Yazar Demirbağ: Biz ona benzemek, sünnetine uymak için zorlanırız
Batman'da Mevlid Kandili dolayısıyla düzenlenen programda konuşan yazar Ömer Demirbağ, Hazreti Muhammed'in Miraç'ta dahi ümmetini düşündüğünü belirterek, "Böyle bir yücelişte insanın annesi, babası aklına gelmez. Orada ne istiyordu? Ümmeti... Ümmeti... Her noktada daima ümmetini istedi" dedi.
Batman'da Mevlid Kandili dolayısıyla düzenlenen programda vatandaşlar bir araya geldi. Necat Nasıroğlu Külliyesi’nde gerçekleştirilen programda Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve ilahiler seslendirildi.
Programın konuşmacısı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Ömer Demirbağ, Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi vesellem) hayatı, ahlakı ve insanlık içerisindeki yüce konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programda konuşan Ömer Demirbağ, peygamberlerin yalnızlığı tercih etmelerinin dikkat çekici olduğunu belirterek, yalnızlığın insanın kendisini keşfetmesi açısından önemli bir dönem olduğunu ifade etti.

Ömer Demirbağ
"Yalnızlık, insan olmanın ve insanın insaniyetini keşfetmesinin biricik metodudur"
Demirbağ "Allah onunla muhatap olacak. Her peygamberde bu var. Nitekim Hazreti Musa aleyhisselam da dağına çekildi. Tuhaf bir şekilde yalnızlığa koşuyorlar. Çünkü bugün biz kendi bünyemizde de biliriz ve fark ederiz ki yalnızlık, en azap verici hâllerden biri olsa da aslında en verimli zamanlarımızdır. Kalabalıklar içinde herhangi biri olan siz, yalnızken bir devsiniz. Eşref-i mahlukât, zübde-i âlem ve ahsen-i takvîmsiniz; ama bu, tekken fark ediliyor. Kalabalıklar içinde herhangi birisiniz. Tek iken bir âlem olduğunuzu fark ediyorsunuz. Oluş yalnızlıktadır. Bütün bilim adamları keşiflerini ve icatlarını yalnızken gerçekleştirirler. Bütün sanatkârlar ilham dediğimiz hadiseyi yalnızlıkta yakalarlar." dedi.
Demirbağ, yalnızlığın üretkenlik ve insanın kendi varlığını keşfetmesi açısından önemine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eser yalnızken verilir. Bütün filozoflar orijinal kuramlarını yalnızlıkta bulabilirler. Yalnızlık, insan olmanın ve insanın insaniyetini keşfetmesinin biricik metodudur. Ve en yüce insan... Allah Teâlâ, yarattıkları içinde en mükemmel olarak insanı yaratmıştır. İnsanda bütün esmâsıyla tecelli etmiştir. Denilebilir ki insan, Allah’ın şaheseri. Bütün âlemleri bir kaside olarak tasavvur edecek olursanız edebiyatçılar bilir. Kaside bir şiir türüdür. Beyitler hâlindedir. Her beyit iki satırdır ve kasidenin en güzel beytine 'Beytü’l-Kasîd' denir."

"Bu kasidenin Beytü’l-Kasîd’i insandır"
İnsanın yaratılmışlar içerisindeki konumuna da değinen Demirbağ "En sloganik, en çarpıcı, en ezberde kalacak beyit, Beytü’l-Kasîd’dir. Âdeta diğer bütün beyitler, o beyit söylensin diye söylenmiştir. Amaç, o beyti söyleyebilmektir. Beytü’l-Kasîd... Allah Teâlâ’nın yarattığı bütün âlemleri bir kaside olarak düşünecek olursanız, bu kasidenin Beytü’l-Kasîd’i insandır. İnsanlar içinde de en yüce insan... Bütün âlemleri piramit olarak düşünün. En tepedeki taş, en insan olan insan, Allah’ın son peygamberidir. Allah’ın eseri, ustalığı diyelim; benzetmek gibi olmasın. Allah onu en yüce olarak yarattı. Kuldur, beşerdir, insandır; ama en yüce insandır." ifadelerini kullandı.
"Allah Teâlâ’nın en güzel kıldığı insandır"
Duhâ ve Kalem surelerinden örnekler vererek Peygamber Efendimizin (sav) Allah katındaki özel konumuna dikkat çeken Demirbağ "Allah Teâlâ'nın en güzel kıldığı insandır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayet vardır ki peygamberin şahsına hitap edilmiştir. Allah Teâlâ diğer peygamberlere bunları demedi. Sadece ona mahsus. Mesela Duhâ Suresi’nde Allah Teâlâ buyurur ki: ‘Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.’ Bunu son peygambere söylüyor. Diğer peygamberlere demedi. Bu iltifat ona mahsus: Sen yeter diyene kadar Rabbin sana verecek. Artık sen ‘yeter’ diyeceksin. O noktaya kadar Rabbin sana verecektir. E düşünün, ne ister? Çok büyük bir müjdedir. O ne ister Allah’tan? Miraç’ta...” diye konuştu.
"Böyle bir yücelişte insanın annesi, babası aklına gelmez"
Miraç hadisesine de değinen Demirbağ, Hz. Muhammed’in (sav) böylesine yüce bir makamda dahi ümmetini düşündüğünü ifade etti.
Demirbağ "Öyle bir yüceltiliş ki aklımızın, hayalimizin almadığı bir yükseltilme. Cennet, cehennem gösterildi kendisine. Arş-ı Kürsî’yi geçti. Sidretü’l-Müntehâ’yı geçti. Kâbe Kavseyn’e kadar çıkarıldı kendileri. Böyle bir yücelişte insanın annesi, babası aklına gelmez. Orada ne istiyordu? Ümmeti... Ümmeti... Her noktada daima ümmetini istedi. Ve Allah ne diyor? 'Sen yeter diyene kadar Rabbin sana verecek.' Bu ayet hiçbir peygambere gelmedi. Kalem Suresi’nde Allah Teâlâ buyuruyor: ‘Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin.’ Seni yüce bir yaratılışla halkettik. Yaratılışı çok yüksek. Yaratılışı, maddesi, cevheri, mayası çok yüce yaratılmış." dedi.

"Baştan sona mucize"
Peygamber efendimizin yaşadığı dönemin zorlu şartlarına rağmen ortaya koyduğu örnek kişiliğe dikkat çeken Demirbağ "Bu yaratılışın altmış üç senelik ömrü boyunca pırıltılarıyla bütün insanlık kamaştı ona karşı. Baştan sona mucize. Düşünün. O kadar karanlık bir devirde, o kadar vahşi bir dönemde, o kadar cahil bir bölgede bu kadar harika bir insan nasıl yetişti? Anne yok, baba yok. En ufak bir eğitim yok. Çok kuvvetli rivayetlerle okuma yazma da yok. Böyleyken bu kadar muhteşem bir insan, hem de o kadar olmayacak şartlarda, nasıl yetişti? Hazreti Âişe annemiz buyuruyor. Bir insanı en yakından tanıyan, malum, hanımıdır. Hazreti Âişe diyor ki: O kadar yıl evli kaldık, bir kere esnediğini görmedim. Bir kere, affedersiniz, geğirdiğini görmedim. Bir kere kahkahayla güldüğünü görmedim." ifadelerini kullandı.
"Centilmenliği, kibarlığı ve zarafeti ondan öğrensinler"
Demirbağ "Bir kere bize, yani hanımlara karşı, ayak uzatarak oturduğunu görmedim. Allah Resulü ömrünce hanımlarına karşı ayaklarını uzatmamıştır. Şu centilmenlik filan diyorlar ya... Centilmenlik, kibarlık, zarafet, incelik, Batı gelsin centilmenliği onun ayak tozundan öğrensin. Ömrünün sonuna kadar hanımlarına ayaklarını uzatmamış. Ve Hazreti Âişe annemiz devam ediyor. Bu çok hoşuma gidiyor. Her yerde de bunu söylüyorum. Bayılıyorum. İşte yaratılış yüksek. Biz kendimizi zorluyoruz. O zorlanmaz. Onun yeri güzel. Kumaşı sağlam. Biz ona benzemek, sünnetine uymak, onu andırmak için zorlanırız. Ama kendisi zorlanmaz. Yerinden, cevheri güzel zaten." dedi.
Programa Vali Yardımcısı Furkan Başar, kamu kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mevlid Kandili dolayısıyla gerçekleştirilen program, yapılan duanın ardından sona erdi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in dünyaya teşrifinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili, Türkiye genelinde camilerde düzenlenen programlarla coşku ve huşu içinde idrak edildi.
Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen çevrim içi gerçekleştirilen Ukrayna konusundaki "Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi"ne katıldı.