​Gaziantep’te, Arakan’da yaşanan vahşeti konu alan fotoğraf sergisini ziyaret eden vatandaşlar, Müslümanların kendi kardeşlerine sahip çıkma konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini belirttiler.

Myanmar ordusu ve Budist çeteler tarafından katliam ve soykırıma maruz kalan Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulme ve vahşete dikkat çekmek amacıyla, Hayrat Vakfı Gaziantep Şubesi tarafından, Ulu Cami’de resim sergisi açıldı.

Hayrat Vakfı Gaziantep Şube Başkanı İbrahim Turan, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, Arakan'da yaşanan bu vahşeti, bu zulmü bir farkındalık oluşturmak ve toplumumuza da yaşanan bu acıları hissettirebilmek adına böyle bir resim sergisi açtıklarını söyledi.

Arakan’daki vahşetin daha iyi anlaşılması için bu tür etkinliklerin artırılması gerektiğini belirten Turan, “Halkımızın sergiye olan teveccühü güzel, bizi memnun ediyor. Halk, sergiye geliyor, geziyor ve ellerinden gelen yardımı da yapmaya çalışıyor. Bu sergiyi açmamızdaki amacımız Gaziantep halkına Arakan'da yaşanan vahşeti duyurmaktı. Çünkü medyada bu konu pek fazla işlenmiyor. Halk da sergiye yoğun ilgi gösterdi. Bu konuda duyarlı davrandılar. Rabbim inşallah devamını getirir. Biz bu tür faaliyetlerin daha da yaygınlaşmasını istiyoruz. Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz.” dedi.

Resim sergisini ziyaret edenlerin Arakan’daki vahşeti anlatan resimleri görünce duygulandıklarını dile getiren Turan, “Resim sergisine gelenlerin çoğu hüzünleniyor. Bilgi almak istiyorlar. Biz ne yapabiliriz, neler yapılabilir? Bunları öğrenmek istiyorlar. Kimisi ilaç, kimisi giysi, kimisi de şayet mümkünse kan vermek istedi. Bu konuda farkı talepler geliyor. Biz de bunları değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sergiye ziyaret eden Memur-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Gök de, İslam coğrafyasının dört bir yanının kan gölüne döndüğünü belirterek, Arakan’ın da bu beldelerden biri olduğunu belirtti.

Gök, “İslam ümmetinin ve coğrafyasının dört bir yanı kan gölüne dönmüş durumda. İçi de ihanet şebekeleri ile örülmüş. Maalesef bunu çok yakinen görüyor, yaşıyoruz. İşte en son Kudüs’te yaşanan hadiseye baktığımızda Türkiye’den başka hiç kimsenin sesinin çıkmadığını görüyoruz. Hâlbuki Kudüs, Mescid-i Aksa’yı içinde barındıran mübarek bir belde. Mescid-i Aksa ki bizim Kabe’den sonraki en kutsal mabetlerimizden bir tanesi. Müslümanlar burada duyarlı olmayacaklarsa nerede olacaklar? İslam coğrafyası kan gölüne döndürülmüş durumda. Arakan’da bu beldelerden bir tanesidir.” diye konuştu.

İslam coğrafyalarındaki bu zulümlerin sona ermesi için “İslam Birliği”nin şart olduğunu belirten Gök, şöyle konuştu:

“Ben Arakan’da da bulundum. Oradaki zulümleri ve nelerin yaşandığını gidip müşahede etme fırsatım olmuştu. Oradaki Müslüman kardeşlerimize gidip gönüllerine dokunabilme fırsatımız olmuştu. İslam coğrafyası gerçekten acı, kan, gözyaşı, zulüm altında inliyor. Bunun bir tek çaresi var, İslam birliğidir. Müslümanlar olarak bir an önce bizim bir araya gelmemiz gerekiyor. Birbirimize sarılmak, tek yumruk olmak mecburiyetindeyiz. Eğer bunu başarırsak Arakan’ı da, Kudüs’ü de kurtarırız. Rabbim inşallah bu beldelere tıpkı Hz. Ömer’in, Selahaddin Eyyubi’nin gittiği gibi fetihle gitmeyi nasip eylesin.”

Fatih Kocabaş da, “İslam ümmetinin birbirine sahip çıkması ve desteklemesi gerekiyor. Çünkü eğer biz birbirimize düşersek dünya mazlumları sahipsiz kalır. Türkiye gerçekten dünya mazlumlarını korumak ve onların sesi olmak durumundadır. Resim sergisi çok güzel olmuş. Buna dikkat çekenlerden Allah razı olsun. Müslüman kardeşlerimize yardımcı olmak, onlara yardım elimizi uzatmak durumundayız.” diye konuştu.

Sergiden çok etkilendiğini belirten üniversite öğrencisi Salih Beşaltı ise, Müslümanların kardeşlerine sahip çıkma konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini ifade etti.

Müslümanların kendilerini sorgulamaları gerektiğini belirten üniversite öğrencisi İbrahim Halil Sürücü de, resim sergisinin bu konuda kendilerine katkı sağladığını dile getirdi. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler