Gaziantep'e gelen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şartların oluşması durumunda Ortadoğu'da bir şekilde taşların yerine oturacağına inandığını belirtti.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gaziantep'te Türkiye İhracat Meclisinin (TİM) 2017 Haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıya katıldı.

Toplantıya, Şimşek'in yanı sıra TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz ile iş adamları katıldı.

Toplantıda konuşan Şimşek, Türkiye'nin rekabetten korkmadığını, aksine adil bir rekabet ortamında daha güçlü performans göstereceğini, çok zor dönemlerde bile ihracatta artış yaşadığını belirtti.

Zor bir dönemden geçilmesine rağmen Türkiye'nin, Gaziantep'in de ihracatında güçlü performansın devam ettiğini söyleyen Şimşek, "Türkiye son 10-15 yıl içerisinde hakikaten çok büyük bir değişim ve dönüşümden geçti. Bu değişim ve dönüşümün en önemli unsurlarından bir tanesi küresel ekonomide entegrasyondur. Türkiye rekabetten korkmuyor. Türkiye aslında rekabet şartları daha adil hale geldiği, daha yoğun rekabetle karşı karşıya kaldığı zaman çok güçlü bir performans gösteriyor. Türkiye'de yenilikçilik, verimlilik bu şartlarda çok daha güçlü bir şekilde artıyor. Gaziantep de bunun çok güzel bir örneğidir." dedi.

Yaşanan olaylara rağmen Türkiye'nin son 15 yılda yaklaşık yüzde 5,7 civarında büyüdüğü bilgisini veren Şimşek, şunları söyledi: "Belki dolar cinsinden arzuladığımız noktada değiliz ama tekrar miktar olarak ihracat artmaya devam etti. Değer olarak ihracat çok güçlü bir toparlanma sürecinde ama burada esas olan, belirleyici olan ise Türkiye'nin büyümesidir. Bakın, burada Türkiye gerek içeride gerek dışarıdan inanılmaz şoklara, küresel ölçekteki şoklara, bölgesel ölçekteki şoklara, iç ve dış bütün müdahalelere rağmen son 15 yılda ortalama olarak nerede ise yüzde 5,7 civarında büyümüştür. Hatta küresel kriz sonrası dönemde Türkiye yüzde 6,7 gibi çok güçlü bir büyüme performansı ortaya koymuştur."

Türkiye'nin, dünyada gelir dağılımında adaletsizliğin arttığı, sıkıntıların hat safhaya ulaştığı bir dönemde kapsayıcı büyümeyi başardığına değinen Şimşek, "Gelir dağılımında iyileştirmeyi sağlayan nadir? OECD ülkelerinden bir tanesi Türkiye olmuştur. Yani Türkiye hem güçlü bir büyüme performansı ortaya koydu. Hem de bu artan refahı daha adil dağıtma çabasına girmiştir. Bu anlamda kapsayıcı büyümeyi başarmıştır. Geçen sene gibi çok zor bir dönemde bile Türkiye yüzde 2,9 büyümüştür. Öncü göstergelere bakarsanız Türkiye çok daha hızlı büyüyecek." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin temelleri sağlam olmazsa ekonomik olarak bu kadar şoka maruz kalmasıyla uzun süreli bir daralma dönemi yaşayacak olan bir ekonomiye sahip olacağını belirten Şimşek, "O açıdan Türkiye'nin geleceği parlak, önü açık. Türkiye reformlar ve doğru politikalar sayesinde sınıf atlamıştır. Yani 2000'li yılların başında alt, orta gelir grubunda bir ülke, şimdilerde üst gelirli bir ülke. Aslında üst gelirli ülke grubuna girmeye ramak kalmış. Allah'ın izni ile yeni reform hamlesi ile bunu da başaracağız. Son dönemde bir yatırım, ihracat, istihdam seferberliği içerisinde Türkiye ekonomisi Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız liderliğinde çok güçlü bir performansı tekrar göstermeye başladı." ifadelerini kullandı.

"Daha dengeli büyümek için ihracat olmazsa olmazdır"

İstihdam seferberliğinin de sonuç verdiğini dile getiren Şimşek, mart ayı itibariyle yaklaşık 500 bin kişinin 2016 yılının sonundan bu yana istihdam edildiğini belirterek, şöyle konuştu: "İhracattaki seferberlik daha da devam etmelidir. Çünkü ihracat sadece cari açıkla ilişkili bir boyut yani onun önemli bir unsuru değil. İhracatı artırarak cari açığı azaltmamız lazım. Daha dengeli büyümek için ihracat olmazsa olmazdır. Sadece iç talebe dayalı büyümenin sınırları var. O nedenle bizim bu ihracat seferberliğini mutlaka devam ettirmemiz lazım. Finansmana erişim konusunda da sıkıntıları aşmak için ne gerekiyorsa yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Yatırımlarda aynı inanç ve çaba var. Cazibe merkezleri ile bölgesel kalkınmışlık farklarını azaltıyoruz. Özel proje teşvikleriyle dünyanın ileri teknoloji bilgi yoğun ürünlerinin Türkiye'ye çekilmesi ve üretilmesinin önünü açıyoruz."

Bütün başarının anahtarının reformlar olduğunu ifade eden Şimşek, geçen sene gibi zor bir dönemde bile çok önemli reformlar yapıldığını, bu yıl hız verilecek reformların ilerleyen dönemlerde uygulamaya konacağını söyledi.

"Dünya ihracatında payımız giderek artıyor"

Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın arttığını bildiren Şimşek, "Birçok ülke ile serbest ticaret anlaşmaları konusunda şu anda çalışılıyor. Dünya ihracatından da payımız giderek artıyor. 2002 yılında Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı pay yüzde 0.55'ti. Şu anda 0.89'a ulaşmış durumdadır. Yüzde bire yaklaşıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dünya ticareti eğer yüzde 5 büyüyecekse, bizim yüzde 10 büyüyüp, inşallah bunu gelecek dönemde de çok hızlı bir şekilde artırmamız gerekiyor. 2000'li yılların başında bir milyar doların üzerinde satış yaptığı ürün sayısı 9 idi, bugün bu sayı 30. Bir milyar dolar ve üzeri ihracat yaptığımız ülke sayısı 8 idi, şu anda 30 ve bunu çok daha artıracağız." dedi.

"Orta gelir tuzağının ilacı ihracattır"

224 ülkeyle ihracat yapıldığını belirten Şimşek, "Bu da çok ama çok önemlidir. İdeal olarak bizim orta ve ileri teknolojili ürünlerin de toplam ihracatımız içindeki payının 3'te 2 oranına çıkması gerekiyor. Bunu da başaracağız. Eğer Türkiye orta gelir tuzağına düşmeyecekse bunu ihracata dayalı bir büyüme modeli ile sağlayabilir. Yani orta gelir tuzağının ilacı ihracattır. Başka bir formül yoktur. Onun için bizim tam bir ihracat seferberliği içerisinde bu işi götürmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Ortadoğu coğrafyasında bir şekilde taşlar yerine oturacak"

Gaziantep'in Türkiye ekonomisinin en önemli büyüme motorlarından biri olduğunu dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "Gaziantep Türkiye ekonomisine yön veren bir şehirdir. Gösterdiği ahenk açısından da böyle. Çünkü burası gerçekten bugün 400 bin civarında Suriyeli kardeşimizi misafir eden ve ülkemizin dört bir yanından bütün kültürel etnik zenginlikleri barındıran ama huzur, barış ve kardeşlik içerisinde daha çok üreten, istihdam sağlayan ve bahane üretmeyen bir şehirdir. Bunlara rağmen bu başarı var. Bu coğrafya normalleşirse Gaziantep tekrar uçuşa geçecek, normalleşecek. Ortadoğu coğrafyasında ben inanıyorum ki bir şekilde taşlar yerine oturacak. O zaman göreceğiz ki bugün zor şartlara rağmen bu başarıyı sağlayan Gaziantep çok çok daha güçlü bir performans sergileyecek."

Yapılan konuşmaların ardından Vali Yerlikaya, Şahin ve ihracata katkılarından dolayı Altunkaya'ya plaket verildi. (İbrahim Koçyiğit - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler