasının kişi bazlı yapılması, aile içine katılmaması ve güncel objektif kriterlerinin dikkate alınması gerekiyor. Ancak uygulamada bununla ilgili sorunlar çözülmüyor. Diyarbakır'da 168 kişinin elenmiş olması aslında güvenlik soruşturması kanuna da aykırı bir uygulamanın yapıldığı, yine ailelerinin işin içine katıldığı ve güncel olmayan 20-30 yıl önce oluşturulan daha çok fişlenme olarak kamuoyunun bildiği bilgilere dayanarak soruşturma yürütüldüğü anlaşılıyor." dedi.

"Uygulamanın sonucu bölgesel bazlı bilgilerin dikkate alındığına işaret ediyor"

Dernek olarak güvenlik soruşturmalarının kaldırılması gerektiğini savunduklarını belirten Aytekin, uygulamanın kapsam alanına değinerek şunları söyledi:

Sadece çok üst düzey ve güvenlik açısından riskli olan birimlerde güvenlik soruşturması yapılmalı. Bu da sadece kişi bazlı olmalı ve kişinin güncel ve objektif bir şekilde elde edilen bilgileri dikkate alınarak yapılmalı. Öğretmen ve daha düşük idareler gibi kişilerin güvenlik soruşturmasından vazgeçilmeli, sadece arşiv araştırmasıyla yetinilmeli. Kişiyle ilgili bir mahkûmiyet varsa dikkate alınmalı ve diğer istihbari bilgiler dikkate alınmamalı. Çünkü bu istihbari bilgiler dikkate alındığında kişinin sosyal hayatından, çevresinden, içinde bulunduğu cemaat, cemaat dışı yapılar, dernekler, STK'lar, terör örgütü gibi şeyler dikkate alınıyor. Alınan bu bilgiler de sadece kendisini mağdur etmiyor, 20 ve 30 yıl sonra çocuklarının da mağdur olmasına yol açıyor. Dolayısıyla bu uygulama kaldırılmalı, sadece üst düzey milli güvenlik anlamında işlem yapanlar için güvenlik soruşturması yapılmalı ve onlar için de kişi bazlı güncellemeler dikkate alınmalıdır.

Güvenlik soruşturması uygulamasının bölgesel yapıldığına vurgu yapan Aytekin, 168 kişinin sadece Diyarbakır'da elenmiş olması, diğer illerde uygulanmamış olması veya elenen kişinin az olması bölgesel bazlı bazı bilgileri dikkate alındığına işaret ettiğini söyledi.

"Mağdurlar hem idari davalarını açsınlar hem de kamu denetçilerine başvuru da bulunsunlar"

Konuyla ilgili mağdurların yasal süreci başlatarak idari dava açmalarını ve uygulamanın iptal edilebileceğinin altını çizen Aytekin, "Yapılan güvenlik soruşturması kanuna aykırı olduğu için bu arkadaşlarımıza tavsiyemiz mutlaka bununla ilgili idari başvurularını yapsınlar ve idari davalarını açsınlar. İdare mahkemesi çok büyük ihtimalle bu mülakatı kanuna aykırı yapıldığı için iptal edecek ve onların mağduriyetleri de giderilmiş olacaktır." şeklinde konuştu.

Aytekin, "Bununla ilgili kamu denetçilerine başvuru da bulunabilirler. Kamu Denetçiliği Başdanışmanlığı bu tür konularda idareyi uyararak ve yapılması gerekenlerle ilgili yol gösterici olaraktan uygulamanın ülke boyutundan kaldırılmasını sağlayabilir. Hem hukuki anlamda dava açabilir hem de Kamu Denetçiliğine başvuru yaparak bu mağduriyetlerini giderebilirler. " dedi. (İLKHA)

YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.

İlgili Haberler

Bizi Takip Edin

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler